BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > “Çocuk ciddiymiş bizim kızı istiyor” / Seçkin Başkan / KÖRDÜĞÜM

“Çocuk ciddiymiş bizim kızı istiyor” / Seçkin Başkan / KÖRDÜĞÜM

Rıfat bey arkasına yaslandı: “Bugün Bekir geldi yine. Ne düşünüyorsunuz diye sordu” deyince Saliha hanım ürperdi! Bir şekilde kızının hikayesinden kocasına bahsetmek zorunda hissetti kendisini. Yutkundu. Usulca konuşmaya başladı...



Ceyda bilmiş bir tavırla açıkladı: - Anneme söylemiş Seda ablam Emre ile konuştuğunu... - Ne dedi annem peki? Seda biraz da Eda’nın kuşkularının yersiz çıkmasına nazire olarak mağrur bir tavırla: - Ne diyecek, tamam, gelip istesinler dedi. Eda gülümsedi: - İyi ya, sevindim... Annem yine makul kadınmış... Bakma öyle sert falan göründüğüne, aslında öyle yufka yürekli ki, biraz da babamdan kaynaklanıyor onun sertliği... Sonra yatağına oturarak devam etti: - Eee, nasıl olacak şimdi? - Bilmiyorum, Emre ailesine bahsedecek. Herhalde haber verir. Ne bileyim ben... Ceyda ellerini çırptı: - Ay, çok heyecanlı. Ben senin düğününde tuvalet giyeceğim, şöyle yuvarlak yakalı, yere kadar... Mesela yavru ağzı renginde olabilir. Saçlarımı da uzatayım o zamana kadar. Kısa saç pek gitmez. Sonra heyecanla atıldı: - Sana da harika dantel bir gelinlik modeli beğenelim, geçen gün bizim Süheyla’nın modellerinde görmüştüm, üstü dar geliyor, altı kat kat kabarık, muhteşem de bir duvağı var... Eda hafif alaycı bir tebessümle baktı küçük kardeşine: - Yahu seni anlayamıyorum Ceyda, ne kadar çabuk havaya giriyorsun böyle? Omuzlarını silkti Ceyda: - Amaaan sen de... Sen anlamazsın bu işlerden. Merak ediyorum sen nasıl evleneceksin? Seda mahcup bir tavırla atıldı: - Didişmeyin... Bakalım babam ne diyecek daha? Annem konuşacak sanırım onunla... Ceyda gözlerini kapattı, yüzünde mutlu bir ifade ile: - Şöyle dillere destan bir düğün yapalım Seda abla... Kırk gün kırk gece... Rıfat bey elindeki çay bardağının içindeki son yudumu da içtikten sonra: - Ellerine sağlık Saliha... Bu çay iyi gitti doğrusu. - Afiyet olsun Rıfat bey... Akşam yemeğinden sonra iyi gidiyor çay. Rıfat bey ayaklarını altına alıp arkasına yaslandı: - Çok şükür halimize... Bugün Bekir geldi yine. Ne düşünüyorsunuz diye sordu. Saliha hanım ürperdi. Önüne baktı. Bir şekilde kızının hikayesinden kocasına bahsetmek zorunda hissetti kendisini. Yutkundu. Usulca konuşmaya başladı: - Ben konuştum Seda’yla Rıfat bey. Kızın fikrini öğrendim. Rıfat bey hareketlendi. Merakla baktı karısına: - Neymiş? Fazla da müsamaha göstermek doğru değil, onlar şimdi doğru kararlar veremezler. Saliha hanım başını salladı: - Biliyorum, ama.... Bir başkası varmış Rıfat bey... Aydınlı bir çocuk. Adamın kaşları çatılıverdi bir anda. Sinirli bir sesle bağırdı: - Bu da ne demek şimdi? Kimmiş bu? Nereden tanıyor benim kızımı? Saliha hanım bütün maharetini kullanması gerektiğini düşünerek sakinleştirmeye çalıştı kocasını: - Dur, hemen celallenme Rıfat bey... Dinle bir kere. Kızın peşindeymiş, bir kere de konuşmuşlar. Çocuk ciddiymiş, annesini babasını alıp gelecekmiş... Kız da istiyor gibi. Gelsinler görelim, konuşalım dedim. Bekir’in akrabasına da gereken cevabı veririz. DEVAMI YARIN
 
 
  • Piyasalar

    Fark %
  • 86072
    % 1.74
  • 6.0742
    % -0.37
  • 6.8075
    % -0.15
  • 7.7293
    % 0.17
  • 251.383
    % -0.09
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT