BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Akdeniz’de Aydınlı rüzgârı

Akdeniz’de Aydınlı rüzgârı

Bizim Akdeniz halkına göre deniz sezonu, karpuz kabuğunun deryaya düşmesiyle başlar. O da Haziran demektir ki, o gün geldiğinde bilhassa Yörük ahalisini ara da bul.



Bizim Akdeniz halkına göre deniz sezonu, karpuz kabuğunun deryaya düşmesiyle başlar. O da Haziran demektir ki, o gün geldiğinde bilhassa Yörük ahalisini ara da bul. Sırtını denize döner ve dosdoğru yaylaya çıkar. Yerli halkın denizle ilgisi bu kadardır işte. Antalya’da henüz denize düşen karpuz kabuğu görmedim ama başta Rus turistler olmak üzere birçok yabancı denize giriyor. Ben şahsen girmedim. Akdeniz sadece deniz demek değil ki. Tabiatın en cömert olduğu dönem bu dönem aslında. Çağlalar olmuş, kuzular çimenlerde hoplayıp zıplıyor. Kelebekler uçuşuyor çiçeklerin üstünde. Ağaçlar yemyeşil. Ağustosböceği kemanını çoktan asmış omzuna, derinliklerden hep onun sesi geliyor. Kurbağanın vıraklayan senfonisi kulaklarda çınlıyor. Hele denizin sesi muhteşem. Yüzleri okşayarak geçen meltemin yosun kokusu yok mu, mestediyor insanı. Güneş de iyi aslında. Tam kıvamında. Ne fazla sıcak, ne de soğuk. Kıbrıs meselesinin kurşun gibi üstümüze çöken ağırlığının kalkmasından mı, yoksa denize kavuşmanın verdiği hazdan mıdır nedir kendimi çok hafif hissettim. Toprağa bastım, bol bol. Toprak elektriğimi aldı, etrafımı saran atmosfer ise kulağıma hep İstanbul gibi bir metropolde yaşamanın gereksizliğini fısıldadı durdu. Bende, İstanbul’da kalmakla enayiliğin daniskasını yapıyormuşum gibi bir düşünce hasıl oldu ki, o tevekkül haliyle orada kalmak istedim... Aydınlı Group’un başarısı Aydınlı Group bayii toplantısı vardı. Oraya ben de davetli olarak gittim. Aydınlı Group belki pek medyatik değil ama onu bilen bilir. ‘Türk tekstil sektörü’nün duayenlerinden biri bir kere. Dokuma tezgâhlarıyla işe başlayan aile, Kurtuluş Savaşı’nda cephedeki askerin iç çamaşırını dokumuş. Baba mesleğini devam ettirme kararı veren Mustafa Şevki Kavurmacı, 1965 yılında 50 metrekarelik bir alanda perakendecilik yapmış önceleri. Daha sonra fason üretim yaptırıp satmış. 1988’de kendi fabrikasının temelini atmış ve 1990’dan itibaren de seri üretime geçmiş. Aydınlı Group 1990’lı yılların başında lisans anlaşması yaptığı Pierre Cardin, Cacharel ve U.S Polo Ass gibi markaların üretimini yapıyor. Ayrıca Almanya’dan satın aldığı Becon markası da Aydınlı Group’a ait ve işleri bugün Mustafa Kavurmacı’dan ziyade mahdumları Ahmet Sait ve Ömer Faruk yürütüyor. Venezia Palas, Antalya-Aksu’da Kremlin ve Topkapı Palas’ın hemen yanında yer alan hoş bir turistik tesis. Yeni olmasına rağmen, ismini duyurmuş ve dolu. Her türlü aktivitesi var.Aydınlı’nın bayi toplantısı bu otelde gerçekleşti. 30 mağazası bulunan Aydınlı’yı Aydınlı yapan bayileri bence. 400’e yakın bayinin birçoğunu tanıma fırsatı buldum. Hepsi seçme, hepsi vizyon sahibi ve tam esnaf kişiler. Bugün 50 milyon dolarlık üretim hacminin yüzde 40’ını ihraç eden Aydınlı geriye kalan ürünlerini bu bayi ağı ile piyasaya sunuyor ki, bayilerin kapasitesini görüp de Aydınlı Group’un önümüzdeki senelerde ticaret hacminin daha da büyüyeceğini söylemek hiç de zor değil. MI ACABA?!. Erkekler matematikte kadınlardan daha yetenekliymiş... Bütçeyi erkeklerin hazırlayıp kadınların harcaması ondan demek ki! *** Türk halkı yoksul ama hayatından memnunmuş... Siyasetçisi illüzyonist olan bir ülkeden başka ne beklenirdi? *** ABD Dışişleri Bakanı Powell, ABD’nin güvenilir arabulucu olduğunu söylemiş... Hem de ne güven, geldi mi gitmek bilmiyor! *** Çiftçiye maliyeti 350 bin lira olan elma 250 bin liradan müşteri bulamıyormuş... Köylünün ürünü para etmese de olur, yeter ki faizlere bir şey olmasın!
 
 
  • Piyasalar

    Fark %
  • 86072
    % 1.74
  • 6.0742
    % -0.37
  • 6.8075
    % -0.15
  • 7.7293
    % 0.17
  • 251.383
    % -0.09
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT