BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Osmanlı’da tören...

Osmanlı’da tören...

Osmanlıda dini bayramlarda yapılan merasimlerin dışında birçok kutlamalar yapılır ve bu kutlamalara da ‘alay’ adı verilirdi. Saray erkânının halkla kaynaşmasına vesile olan bu alaylar, halk tarafından büyük ilgi görür ve çok ihtişamlı olurdu...



Bugün size, Osmanlıda halkın da coşku ile katıldığı kutlamalardan bazı kesitler sunuyoruz... Hırka-i Saadet Alayı: Her yıl Ramazan ayının onbeşinci günü bütün devlet erkânı Ayasofya’da Şeyhülislam ile namaz kıldıktan sonra saraya gelirler ve arz odasında toplanırlardı. Padişah ve saray erkânının da katılmasıyla Hz. Peygamberin mübarek hırkalarının muhafaza edildiği Hırka-i Saadet odasına gidilirdi. Yedi bohçaya sarılı altından yapılmış sandık padişah tarafından açılırdı. Kılıç kuşanma bir kanundu Kılıç Alayı: Tahta yeni çıkan padişahlar, biat töreninin ardından kılıç kuşanırlardı. Kılıç kuşanma Osmanlı’da kanun olduğundan, bu gelenek son padişaha kadar devam etmiştir. Surre Alayı: Mekke ve Medine’ye para gönderilirken düzenlenen merasime Surre Alayı denirdi. Bu alay, her yıl hac mevsimi gelmeden önce yola çıkarılırdı. Gönderilecek paralar sağlam meşin keselere konulur, ağızları mühürlenerek bir deveye yüklenirdi. Surre emini, emaneti yerli yerince dağıttıktan sonra hac görevini yerine getirir ve İstanbul’a dönerdi. Gelin Alayı: Padişah kızlarının, kızkardeşlerinin ve saltanat hanedanına mensup sultanların evlenmeleri münasebetiyle yapılan merasimlerdir. Hanedana mensup sultanlar devlet erkânıyla veya tanınmış ailelerin çocuklarıyla evlendirilirdi. Nikâhları Şeyhülislam tarafından kıyılırdı. Beşik Alayı: Doğan padişah çocukları için hazine kethüdası tarafından süslü beşik hazırlanır ve harem kapısında Kızlarağasına teslim edilirdi. Doğum, hazırlanan özel belgeler ile Sadrazama ve devlet erkânına bildirilirdi. Asıl merasim doğum tebriklerinin kabulü için davetlilerin saraya gelmesi ile başlar, eğlenceler tertip edilirdi. Sofraların sultanı; baklava... Baklava Alayı: Türk mutfağının baş tatlısı olan baklavanın Osmanlı sarayında önemli yeri vardı. Ramazanın onbeşinci günü Hırka-i Saadet ziyaretinden sonra, devlet büyükleri ile birlikte yeniçerilere de baklava ikram edilirdi. Önce Silahtarağa adamları ile gelir ve padişahın hakkı olan iki tepsi baklavayı alırdı. Daha sonra yeniçeri erleri kendilerine ait tepsileri alarak kışlalarına doğru şenlik, şamata ve ilahilerle yürürlerdi. Bu, İstanbul halkının hiç kaçırmadığı eğlencelerden biriydi...
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT