BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > SPORA NASIL BAKIYORLAR?

SPORA NASIL BAKIYORLAR?

GÜRTUNA ‘Her evde bir sporcu’ ÖZDEMİR ‘10’u Stad 100 tesis yapacağız’



GÜRTUNA ‘Her evde bir sporcu’ “Her ilçeye bir tesis” kampanyasıyla yola çıkan bir belediyecilik anlayışını, bu defa “Her evde bir sporcu” hareketiyle bütünleştirmek isteyen, İstanbul metropolünün çiçeği burnunda Anakent Belediye Başkanı Ali Müfit Gürtuna İstanbullu’yu spora alıştırma sevdasında!.. Kendisi çiçeği burnunda bir başkan; ama, tecrübesi hayli eski. Yıllarca başkanvekilliği yapmış, üstelik, gençliğinde futbol, taekwondo, yüzme ve kayak ile haşır neşir olmuş. Şimdilerde, gençliğinde sevdiği spor dallarını yapmaya pek vakti yok. En fazla vakit ayırabildiği yüzme. Oğlu Fatih de kendisi gibi iyi bir yüzücü olmuş, üstelik futbol da oynuyor. Yani, Gürtuna sporla fiilen şu sıralarda fazla uğraşamıyorsa da, “Her evden bir sporcu” hareketine oğlu Fatih ile katılıyor!.. Henüz başkanlıkta 6 ayını bile doldurmayan Ali Müfit Gürtuna ile TSYD’nin Levent Tesisleri’nde konuşuyoruz İstanbul’un spor sorunlarını. Gürtuna, İstanbul nüfusunun 6 milyondan fazlasının gençlerden oluştuğunu, bunların da büyük bölümünün spor yapma çağında olduğunu rakamlarla ortaya koyuyor ve “İnanır mısınız, her yüz İstanbullu’dan ancak birinin sporu lisanslı olarak yaptığını belirledik. Son nüfus sayımına göre 9 milyonu aşan İstanbul nüfusu içinde 96 bin lisanslı sporcu olması, oldukça düşük bir seviye. Biz, şimdi bu oranı nasıl arttırırız, ona bakacağız yeni dönemde. İstanbul’un 32 ilçesinden 16’sında tesislerimizin eksikliği giderildi. Şimdi hedef kalanları gerçekleştirmekte. Bu arada, yeni dönemde ‘her evden bir sporcu’ porolasıyla hizmeti sürdüreceğiz. Avrupa’yla kıyaslandığımızda, yapılan tesislerle ihtiyacı karşılamak mümkün değil. Tesisleri mahallelere kadar yaygınlaştırıp halkın hizmetine sunmak gerekiyor” diyor. Gürtuna, özellikle “varoş” diye nitelenen bölgelerde yaşayan insanların spor yapma imkanlarının kısıtlı olduğunu, bu nedenle de hizmetlerin bu semtlere yaygınlaştırılması gerektiğini ifade ettikten sonra; mevcut tesislerden 20 spor dalında 5 bin 885 kişinin her gün spor yapabildiğini belirterek, bir yetersizliği daha açığa çıkartıyor. Gürtuna, bir rakamlar dizisi daha ortaya koyuyor önümüze... 96 bin 585 lisanslı sporcunun 75 bin 230’u futbolcu. 5 bin 446 kişi basketbol, 2 bin 681 kişi de voleybol oynuyor. 37 spor dalı içerisinde ata sporumuz güreşi 860 kişi yapıyor. Atıcılık 514, karete 500 rakamında. Ama 2 bin de okullu karateci geliyor. Gürtuna bir rakam daha veriyor ki; sporumuzun kara tablosu karşımıza çıkıyor. İstanbul’da spor yapan kişiye düşen alan sadece ve sadece 15 santimetrekare!. Sanırım dünya fakirlik ölçüsünün altında bir oran... Gürtuna, bu rakamları sıraladıktan sonra “İstanbul’a tesis için trilyonlarca lira harcadık da bu orana ulaştık. Yoksa bu kadar bile yoktu. Aslında en az 1 metrekare olması gerekiyordu. Şimdi, yeşil ve park alanlarına spor tesisleri yapıyoruz. Buralarda koşu ve bisiklet parkurları oluşturuyoruz. Plansız şehirleşmenin sınırlarını fazla zorlayamıyoruz. Ama yeni yerleşim bölgelerinin imar planlarında bu eksiklikleri dikkate alıyoruz” diyor. Amatör kulüplerin desteklenmesini benimsediğini söyleyen Gürtuna, çeşitli sübvansiyonlar yapıldığını, malzeme temin edildiğini, antrenman sahaları hazırlandığını, spor kültürünün gelişmesi için çalışmalar sürdürdüğünü ve kitle sporlarının teşvik edileceğini ifade ediyor. İstanbul’u bir olimpiyat kenti olarak hazırlama çalışmalarının başlatıldığını ve sürdürüleceğini belirten Gürtuna, kenti yeşil medeniyete kavuştumak için hızla ağaçlandırma çalışmaları yapıldığını, İstanbul’un altyapısıyla olimpiyat düzenleyebilecek hale getirileceğini söylüyor ve “İstanbul’un olimpiyat adaylığı konusunda belediye üzerine düşeni fazlası ile yapmalıdır. Olimpiyatta yarışacak sporcu bile yetiştirmelidir. Açtığımız spor okullarında buna öncelik verdik. Ayrıca organizasyonlarla destek veriyoruz. Avrasya Maratonu bunlardan biri. Olimpiyat için 2008 veya 2012 hedef seçildi. Olimpiyat Parkı’nın hemen tamamlanmasına gayret göstereceğiz. Yasa gereği olimpiyat bütçesine vermemiz gereken yüzde 1’lik payla İstanbul’a tesis kazandırılıyor. Bağcılar Kompleksi ile Burhan Felek Eğitim Merkezi tamamlandı. Yeni dönemde diğer tesisleri bitirmek istiyoruz” diyerek yapılanlarla, yapacaklarına eklemeler yapıyor. ÖZDEMİR ‘10’u Stad 100 tesis yapacağız’ Sağlıklı bir toplum olabilmenin yolunun spordan geçtiği inancıyla “spor genç işidir, spor sporcunun işidir” imajını da yıkarak, sporu kitlelerin uğraşı haline getirme isteğini ön plana çıkarmayı amaçladığını belirten ANAP adayı Ali Talip Özdemir “Hedefimiz İstanbul’a 10 stad, 100 spor tesisi yapmaktır” diyor. Kulüp taraftarlığı konusunda ser verip sır vermiyor, üstelik “Her kulübün başkanı olmalı, taraflı olmamalı Belediye Başkanı” diye düşündüğünü söylüyor. Ali Talip Özdemir’e göre kulüpçülük önemli değil; önemli olan bir toplumun spora verdiği önem. Üstelik spor çağdaş bir devlet olma yolunda asla ihmal edilmemesi, ayrıca da çok boyutlu sektör olarak ele alınması ve ciddi devlet politikasıyla desteklenmesi gereken bir konu. Yerel yönetimlerin de sporun içinde olmaları, desteği sürekli vermeleri gerektiği bir görev Ali Talip Özdemir’e göre.. Bu nedenle de, spora yönelik vaadlerini “İstanbul Sözleşmesi”nde bir taahhüt olarak veriyor. Ali Talip Özdemir, bu konuda tecrübeli olduğunu söylüyor; sporda sağlanacak aksiyonun işsizlik sorununa da bir ölçüde çözüm getireceği varsayımıyla “Sporun toplum üzerindeki etkisinin geniş boyutlarını dikkate alarak, acil önlem ve gelişme paketleri hazırladık. Yerel yönetimlere düşen bir görev de, gençliği müsbet şekilde yönlendirmek. Mesela, spora veya sanata kanalize etmek. Bunlar sunulamazsa, onları önce adalete, sonra da zararlı alışkanlıklar içerisine itmiş oluruz. Sağlıklı bir toplum ancak sporla oluşur. Önce, tüm vatandaşlarımız sağlıklı yaşam için yapabilecekleri sporlara kanalize edilmeli. Onlara spor yapabilecekleri tesisler hazırlamalı. Hedefimiz, nüfusun en az dötte birinin spor yapmasını sağlamak” diye konuşuyor. İstanbul’da 70 profesyonel, 550’si federe 980 amatör kulüp bulunduğunu; hepsinin, en önemlisi tesis olmak üzere sorunları olduğunu belirten Ali Talip Özdemir, sporun semtlere kadar yaygın bir tesis bolluğu ile yapılabileceğini ifade ederek “Sporu sadece top oynanan yerlere sahip olarak yapmak şeklinde ele alamayız. Mutlaka sağlık ünitelerini de düşünmek gerek. Bazı büyük projelerde spor ve sağlık üniteleri içiçe olmalı. Bu nedenle, belediye imkanlarını bu tür tesisler oluşturmaya seferber etmeliyiz. Ayrıca amatör kulüplerimize malzeme yardımını da esirgemeyeceğiz. Yasaların tanıdığı ölçüde sübvansiyonlarda bulunacağız. Bu konuda Amatör Sporcuları Destekleme Projesi geliştirdik. Bu proje tüm amatör kulüpleri ve bunların bünyelerindeki sporcuları çağdaş standarta çıkarmayı hedefliyor.” diyor. Başta atletizm olmak üzere bir çok branşın yapılabileceği 20 bin seyirci kapasiteli 10 stadı projelendirdiklerini, bunları yap - işlet - devret modeli ile gerçekleştireceklerini; yapılacak spor tesisi sayısını 100 olarak belirlediklerini vurgulayan Ali Talip Özdemir, sporun yatırım yapılmadan, altyapısı kurulmadan olamayacağını da ifade ederek söyle konuşuyor: “Ülkemizde tesis başına müsabaka sayısı 60 iken, bu miktar İstanbul’da 176’dır. Kişi başına düşen spor alanı miktarı ise 0.15 metrekaredir. Tesis ölçüsünü 2-3 metrekareye çıkarmamız gerekiyor. Spor yapan insan sayımızı da yüzde 1’den yüzde 25’e yükseltmeliyiz. İşte, Olimpiyat Projesi bunu gerçekleştirmek için en önemli fırsat. Olimpiyatı gerçekleştirmek için gerekli altyapıyı 5 yıl içinde tamamlamalıyız. Başta raylı sistem olmak üzere tüm ulaşım sistemlerinin yapımına hızla başlamalıyız. İş başına geldiğimizde, olimpiyatların İstanbul’da yapılması için var gücümüzle çalışacağız. Olimpiyat Komitesi için tüm yükümlülüklerimizi eksiksiz yerine getiririz.” Ali Talip Özdemir, özürlülere spor imkanları tanınacağını; ayrıca izcileri ilgilendiren projeleri bulunduğunu; cimnastik, bisiklet, yüzme, halter, masa tenisi, bilardo gibi amatör spor dallarını kapsayan bir “İstanbul Oyunları” düzenlemeyi planladıklarını da söyledikten sonra, spor eğitimini de ihmal etmeyeceklerini sözlerine ekliyor. YARIN: YALÇIN ÖZER
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT