BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Medine’yi terk ettiler

Medine’yi terk ettiler

Müslümanlara gizli savaş ilan eden, Ka’b bin Eşref’i öldürmek üzere kaleye giren, Muhammed bin Mesleme kendisiyle beraber üç kiyişi de kaleye soktu.



Müslümanlara gizli savaş ilan eden, Ka’b bin Eşref’i öldürmek üzere kaleye giren, Muhammed bin Mesleme kendisiyle beraber üç kiyişi de kaleye soktu. Bunlar, Ebu Abs bin Cebr, Haris bin Evs, Abbad bin Bişr idi. Muhammed bin Mesleme hazretleri, arkadaşlarına; “Ka’b gelince, ona saçını koklayacağımı söyler, başını tutup koklarım. Siz benim, Ka’b’ın başını iyice yakaladığımı gördüğünüz zaman, kılıçlarınızla, vurunuz” dedi. Ka’b bin Eşref güzel giyinmiş olarak, güzel koku saçarak, onların yanına geldi. İbn-i Mesleme; “Şimdiye kadar böyle güzel koku koklamadım” diyerek Ka’b’ın yanına vardı. Ka’b; “Arab’ın en güzel kokulu kadınları benim yanımda” diyerek övündü. Muhammed bin Mesleme; “Başını koklamama izin verir misiniz” dedi. Ka’b, müsade ettiğini söyledi. Mesleme onu kokladı. Arkadaşlarına da koklattı. Sonra, tekrar koklamak istediğini söyledi. Bu defa, Muhammed bin Mesleme başını yakalayıp, arkadaşlarına, kılıçlarıyla vurmalarını işaret etti. İlk kılıç vurulduğunda Ka’b şiddetle bağırdı fakat ölmedi. Bunun üzerine Muhammed bin Mesleme, hançeri ile onu öldürdü. Ka’b’ı öldüren mücahidler derhal orayı terkedip Medine’ye ulaştılar. Resululah efendimize müjdeyi verdiklerinde, Peygamberimiz, Allahü teâlâya hamd etti ve mücahidlere dua buyurdu. Ka’b bin Eşref kafirinin öldürülmesi, yahudileri büyük bir korkuya düşürdü. Çünkü, Ka’b gibi ileri gelen bir lider öldürüldükten sonra, kendilerinin öldürülmesi an mes’elesi idi. Sabahleyin toplanıp, Peygamber efendimizin huzuruna geldiler. Gece olan hadiseden şikayetçi oldular. Resul-i ekrem efendimiz; “O, bize hep düşmanlık eder, aleyhimizde şiirler söylerdi. Eğer, sizden her kim böyle yaparsa, bilsin ki, cezası kılıçtır” buyurdular. Bu tehdit üzerine yahudiler, korkularından Resulullah efendimizle yeniden bir andlaşma yaptılar... Bir gün Beni Kaynuka yahudileri, bir müslüman hanımla alay etmek istemiş, bunu gören sahabeden biri, derhal kılıcını çekip, o yahudiyi öldürmüştü. Yahudiler de toplanıp, o mübarek sahabiyi şehid ettiler. Hadise, Peygamber efendimize bildirildi. Resul-i ekrem efendimiz, onları, Kaynuka pazar yerinde toplayıp; “Ey yahudi topluluğu! Siz, Allahü teâlânın Kureyş’e verdiği azab gibi bir azaba yakalanmaktan korkunuz ve müslüman olunuz. Benim, Allahü teâlâ tarafından gönderilmiş bir peygamber olduğumu iyi bilirsiniz. Bunu da, Allahü teâlânın size olan ahdini de kitabınızdan okumuş bulunuyorsunuz...” buyurdu. Bu merhamete rağmen, yaptıkları andlaşmayı bozan yahudiler, Âlemlerin sultanına meydan okuduklarını açığa vurdular. Bunun üzerine Cebrail aleyhisselam vahiy getirdi ki, mealen şöyle buyruluyordu: “Eğer andlaşma yapan bir kavmin, bir hainliğinde endişeye düşersen, hak ve adalet üzere ahidlerini reddettiğini doğruca kendilerine bildir. Çünkü, Allahü teâlâ hainleri sevmez” (Enfal suresi: 58) Habib-i ekrem efendimiz, derhal bir ordu kurup Kaynuka yahudilerinin bulunduğu kaleye yürüdüler. Yahudiler, korkup teslim oldular. Kendilerine Şam’a gitmeye izin verildi. Böylece Medine topraklarından çıkarılmış oldular. Yarın: Uhud savaşı
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT