BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > 703 bin kişi göç etti -4-

703 bin kişi göç etti -4-

Osmanlı devleti, Ermenilerin güvenli göçü için ciddi tedbirler çıkardı... Mersin-İskenderun ve D.Anadolu arasındaki yer değiştirme operasyonunda görevini ihmal edenler ise cezalandırıldı.



Kafkas ve İran cephelerinin güvenlik hattını oluşturan bölgelerdeki Ermenilerin yerlerinin değiştirilmesi, Ermenilerin can güvenliği açısından onları ülkenin daha güvenilir bölgelerine yerleştirme olduğu da unutulmamalıdır. Bu konuda Başbakanlık tarafından 30 Mayıs 1915’te İçişleri, Harbiye ve Maliye Nezâretlerine (Bakanlıklarına) gönderilen bir yazıda, göçün nasıl uygulanacağı ayrıntılı şekilde anlatılmış ve şöyle denilmiştir: “Göç ettirilenler, kendilerine tahsis edilen bölgelere can ve mal emniyetleri sağlanarak rahat bir şekilde nakledileceklerdir; yeni evlerine yerleşene kadar iaşeleri Göçmen Ödeneği’nden karşılanacaktır; ek malî durumlarına uygun olarak kendilerine emlâk ve arazî verilecektir; muhtaç olanlar için hükümet tarafından konut inşa edilecek; geride bıraktıkları taşınır malları, kendilerine ulaştırılacak; taşınmaz malları tespit edilecek ve kıymetleri belirlendikten sonra, paraları kendilerine ödenecektir...” Şifreli telgraf: İmha yok Talat Paşa tarafından 29 Ağustos 1915 tarihinde ilgili vilâyetlerin vali ve mutasarrıflarına gönderildiğini açıkladığı şifreli bir telgrafta da açıkça şöyle belirtilmektedir: “Ermeni kafilelerine saldırıda bulunanlara veya bu gibi saldırılara önayak olan jandarma ve memurlar hakkında şiddetli kanunî tedbir alınmalı ve bu gibiler derhal azledilerek Divan-ı Harplere teslim edilmelidir”. Osmanlı İçişleri Bakanlığı belgelerine göre, 703 bin Ermeni Osmanlıya ait Irak, Suriye ve Lübnan ile Mersin-İskenderun bölgesine gönderilmiştir. Ayrıca, göç edenlerden rüşvet alanlar, kadınlarına sarkıntılık edenler, göç edenlerin göç esnasında saldırıya uğramaları gibi olaylar dolaysıyla mağdur olmalarına vesile teşkil edebilecek eylemlerde bulunan yetkililer derhal görevlerinden alınarak tutuklanacak ve Divan-ı harbe sevk edileceklerdir gibi kararlar alınmış ve bunun da gereği fazlasıyla yerine getirilmiştir. Kimsenin kılına dokunulmadı Yalnızca Doğu Anadolu ve Mersin-İskenderun arasında yer alan yerleşim yerlerinde gerçeklesen yer değiştirme operasyonu sırasında görevini ihmal eden yetkililerden 1397 kişi cezalandırılmış ve bazıları ise idam edilmiş. Türklerin bu insani davranışı, ABD’nin Mersin Konsolosluğu görevini yapan Edward Natan adlı diplomatın, 30 Ağustos 1915’te Büyükelçi Morgenthau’ya gönderdiği raporda açıkça dile getirilmektedir. Söz konusu mektupta, “Hükümetin bu işi son derece intizamlı bir şekilde idare ettiğini; şiddete ve düzensizliğe yer vermediğini; göçmenlere yeteri kadar bilet sağladığını; muhtaç olanlara yardımda bulunduğunu” yazılması, Türklerin göç eden Ermeniler de dahil olmak üzere hiç kimsenin kılına dahi dokunmadıklarının önemli bir delilidir. 700 bini Rusya’ya gitti Tehcir esnasında, hayatlarını kaybeden sadece Ermeniler olmamıştır. Ermenilerden çok daha fazla sayıda Müslüman Türk’ün Ermenilerce katledildiği de belgelerle sabittir. Taha Akyol’un Prof. Stanford Shaw’dan aktardığına göre, “...Bölgede Ermeni nüfusu iddia edildiği kadar değildi. Tehcirden önce 250.000 Ermeni Rus Ordusu’na katılmış 700.000 Ermeni de Rusya Ermenistan’ına göç etmiştir. Hükümet emriyle ve ordu tarafından icra edilen bir Ermeni katliamı kesinlikle söz konusu değildir” denilmektedir. Dolayısıyla, Ermenilerin Türk ordusunun veya Osmanlı devletinin bilinçli ve planlı bir şekilde ortadan kaldırıldığına dair bu güne kadar ciddi bir belge sunulamamıştır. Nüfus ve katliam gerçeği Yapılan iddialara göre 1.5 ile 2 milyon arasında sayıları değişen Ermeni, Türkler tarafından katledilerek soykırım suçu işlenmiştir. Oysa, Ermeni nüfusu ile ilgili yapılan objektif çalışmalar bunun böyle olamayacağını ortaya koymaktadır. Örneğin, 1921’de, Osmanlı’daki Ermeni nüfusu 1 milyon 25 bin rakamına indiği daha sonra yapılan çeşitli çalışmalarda tespit edilmiştir. Bu bize şunu göstermektedir. 1912-1921 yılları arasında 275.000 ile 300.000 kadar bir sayı Ermeni nüfusunda azalma meydana gelmiştir. 1919’da Versay Barış Konferansına Ermeni Heyeti Başkanı olarak katılan Bogos Nubar Paşa’nın, o zamanki Fransız Dışişleri Bakanına yazdığı bir mektupta, 1915-1916 yılları arasında sayıları 600 bin ile 700 bin arasında değişen bir Ermeni nüfusun yerinin değiştirildiği yazılıymış. Bunların 360.000’i gidecekleri yere varmış, geri kalan yaklaşık 260.000 kişi ise yerleştirilecekleri yere varmamıştır. Bu insanlardan bir bölümünün çok zor şartlar altında gerçekleşen yer değiştirme esnasında hayatlarını kaybettikleri anlaşılmaktadır. 2 milyon Türk öldü Ayrıca yer değiştirme kapsamında bulunan Ermenilerden bir bölümünün Rusya’ya, Batı ülkelerine ve Amerika’ya kaçırıldıkları da tahmin edilmektedir. Öte yandan, 1912-1921 yılları arasında Müslüman Türk nüfusunda 2.5 milyonluk bir eksilmenin yaşandığı dikkate alınmalıdır. 1912-1921 yılları arasında ölen Ermeni nüfus yaklaşık olarak 300 bin, Müslüman Türk nüfus ise 2 milyona yakındır. Bu 2 milyon Türk’ü, başını Ermeni çetelerinin çektiği çevrelerce katledildiklerine dair sayısız anı, belge ve drama, yazılı kaynaklarda mevcuttur. Eğer soykırım istenseydi... Osmanlı İmparatorluğu döneminde Türkler Ermenilere soykırım uygulamadı. Eğer isteseydi bunu da rahatlıkla yapabilirdi. Oysa Osmanlı devleti, Ermenilerin istedikleri yerlere göç etmesini engellememiş, güvenlik maksadıyla çıkardığı tehcir kanunu esnasında göçe tabi tutulanların mağdur olmaması için çok ciddi tedbirler alarak bunları uygulamaya koymuştur. Osmanlı devleti soykırım gibi bir insanlık suçunu işlemediği belgelerle ortadadır. Şayet Osmanlı devleti Ermenileri yok etmek istemiş olsaydı, bunu asimilasyon yoluyla veya savaşı gerekçe göstererek Ermenileri yaşadıkları yerlerden kıpırdamalarına dahi müsaade etmeden gerekeni orada yapardı. Oysa Ermeniler, İmparatorluk içerisinde Türklerden bile rahat bir hayat sürmüşlerdir. Osmanlı’da deyim yerindeyse el üstünde tutulan ve tarih boyunca altın çağını yaşayan Ermeniler, bazı Avrupalı devletlerin kışkırtmasıyla Birinci Dünya Savaşı’nda ele geçirdikleri yerlerin kendilerine verileceği ve bağımsız bir Ermenistan kurulacağı gibi hayallere kapılmışlardı. - BİTTİ -
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT