BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Bir tuhaf maç

Bir tuhaf maç

Bu tuhaf akşamın üç tane sorumlusu vardı... Önce birincisini, yani Lucescu’yu ele alalım... Maç başladığında Beşiktaş’ın sağ tarfaında Tayfur’un görevde olduğunu görünce şaşırdım. Doğrusunu isterseniz ben Tayfur’u sağ çizgide ilk defa gördüm... Yine Beşiktaş’ta yedekler arasında Okan Koç’un adı var, kendisi sahada yok. Hani Okan Koç kötü filan ama bizim bildiğimiz bir sağ kanat oyuncusu...



Bu tuhaf akşamın üç tane sorumlusu vardı... Önce birincisini, yani Lucescu’yu ele alalım... Maç başladığında Beşiktaş’ın sağ tarfaında Tayfur’un görevde olduğunu görünce şaşırdım. Doğrusunu isterseniz ben Tayfur’u sağ çizgide ilk defa gördüm... Yine Beşiktaş’ta yedekler arasında Okan Koç’un adı var, kendisi sahada yok. Hani Okan Koç kötü filan ama bizim bildiğimiz bir sağ kanat oyuncusu... Lucescu’nun diğer bir tuhaflığı da Sinan’ı ilk onbire koyup, sonra 30’lu dakikalarda oyundan alıp İlie’ye görev vermesi. Arkadaş, Sinan bu. Bunu bilmiyor musun? Ne diye İlie’yi maçın başında oyuna koymazsın? Haydi Sinan’ı beğenmiyorsun, çocuğun bir gururu var tabii ki... Bu Beşiktaş’ın geri üçlüsü, Zago, Ronaldo, Ahmet Yıldırım... Sapır sapır döküldüler. Sinan Engin “Savunmamız yaşlı” deyince sanki birden bire Beşiktaş savunması bir kat daha yaşlandı. Gelelim ikinci sorumluya... O da Güvenç Kurtar... Kurtar’ın takımı düşme hattında. Kafasına koymuş ki, ben buradan üç puan almalıyım. Aslında Güvenç hocayı alkışlıyoruz. Takımını kötü savunma anlayışlarıyla oynatmadı. Elazığspor, hücum formatı içerisinde 90 dakika boyunca rakibini rahatsız eden bir anlayışla oyununu sürdürdü... Galiba maçın tuhaf olmasındaki en büyük sorumlu Güvenç Kurtar’ın takımına kişilikli futbol oynatmasıydı... Güvenç hocanın bu taktik anlayışı Beşiktaş’ın anlamadığı bir futbol biçimselliği getirdi. Orta alanı her iki taraf yol geçen hanı gibi kolaylıkla katederek birbirlerinin kalesine geldiler. Bu ataklarda becerikli ve bilinçli uç oyuncuları golleri zorlanmadan buldular. Tuhaf maçın üçüncü sorumlusu, her zaman olduğu gibi hakemdi. Serdar Tatlı, özellikle ilk yarıda Elazığ’ın iki penaltısını bana göre vermedi. Yunus’un itilip düşürülmesinde seyirci kaldı. Yine aynı hakem konuk ekibin ikinci golündeki ofsayt pozisyonunu tesbit edemedi. Gerisini saymanın da pek bir anlamı yok. Durum bu olunca bol gol seyrettik. Önemli olan Beşiktaş’ın şampiyonluk yarışından kopmamasıydı. Ancak aynı önem Elazığspor için geçerli olabilir mi, onun takdirini de sizlere bırakıyorum.
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT