BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Ne olur bizi zayıflatın

Ne olur bizi zayıflatın

Mehmet 105, kardeşi Gurbet ise 120 kilo. Bir kilometre uzaklıktaki okullarına bir buçuk saatte, 10 defa istirahat ederek gidebilen kardeşler, zayıflamak için yardım bekliyor.



İSTANBUL - “Ne olur sesimize kulak verin, bize yardım edin, yalvarıyoruz” şeklindeki bu feryat 12 ve 15 yaşındaki iki kardeşe ait. Obez oldukları için hem çevrede hem de okulda alay edildiklerini belirten Toprak kardeşler, biran önce bu sıkıntıdan kurtulmak istediklerini haykırıyor. Mardin’den 5 yıl önce terör yüzünden köylerini terkederek İstanbul’a gelen Toprak ailesi, bu defa İstanbul’da iki obez çocuğunun hastalığı ile savaşıyor. Ancak sonuç hiç de iç açıcı değil. Hiçbir geliri ve Yeşil Kart hariç başka bir sosyal güvencesi olmayan ailenin en büyük umudu, kendilerine bu konuda destek verecek hastane veya hayırseverlerden uzanacak bir yardım eli. Okula 10 solukla gidiyorlar Okulları bir kilometre uzaklıkta ve yokuş olmasından dolayı 10 solukla ve annelerinin yardımı ile gidebildiklerini söyleyen Gurbet ile Mehmet Selim Toprak kardeşler, “Saat 6’da kalkmamıza rağmen 7 buçukta çalan ders ziline çoğu zaman yetişemiyoruz. Annemiz çantamızı taşıyarak bize yardım ediyor. Biz de dinlene dinlene gidiyoruz. Bazen şoför abiler bizi götürüyor. Bir kardeşimiz de burnunda kemik olduğu için evde yatıyor. Çok iştahımız var ama bir kaç senedir diyetteyiz. Zaten paramız olmadığı için de ister istemez diyet yapıyoruz. Onu da yapmasak kimbilir şimdi kaç kilo olurduk” şeklinde konuştu. Sınıfta bazı arkadaşlarının kendileri ile alay ettiklerini belirten iki kardeş konuşmalarını şöyle sürdürdü: “Koşamadığımız için bacaklarımıza vuruyorlar ve ‘hadi yakala bizi’ diyorlar. Bazıları da ‘tombul’ gibi kelimeler kullanıyor. Bunlar bizi çok üzüyor. Öğretmene söylüyoruz, o da kızıyor kulaklarını çekiyor ama sırtını dönünce yine aynı. Ne olur bizi bu sıkıntıdan kurtarın. Biz de oynayıp, zıplamak ve akranlarımız gibi koşmak istiyoruz.” 9 çocuğun ikisi obez 9 çocuk sahibi Abdurrahman Toprak, 5 yıl önce İstanbul’a göçerek Davutpaşa’da 150 milyon liraya bulduğu 60 metrekarelik bir eve kiracı olarak yerleşti. Çocukların 3’ü evlenerek evden ayrıldığını belirten baba, şimdi 6 çocuğa bakıyor. En büyük sıkıntıyı 7. çocuğu Gurbet ile 8. çocuğu Mehmet Selim’den çekiyor. 15 yaşındaki Gurbet 120 kilo, 12 yaşındaki kardeşi Mehmet Selim de 105 kilo. Baba Abdurrahman ile anne Şemsi Toprak’ın ve diğer çocukların kilosu ise normal. Elektrik ve su kesik Midyecilik yaparak geçimini sağlayan 52 yaşındaki Abdurrahman Toprak, işlerin en yoğun olduğu günlerde bile günlük 7 milyon lira kazanabildiğini belirterek, “Tepsiyi kafamın üstüne koyarak her semte gider midye satarım. Cumartesi-Pazar günleri ise, köprü altlarında veya çöplüklerden tahta ve karton toplayarak kış yakacağımızı şimdiden temin etmeye çalışıyorum” dedi. 150 milyon liraya tuttuğu iki göz odaya 17 aydır kira ödeyemediğini söyleyen baba Toprak, 800 milyon borcundan dolayı elektriğin, 2 milyar borcundan dolayı da suyun kesildiğini hatırlatarak, “Komşudan elektrik çekip aydınlanıyoruz. Bulduklarımızla da karnımızı doyuruyoruz” şeklinde çaresizliğini dile getirdi. “Böyle gördükçe kahroluyorum” Baba Abdurrahman Toprak, sadece Yeşil Kart çıkartabildiklerini ve onunla tedavinin ancak bazı bölümlerini yapabildiklerini belirterek, “Gitmediğim, çalmadığım kapı yok ancak bir sonuç çıkmıyor. Doktorlar, çocuklarda ‘obezite’ ve ‘hormon bozukluğu’ olduğunu söylediler. Çok kilolu oldukları için bacaklardaki bilek kemiklerinin eğrildiğini ve öncelikle onun ameliyatla düzeltilip her ikisine de platin koyulması gerektiğini ve bunun için de 12 milyar liraya ihtiyaç olduğunu söylediler. Zayıflamak için de kimbilir ne kadar para isteyecekler” dedi. Çocuklarını böyle gördükçe sıkıntıdan kahrolduğunu söyleyen baba Toprak, “Bu bambaşka bir hastalık. Allah kimseye böyle bir sıkıntı vermesin” dedi.
 
 
  • Piyasalar

    Fark %
  • 86771
    % -0.03
  • 6.0043
    % -0.6
  • 6.7092
    % -0.48
  • 7.6486
    % -0.38
  • 246.92
    % -0.74
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT