BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Halimiz bir lisândır

Halimiz bir lisândır

‘Sustum susmalardan medet umarak' diyen şairin sesine kulak verdim ve 'yenilgi yenilgi büyüyen bir zafer vardır' diyen şairi anlamaya çalıştım. Susmak...



‘Sustum susmalardan medet umarak' diyen şairin sesine kulak verdim ve 'yenilgi yenilgi büyüyen bir zafer vardır' diyen şairi anlamaya çalıştım. Susmak... Söyleyecek sözümüz olsa da (olmalı) maksat hasıl olmuyorsa; söz gönülden gelmiyorsa; susmak... Söz mânâdan kopuk ve sadece 'lâf' ise; susmak. Söz beliğ bir ifade değilse, bizi ifade etmiyorsa, gönüle girmiyorsa, yankı bulmuyorsa, anlatamıyor- anlaşılamıyorsa; susmak vazifedir. Konuşmak gereken yerde susmanın, susmak gereken yerde konuşmanın vebâli olsa gerektir. Ölçü: 'sözlerin büyüğü, büyüklerin sözüdür'. Şimdi biz de konuşuyoruz ve 'geveze bir nesiliz'. Halimiz bir lisan olmalı. 'Dost aynadır' ama biz aynaya dostça bakmayı unutmuşuz! Aynada gördüğümüz kendi suretimiz. Siretimizden habersiz, suretimize hayranız. Becerebilsek, susmayı becerebilsek; ne sesler duyacağız kimbilir? En başta içimizin sesini... Kelimeler belki bizden davacı! Ve sesin ahengi kadim adamların, muhteşem ecdadımızın 'iyi atlara binip gitmesiyle' kayıp. Sesimizi kaybettik. 'Susma sustukça...' diyen çığırtkan seslerle, insan sesi olmaktan çıkıp hoparlörün mekanik sesine tebdil olan 'davet' edemeyen seslerle ve yabancı-yalancı seslerle dolu mekânlarda sükûtu unuttuk... Yürüyoruz ve hiç bir yere varamıyoruz! Hiçbir yer: gönüldür. Vuslat 'kalbi kuşanarak yürümek' ve göz yaşımızın kurumamasına bağlı. Efalimizi yeni bir lisana tebdil etmenin vakti geldi. İsa YAR/ ÜNYE
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT