BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Kazanmayı istemek

Kazanmayı istemek

F.Bahçe’nin sahaya çıkan beşi aslında Ülker’e - ve ligde herkese - kafa tutabilecek kapasitedeydi. Pota altında Umut ve Harvey ile iki güçlü pivota sahiptiler, Mark Dickel’in tartışılmaz oyun kuruculuğu altında yüksek skor gücüne sahip iki kanat oyuncusu Erdal ile Mike Jones beşliyi tamamlıyordu.



F.Bahçe’nin sahaya çıkan beşi aslında Ülker’e - ve ligde herkese - kafa tutabilecek kapasitedeydi. Pota altında Umut ve Harvey ile iki güçlü pivota sahiptiler, Mark Dickel’in tartışılmaz oyun kuruculuğu altında yüksek skor gücüne sahip iki kanat oyuncusu Erdal ile Mike Jones beşliyi tamamlıyordu. Kenarda Rasim, Erkan, hatta Barış gibi ciddi katkı yapabilecek yedeklerin varlığı da bu potansiyelin göstergesiydi. İki tarafın da sadece birer basket kaydedebildiği ilk dört dakikadaki çekişme bu durumun sahaya yansıyan geçici bir tezahürüydü sadece, çünkü fazla sürmedi. Sezon başından beri sahip olduğu yıldızları koordine etmekte zorlanan ve basketbolun emek kategorilerinde yetersiz kalan turuncu-yeşilliler bu sefer herhangi bir kazaya uğramamak için işi sıkı tuttular. İlk dakikalardan itibaren tam saha baskı yaptılar. Savunmaları bizi alıştırmış oldukları düzeyin üzerinde istekli ve etkiliydi. Birbirleriyle yardımlaştılar, hücumda pota altını kullanmakta ısrarlı oldular. Arada tercih edilmeyecek atışları yine kullandılar, ancak arkasından geri koşarak telafi için gereğini hep birlikte yaptılar. Böyle olunca daha iyi takım olmalarının etkisi hemen sahaya yansıdı. Bir daha kapanmayacak 10 sayılık fark kısa sürede oluştu ve - ikinci periyodda F.Bahçe’nin pota altı savunması oldukça etkisiz olmasına rağmen Ülker vites küçültünce - uzun süre aynı kaldı. Üçüncü 10 dakikada savunma direncini arttıran taraf F.Bahçe yerine Ülker olunca aradaki fark 20 sayıları buldu ve sarı-lacivertliler maçı kazanabilecek bir çizgiden iyice uzaklaştılar. Mark Dickel gibi bir oyuncunun maç boyunca bu kadar etkisiz olması şaşırtıcıydı. F.Bahçe maçı uzun süre geriden götürmesine rağmen bir şeyleri değiştirecek hamleyi yapamadı. Oyuncular maçı daha önceden kafalarında oynamış ve sonuca razı olmuş gibiydiler. Neden sonra tam saha baskıya karar verdiklerinde sergiledikleri presin etkisi, yaşından dolayı epeyce yavaşlamış, Naumoski’nin geliştirdiği atağın hızlı hücumlarda sayıya gidecek en son oyuncu olan Rentzias’ın smaçıyla sonuçlanmasında görüleceği gibi son derece sınırlı olacaktı. Özetle Ülker maçı kazanmayı F.Bahçe’den daha fazla istedi ve amacına ulaşan taraf oldu. Serinin bundan sonraki maçlarında F.Bahçe’nin hangi seviyede olursa olsun etkinlik göstermesinin ilk şartı, maçı kazanmayı istemesi ve bunu yapabileceğine inanmasıdır.
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT