BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Saltanat kayığına saltanat arabası!

Saltanat kayığına saltanat arabası!

Paris sokaklarında, Napoleon’un saltanat arabasının bir benzeri dolaşmaktadır. Arabayı görenler, “İmparator geliyor” diye elleri ayaklarına dolanır. Ancak arabada Paris Büyükelçimiz Ahmed Vefik Paşa vardır. Acaba Paşa’mızın maksadı neydi?!.



Ahmed Vefik Paşa, Sultan Abdülaziz Han devrinde Osmanlı Devletinin Paris Büyükelçisidir. Fransa İmparatoru III. Napoleon’un saltanat arabasının eşini yaptırır ve Paris’te onunla dolaşır. Fakat ortalık alt üst olur. Arabayı görenler, “İmparator geliyor” diye elleri ayaklarına dolanır. Durumu kendisine anlatmağa cesaret edemezler, fakat İmparatora bildirirler. Saraydan, kendisine, nezaket icabı olarak bu arabayı kullanmaması rica edilir. Paşa cevabında: “Benim bir şartım var” -Derhal!.. Kullanmaktan hemen vazgeçerim. Ama bir şartım var. İstanbul’daki Fransız Büyükelçisi, Boğaziçi’nde gezinti yapmak için Padişahımızın kayığının eşini yaptırmış, onunla caka satarmış. Sefiriniz o kayığı kullanmaktan vazgeçsin, ben de bu arabaya binmeyeyim!” Bunun üzerine İstanbul’daki Fransız sefiri bu nezaketsiz hareketinden hemen vazgeçer, Paşa da arabayı sefaretin ahırına çektirir. *** Ahmed Vefik Paşa’nın diğer bir âlicenaplığı da Meclis Başkanı iken görülür. Şöyle ki: 1877 senesi. Sultan II. Abdülhamid Han henüz tahta çıkmıştı. Onu Padişahlığa getirenler, Meşrutiyeti ilan edip, Meclis-i Meb’usanı açmasını şart koşmuşlardı. Seçimler yapıldı ve ilk meclis açıldı. Fakat milletvekillerinin yarıdan fazlası Rum, Ermeni, Arnavut, Arab, Bulgar ve Acem gibi Türk olmayanlardandı. Bölücülerin önergesi!.. Meclis-i Meb’usanın açılış konuşmasını yapmak üzere Padişah kürsüye gelir. Bu sırada onun konuşmasına verilecek cevap hazırlanmaktadır. Şam Milletvekili Nevfel Efendi, Erzurum Milletvekili Ermeni Hamazap Efendi ile İstanbul Rum Milletvekili Vasilaki Efendi ortak bir Anayasa değişikliği teklifi verirler. Önergede deniyordu ki: “Türkçe ile birlikte her bölgede konuşulan mahalli diller de (Rumca, Ermenice, Kürtçe, Bulgarca gibi) resmi dil olarak kabul edilmelidir.” “Bu ne vefasızlıktır!..” Meclis Başkanı Ahmed Vefik Paşa, kürsüden kükrer: “Bu ne vicdansızlık ve ne vefasızlıktır!.. Sizler hâlâ evinizde kendi dillerinizi konuşuyor ve yazıyorsanız, bu imkânı bu devletin âlicenaplığına borçlusunuz. Eğer bu devlet isteseydi, yüzyıllar evvel dedelerinizi zorla Türk kültürü içinde eritirdi ve sizlerin de ana diliniz Türkçe olurdu!”
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT