BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Barışa hasret topraklar

Barışa hasret topraklar

Parkinson hastalığından mustarip Yaser Arafat’ın günleri sayılı gibi. Kötümserler, onun yerinin doldurulamayacağı ve zor günlerin gelip çatacağı görüşünde.



Parkinson hastalığından mustarip Yaser Arafat’ın günleri sayılı gibi. Kötümserler, onun yerinin doldurulamayacağı ve zor günlerin gelip çatacağı görüşünde. İyimserler ise, liderlik sorunu yaşanmayacağını öne sürerek iki aday gösteriyor: Faruk Kaddumi ve Mahmut Abbas. Filistin yönetimi, Ortadoğu’nun son “millî uyanış”ını bağımsızlıkla noktalamaya çalışıyor. İsrail işgali çemberindeki bu son millî uyanışı hedef noktasına vardırmak pek kolay değil. Hele, tüm dünyanın gözleri önünde bir millet vatansızlaştırılır ve kimseler kılını kıpırdatmazken... Ve “ırkdaş” diye güvenilenler, zamanla kendi çıkarları uğruna dâvaya sırt çevirirken... Filistin mücadelesine yüzyıl ortalarında başlayan Ebu Ammar lâkaplı Yaser Arafat, bir yandan silâhlı mücadeleyi örgütlerken, diğer yandan da devlet adamlığına soyunmak gibi ağır bir yükün altından başarıyla kalktı. Bütün bunları yaparken, giriştiği savaşlardan mağlup çıktı, suikastlerden kurtuldu, zindanlarda yattı. 1988’de Amerikalılar onu “terörist” diye nitelendirip vize vermeyince, BM’nin anlı şanlı diplomatlarını Cenevre’ye ayağına kadar getirtti; bir anlamda İsrail’i de, ABD’yi de dize getirdi. Türünün tek örneği oldu. Filistin halkının mücadelesini sırtlayıp 1993’te İsrail Başbakanı İzak Rabin’le tokalaşmasının semeresini Nobel Barış Ödülü’yle alan Arafat, 1996’ya gelindiğinde, halkının yüzde 88’inin oyuyla liderliğini pekiştirdi. Bugün Batı Şeria’nın tam anlamıyla yüzde 3’ü, İsrail’in denetimini de eklerseniz yüzde 27’sinde sözü geçen Filistin Özerk Yönetimi’nin Başkanı. Kimilerine göre de 15 Kasım 1988’de Cezayir’de sürgünde ilân edilen “Filistin Devleti”nin... Kudüs’te bulunan ve Filistinlilerle ilişkileri yürüten Türk Konsolosluğu’nun son tesbitlerine bakarsanız, bugün Arafat’ın arkasındaki halk desteği, yüzde 60-70’lerde seyrediyor. Ama “sokaktaki” Filistinlinin, kuruluşuna önderlik ettiği Özerk Yönetim hakkında ağır eleştirileri var. “İhtiyar”ın halefleri Ortadoğu’nun kaygan zemininde liderlik zor zanaat. Bu zanaatı icra edecek liderlerse öyle kolay kolay yetişmiyor. İsrail’le barış sürecinin gelip dayandığı kritik noktada, Parkinson hastalığından mustarip olan “İhtiyar” lâkaplı Muhammed Yaser Arafat’ın yerini kimin alacağı hem Filistin halkının, hem de dünyanın merak konusu. İyimserler, Filistin liderliğindeki değişimin sorun olmayacağı görüşünü taşırken, kötümserler “Arafat’tan sonra tufan” iddiasında. Kötümserlere göre, El Fetih partisinin “fikir babası” olan Ebu Cihad’ın 1988’de İsrailliler tarafından öldürülmesinden sonra, FK֒den hem iyi diplomat, hem de asker kişiliği olan birinin çıkma ihtimali kalmadı. Yani, Arafat’ın yerini doldurabilecek bir liderin bulunabilmesi mümkün değil. Olumlu düşünce taşıyan grup ise, Filistin Ulusal Konseyi’nin normal prosedürü işletip yeni lideri belirleyeceğini savunuyor. Bu noktada iki isim karşımıza çıkıyor: FARUK KADDUMİ: Nam-ı diğer Ebu Lutf. El Fetih Partisi’nin Merkez Komite Genel Sekreteri, yani siyasî şefi olarak, teknik anlamda FKÖ içinde Arafat’tan sonra ikinci adam. Kaddumi, mücadeleye Arafat’ın yanında atılmış bir isim. Uzun yıllar FK֒nün adeta Dışişleri Bakanı gibi hareket eden Kaddumi, şu anda Tunus’ta. Bu “sürgünlüğün” amacının, barış sürecinin çökmesi durumunda örgütün yeniden toparlanmasını sağlamak olduğu belirtiliyor. Ancak Kaddumi’nin işgalden sonra Filistin topraklarına hiç ayak basmaması ve halk arasında popülaritesinin bulunmaması, ciddî bir handikap olarak gösteriliyor. Son dönemde İsrail’le barış sürecinde bazı soru işaretleri taşıdığı da söylentiler arasında. MAHMUT ABBAS (Ebu mazen): FKÖ Yürütme Komitesi’nde yer alan Ebu Mazen, özellikle İsrail’le barış sürecinde öne çıkan bir isim. Oslo anlaşmaları öncesinde başlayan Madrid sürecinde, gizli görüşmelerde hep Ebu Mazen vardı. Ebu Mazen, Oslo, El Halil, Wye anlaşmaları sırasında da pazarlık masasında yerini aldı. Halk arasında popülerliğinin son derece yüksek olduğu belirtilen Ebu Mazen, Arafat’tan sonra iktidar koltuğunun en güçlü adayı olarak gösteriliyor. Mücadele adamı Nam-ı diğer Ebu Ammar 24 Ağustos 1929’da Kahire’de orta halli bir ailenin çocuğu olarak dünyaya geldi. Kahire Üniversitesi’nde mühendislik öğrenimi gördü. 1948’de Yahudiler’e karşı savaşa katıldı. Sürgündeki bir grup arkadaşıyla, 1959’da Kuveyt’te El Fetih hareketini oluşturdu. 1969 yılında FKÖ liderliğine getirilen Yaser Arafat, iyi bir asker olduğu kadar usta bir diplomat. 2 Nisan 1989’da yapılan FK֒nün Merkez Konseyi toplantısında Bağımsız Filistin devleti kurulduktan sonra başkanlığa seçildi. YARIN: KUDÜS’TE BARIŞ HAYAL
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT