BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Derviş’li CHP, CHP’li Derviş

Derviş’li CHP, CHP’li Derviş

Siyasi partilerin programlarının ne olduğu, ideolojilerinin nasıl belirlendiği elbette çok önemli.



Siyasi partilerin programlarının ne olduğu, ideolojilerinin nasıl belirlendiği elbette çok önemli. Önemli olan bir diğer husus, söz konusu program ve ideolojinin halk tarafından nasıl algılandığı. Pazarlama otoritelerine göre, pazarlama bir ürünler savaşı değil; bir algılar ve imajlar savaşı. Siyasi partiler, bu gerçeği kavradıkları için mümkün olduğunca değişik ve renkli imajlarla program ve ideolojilerini pazarlamaya çalışıyorlar. Bu açıdan bakıldığında, CHP ve Derviş iki ayrı ürün, iki ayrı marka gibi görünüyor. Derviş’in CHP rozeti takması da bu gerçeği değiştirmiyor. “CHP” ve “Derviş” iki ayrı imaj oluşturuyor. Her iki imajın birbirine ne ölçüde katkıda bulunacağını tahmin edebilmek kolay değil. Garnitür ve sos tamam, esas yemek nerede? CHP yönetiminin ve seçmenin büyük bir bölümü Sayın Kemal Derviş’i bir katkı maddesi (additive) olarak algılamaya devam ediyor. Katkıya niçin gerek duyuluyor? Katkı maddeleri, özellikle gıda endüstrisinde; tat, renk, koku, nem, yumuşaklık sertlik ya da gevreklik vermek amacıyla kullanılıyor. Hemen belirtelim ki, Sayın Kemal Derviş, bir katkı maddesi değil; bir “garnitür” ya da “sos” da değil. Derviş’e böyle bir rol biçenlerin, kendilerini “esas yemek” ya da “temel madde” olarak tanımladıkları anlaşılıyor. CHP’nin parti ambleminde yer alan altı okun yanına “Derviş” diye bir tane daha ok ilave edilmesini önerenler var. Bize göre, böyle gayri ciddi değerlendirmeler, Derviş’in sindirilmesi konusundaki güçlüklerden kaynaklanıyor. Derviş mi CHP’ye benzeyecek, yoksa CHP mi Derviş’e benzeyecek; belli değil. Unutmayalım ki, Derviş, çöken bir istikrar programından sonra Türkiye’ye geldi. Devlet Bakanı olarak görev yaptığı koalisyon içinde fiilen bir dördüncü ortak kimliğiyle yer aldı. Çıkarılmasını istediği yasaları Meclis’ten geçirdi; IMF’ye verilen niyet mektuplarında yer alan düzenlemeleri gerçekleştirmek için siyasi iradeyi kamçıladı, özerk kurullar oluşturdu. Koalisyonu oluşturan parti liderlerinden aldığı desteği, “Liderler Mektubu” adı altında tescil ettirdi. Mektup, Türkçe ve İngilizce olarak üç defa yazıldı; koalisyonu oluşturan partilerin başkanları tarafından imzalandı ve Hazine’nin web sitesinde yer aldı. Hiç şüphesiz, bütün bu hususlar CHP Genel Başkanı Sayın Deniz Baykal ve parti yöneticileri tarafından biliniyor. Derviş’in gücü Paradoksal bir biçimde, Derviş’in gücünün ve kredibilitesinin büyük ölçüde ekonominin güçsüzlüğünden, istikrarsızlığından kaynaklandığı da biliniyor. Şubat 2001 krizi, bir taraftan yıllara halının altına süpürülen her türlü oluşumu ortaya çıkarırken, mali sistemin omurgasını oluşturan banka sistemini de çökertmişti. Derviş, medyanın yakıştırmasıyla ifade edecek olursak, bir kurtarıcı olarak gücünü ve misyonunu böyle bir ortamdan aldı. Derviş’in açıkladığı “Güçlü Ekonomiye Geçiş Programı”nın temelini, tıkanan borç dinamiğini sürdürülebilir kılmak oluşturuyordu. Derviş, Koalisyon Hükümetine rağmen başarılı oldu. Kamuoyu, “Derviş-CHP” ilişkisinin netleşmesini ve tutarlı bir çerçeveye oturtulmasını bekliyor.
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT