BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Usame Bin Ladin...

Usame Bin Ladin...

Hani “iletişim sanattır” diyorlar ya, anlatacağım komik olay buna çok güzel bir örnek...



Hani “iletişim sanattır” diyorlar ya, anlatacağım komik olay buna çok güzel bir örnek... Havaalanı muhabirlerinin aktardığı fıkra gibi olay, hiç abartısız şöyle gelişiyor; Efendim hadise, geçtiğimiz hafta sonu Onur Havayolları’nın saat 20.30’daki OHY 031 sefer sayılı İstanbul-Antalya uçusu öncesi yaşanmış... Taksim’den Atatürk Hava Limanı’na sefer yapan Havaş otobüslerine binen 11 yolcu, trafik yoğunluğu sebebiyle geç kalacaklarını düşünerek şirketin 662 97 97 numaralı telefonunu aramış... Otobüsteki yolcular, “Biz uçağı kaçıracağız... 11 kişilik grubuz, uçağı bekletin” demiş... Mesajı yanlış anlayan şirket görevlisi, Onur Havayolları yetkililerini uçağın kaçırılacağı yönünde uyarmış... Panik yaşayan yetkililer, kısa bir durum değerlendirmesi sonrası, Kaptan Pilot Nusret Koyunpınar’a telsizle irtibat kurarak uçağı geri getirmesi talimatını vermiş... 150 yolcusuyla havalanmak üzere körükten ayrılarak piste doğru hareket eden uçağın kaptanı Koyunpınar, talimat üzerine uçağı yeniden park yerine getirmiş... Uçaktan indirilen yolcular aranırken, tüm bagajlar yeniden x-ray cihazından geçirilerek kontrol edilmiş... Bu arada Atatürk Hava Limanı’na ulaşan 11 kişilik grup, “Uçağı beklettiniz mi?... Taksim’den ancak gelebildik” deyince, polis tarafından gözaltına alınmış... İfadeleri alınan 11 kişi serbest bırakılmış... Uçak 2,5 saatlik bir rötarın ardından geç kalan grubu almadan İstanbul’dan Antalya’ya hareket etmiş... Onur Havayolu yetkilileri olayın yanlış anlaşılmadan kaynaklandığını belirtmiş... Diyalog... (Star Spor’u sunan Ertem Şener bilgi veriyor...) “-Çok ilginç sevgili seyirciler... Olimpiyat Stadı’na olduğu gibi İnönü Stadı’na da kar yağıyor şu anda...” ayaküstü “Bize bir malzeme çıkar mı” diye F.Bahçe TV’yi her açtığımda, sunucu kızı gazete haberlerini okurken görüyorum... Yani şöyle söyleyeyim, 20 kez baktıysam, bunların 15’inde “Basında F.Bahçe”, 2’sinde 6-0’lık mâlum maçın golleri, birinde Daum’la Bu Hafta, 1’inde Feryal Pere (yine basından), 1’inde de basketbol maçı vardı... Perhiz ve lahana turşusunun “Ne” sorusuna muhatap olduğu malzeme şu; Yönetim bu televizyonu; F.Bahçeli’yi basındaki yalan haberlerden arındırmak için kurmamış mıydı?... VERGİ İbrahim Tatlıses; “Hülya Avşar elbette vergi rekoru kırar, ben 300 kişiye bakıyorum” demiş... Biz üç kişi biliyorduk... Tepkili vatandaş * Bizimkiler bölümünün fanatiğiyim... Herkesi çok iyi tanıyorum artık (Bilgehan, Sırrı, Dündar Abi, Cem, Ahmet Abi) Eğer imkanın varsa o bölümün arşivini atabilir misin?... Eğer böyle bir kıyak yaparsan, ben de sana “annemden inciler” başlıklı yazılar gönderirim... (Yasin Çalışkan) * Yemek menüsünü yazarken “soslu makarna” yazmazsan iyi olur... Orada çalışan bizim komşu Ali Abi, “Yalan yazıyor” diyor, “Bizim makarnanın sosu hiç olmadı”... Size bir de tavsiyem olacak; arkadaşların doğum günlerini yazarsan çok ilgi çeker diye düşünüyorm. (Mehmet Genç) H Geçen sene yazdığın buluşlara baktım... Bu sene aynı tarihlerde farklı şeyler çıkıyor... Bunlar gerçek değil galiba... Eğer kafadan atıyorsan, kredi kartına bant atma olayını yazabilirsin... (Şenol Özyer) * Senden bir ricam var. Ben ÖSS’ye hazırlanıyorum ve gazetenizin verdiği sorulardan gayet memnunum. Yalnız gazete hafta içi dükkana geliyor ve komşumuz Enver amca alıp geri getirmiyor. Ricam şu; bana bu zamana kadar verilen 7 deneme sınavının cevap anahtarlarını gönderebilir misin, istikbalim söz konusu?... (Belkıs Nizamoğlu) temelin yeri Temel gardaki gişe memuru ile pazarlık etmek isteyince adam kızmış; -Git işine kardeşim... Tren biletine pazarlık mı olur?... “-İşine gelirse... Ben de öbür gişeden alırım bileti...” *** Temel uzun süredir kendisine olan borcunu ödemeyen Dursun’a gitmiş: “-Bak Dursun... Eğer borcunu ödemezsen, diğer arkadaşlarına borcunu ödediğini söylerim ona göre...” *** -Temel, senden polis falan olmaz... Nasıl kaçırdın elindeki azılı hırsızı... “-Sormayın komiser bey... Bir anlık dalgınlığıma geldi... Üstünde ‘girmek yasaktır’ tabelası bulunan bir yere girdi, arkasından gidemedim...” bizimkiler * Volkan’ın forma atarken kolunu sakatlama olayı Cem’in başına da gelmiş; “-Bana da olmuştu aynısı... Bilgisayarda FIFA 2001 oynarken...” ... * Dündar Abi, yeni çıkan köpüklü tıraş makinesi haberini okuduktan sonra; “İnan ben biliyordum bir gün bunu yapacaklarını...” ... * Lotto’nun gemide düzenlediği futbol turnuvasını konuşurken Hüseyin soruyor; “Abi top hiç denize kaçmıyor mu?...” Şifa Yemek Öğlen Menüsü; Krotonlu Mercimek Çorba... Garnili Kuru Köfte... Man. Sos. Yeşil Salata... Aşure Tatlısı... politik kritik “DSP Türk kadınının sorunlarını çözmede kararlı olursa, hayal kurarak söylemiyorum, birinci parti bile olabilir...” (Bülent Ecevit) sanatik kritik “Bugüne kadar CHP dışında kimseye oy vermedim... Ama iş değişti artık... Kim uzun boylu ise onu isterim...” (Cem Davran) sportik kritik “İspanya’da oynarken teşvik primi almıştım... Ama Beşiktaş’ı yenmek için teşvik primine gerek yok ki...” (Elvir Boliç) Rakamlarla sanat... (Şans faktörü futbolda ne zaman önemlidir?...) % 5: Rakip takım kırmızı kart görerek eksik kalırken... % 5: Kaleye giden top, çamura takılıp çizgide dururken... % 5: Direkten dönen top, kaleciye çarpıp içeriye girerken... % 65: Maçtan sonra taraftara forma atarken... Tebeşir Tozu... “Yıllar, bütün omuzlara aynı ağırlıkta çökmez...” (Simon de Beauvoir)
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT