BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Dedesinin izinde

Dedesinin izinde

Ebruzen Hezarfen Şeyh İbrahim Edhem'in torunu Eda Özbekkangay, "Dededen Toruna Ebru" ismini taşıyan sergisinde, klasik ve modern ebru örneklerinin bulunduğu 65 eserine yer veriyor.



Vefatından bir asır sonra, Hezarfen Şeyh İbrahim Edhem Efendi'nin gönül verdiği ebru sanatını, torunu Eda Özbekkangay yaşatmaya çalışıyor. İslam Tarih, Sanat ve Kültür Araştırma Merkezi (IRCICA)'nin Yıldız Sarayı Çit Kasrı salonlarında açılan "Dededen Toruna Ebru" ismini taşıyan sergi, Özbekkangay'ın dedesinden devraldığı ebru sanatını yaşattığı ve modern örneklerin de yer aldığı bir proje. Açılışına Fuat Başar gibi ustaların da katıldığı sergide sanatçının 65 eseri yer alıyor. Özbekler Tekkesi'nde dünyaya gelen ve halen orada yaşayan Eda Özbekkangay'ın ebruyla olan tanışıklığı pek eski olsa da profesyonelce ilgilenmesi geçirdiği bir kaza sonrası olmuş. Hatırlamak bile istemediği bu zor günlerinde insanlarda bulamadığını ebru teknesinde bulmuş Özbekkangay. Özbekler Tekkesi'nin manevi değerini bugüne taşıyan ailesinin izinden yürümeye karar vermiş. Ebru, sihir gibi... Bir asır önce dedesinin ilim, irfan ve sanat yuvası haline getirdiği tekkede ailesinin desteği ile ebruyu yeniden canlandırmayı ve ata sanatını yaymayı kendine görev edinmiş. Sabrı, iyilik yapmayı ve kibirlenmemeyi ebru teknelerinden öğrendiğini söyleyen sanatçı, ebruya beş yıl önce Hikmet Barutçugil'in yanında başlamış; fakat icazeti dedesi İbrahim Edhem'den almış. Ebru sanatının ülkemizdeki önemli isimlerinden Fuat Başar'dan da feyz aldığını ifade eden Özbekkangay, "Bizler, dedem Hezarfen İbrahim Edhem Efendi yolundan gitmeye çalışıyoruz. Ebru, sihir gibi bir şey demiş dedem, gerçekten de öyle... İnsanı her mecraya çekmesini biliyor, insanı adeta terbiye ediyor bu sanat" diyor. 1001 sanat ehli... Dedesinden '1001 sanat ehli' diye bahseden Özbekkangay, onun fen ve sanat alanında birçok ilke imza attığını, hattatlık, doğramacılık, marangozluk, oymacılık, hakkaklık, mühürcülük, dökmecilik, tornacılık, demircilik, tesviyecilik, makinecilik, matbaacılık, dokumacılık ve mimarlık sahalarında uzmanlaşarak "Bin bir sanatta hünerli" mânâsına gelen "hezarfen" ünvanını lâyıkıyla taşıdığını söylüyor. Dedesinin asıl ününü gönül verdiği ebru sanatı sayesinde kazandığını kaydeden sanatçı, "Unutulmaya yüz tutmuş ebruculuğun yeniden sevilmesi ve yaygınlaşması için gösterdiği çabalar sayesinde bugün ebru sanatı hak ettiği yere geldi. Dedemin yaşadığı yıllarda Özbekler Tekkesi bir ebru okulu haline gelmişti ve yüzyılın en önemli hattatları ve ebrucuları listesine adını yazdıran Necmeddin Okyay ve ebru ustası Mustafa Düzgünman'ın da yetiştiği mekanlar burasıydı" dedi.
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT