BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > En kutsal meslek ANNELİK

En kutsal meslek ANNELİK

Hayatı boyunca anneliği, sanatının önünde gördüğünü belirten Safiye Soyman, “Çocuklarım için işime ara verdim. Hasta oğlumun bakımı ve tedavisi için seferber oldum” diye konuştu.



İSTANBUL- Türk sanat müziğinin kraliçesi Safiye Soyman, bu sene anneler gününe hüzünlü girdi. Evlendikten bir süre sonra oğlunun yakalandığı amansız hastalıktan kurtulamadığını belirten Soyman; “Tek dileğim oğlum Harun’un sağlığına kavuşması” diye konuştu. “Benim yaşadıklarımı, Allah hiç bir kuluna yaşatmasın. Biricik oğlum gözlerimin önünde eriyip gidiyor. Öyle büyük acılar çekiyorum ki; her gece sabahlara kadar gözyaşı döküyorum” şeklinde acısını dile getiren Soyman; evinin kapılarını gazetemize açarak bir ilke imza attığını belirtti. ‘Onlara saygılıyım’ * Safiye Hanım, bize ailenizden söz eder misiniz? - 13 yaşında evlenip 14 yaşında anne oldum. 10 yıl evli kaldıktan sonra eşimden ayrıldım. Çocuklarıma iyi bir anne olmak için evlenmedim. Saçımı süpürge ederek, onları en iyi şekilde yetiştirdiğime inanıyorum. Kızım İç Mimar, oğlum Bilkent Üniversitesi’ni bitirdikten sonra yüksek tahsilini Amerika’da yaptı. Çocuklarımın ikisini de sevdikleri gençlerle evlendirdim. Ben sanat hayatımı hep bir düzen ve istikrar içinde sürdürdüm. Bugüne kadar Türk sanat müziğine sayısız besteler ve albümler yaparak iyi bir şekilde hizmet ettiğimi düşünüyorum. Çocuklarım kendi yollarını çizdi. Onlar okuyup farklı kulvarlarda çalışmak istediler. Ben de onların sanatçı olması taraftarı değildim. Onlar böyle çok mutlular. * Oğlunuzun, sizi bu kadar üzen rahatsızlığı nedir? - Dünyada gözümün nuru diyeceğim tek varlığım oğlum Harun. Evlendikten sonra yakalandığı bir hastalık sonucu elden ayaktan kesilerek yatalak oldu. Tedavisini yaptırmak için gitmediğim ülke ve sağlık kuruluşu kalmadı. Şimdi kemoterapi ve ışın tedavisi görüyor. Allah’tan tek isteğim; yavrumun iyileşerek ailemizin yüzünün gülmesi. * Sanat hayatınıza neden ara verdiniz? - Mecburen ara vermek zorunda kaldım. Sanatçılıktan da önemli olan benim anne olmam. Yavrum Harun gözümün önünde dururken, ben nasıl sanatı düşünebilirim ki? Ona bakmak ve tedavi ettirmek için 2000 yılında sanata iki yıl boyunca ara verdim. Ama benim ara vermemi fırsat bilen bazı sanatçı ve yapımcı insanlar; hakkımda, “Safiye bitti, Safiye buraya kadar!” diye dedikodu ürettiler. Ben sanat camiasına hesap vermek zorunda değilim, ama evlatlarıma ve aileme hesap vermek zorundayım. Şimdi de evimi ve çocuklarımı geçindirebilmek için çok çalışıyorum. ‘İkinci baharım’ * Yeni albümünüzü nasıl değerlendiriyorsunuz? - Safiye Soyman olarak bu albümü ‘ikinci doğumum’ diye adlandırıyorum. Çünkü, birbirinden anlamlı ve iyi parçalarla dolu. Yaz-kış demeden satacak bir albüm. Şimdiye kadar 7 albüm yaparak sevenlerimden kopmadım. Sanat hayatıma girdiğim günden beri yaptığım tüm işleri sevrek yaptım. Az kazandım, çok kazandım ama hep şükrederek yaşadım.
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT