BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Üç İstanbullu

Üç İstanbullu

Üç kuşaktır İstanbullu olan ressam Hristoff ailesinin tarihini anlatan "Üç İstanbullu" başlıklı sergi, Yapı Kredi Kültür Sanat Merkezi Kâzım Taşkent Sanat Galerisi'nde açıldı.



Yapı Kredi Kültür Merkezi Kâzım Taşkent Sanat Galerisi, üç kuşaktır İstanbullu ve üç kuşaktır ressam Hristoff ailesinin tarihini anlatan Üç İstanbullu başlıklı sergiye ev sahipliği yapıyor. Bu ilginç sergi, Hristoffların İstanbul'a bazen ne kadar benzer, bazen de, Peter Hristoff'un deyişiyle, "ne kadar farklı" baktıklarını gösteriyor. Üç İstanbullu sergisi, üç kuşak Hristoffların İstanbul ve Türkiye konulu resimlerinden seçilmiş örnekleri bir araya getiriyor. Sergide 70'e yakın resmin yanı sıra fotoğraflar, kartpostallar, boya kutuları ve fırçalarla Hristoff ailesinin resim serüvenine tanıklık etmek mümkün. Üç kuşak serüven Hristoff ailesi "Bulgar asıllı"; dolayısıyla dede, baba ve torun Hristoffların "İstanbullu"luğu, alışıldık bir aidiyet öyküsü değil. Daha çok, ideal bir hemşehrilik bilinciyle beslenmiş ve onunla iç içe geçmiş bir resim tutkusunun -ya da resim tutkusunun ortaya çıkarıp beslediği ideal bir hemşehrilik bilincinin birleştirdiği üç kuşağın serüveni... Hristoff ailesinin serüveni, dede Peter Dimiter Hristoff'un 1898'de Selanik'in Kılkış köyünde doğumuyla başlar. Babası Selanik doğumlu bir Bulgar'dır. Ailedeki resim sevgisini başlatan da odur. Peter Dimiter'in 1915'te Sofya Güzel Sanatlar Akademisi'ne girişi, ailenin hayatın etkileri üç kuşaktır süregelen ilk önemli kırılma noktası olur. İkinci kırılma noktası ise, 1919'da akademiyi bitirdikten dört yıl sonra, 1923'te, politik nedenlerle Bulgaristan'dan kaçıp İstanbul'a gelmesi olacaktır. 1916 yılında, Sofya'da akademide resim ve baskı okurken, bursla Avrupa'ya gelen genç Türk ressamları Şerif Renkgörür ve Hayri Çizel'le tanışmıştır. Bu dostluklarını Türkiye'de ve ölümüne kadar sürdürecektir. İkinci kuşak, baba Dimiter Hristoff, 1926'da Sofya'da doğar. Annesi, Türkiye'de hamile kaldığı küçük oğlunu ve kızını da Bulgaristan'da doğurmuş, iki çocuk 3-4 aylık olduktan sonra İstanbul'a getirilmişlerdir. Dimiter büyük oğul olduğu için, babasının isteğiyle Bulgaristan'da kalır. Bu arada, her yaz, ailenin öteki üyelerinin yaşadığı İstanbul'a gidip gelmektedir. İstanbul'a yerleşmesi ise 1947'de gerçekleşecektir: Babasının okuduğu Sofya Güzel Sanatlar Akademisi'nin sınavlarını kazanmıştır ama okula başlamadan İstanbul'a gelir ve sanat eğitimine İstanbul'da başlar. İbrahim Çallı ve Zeki Faik İzer atölyelerinde okuduğu akademiyi 1951'de bitirir. 1958'de İstanbul'da doğan torun Peter Hristoff, bu üç kuşağın bir bakıma son, bir bakıma ilk "İstanbullu"sudur: Sanat eğitimini New York'ta almıştır ama, neşe ile keder, hayat ile ölüm ve korku ile umut arasında bir denge arayışı olan eserleri, kişisel tarihinin yol açtığı kimlik sorunları kadar, Türkiye, Türk kültürü ve özellikle İstanbul'dan da etkilenmiştir. İstanbul beni değiştirdi Torun Peter Hristoff, Türkiye ve özellikle İstanbul'un sanatçı kimliği üzerindeki büyük etkiler bıraktığını söylüyor. Dedesinin Türk ressamları Hayri Çizel, Şerif Renkgörür ve Ali Sami Boyar ile yakın dostluklar kurduğunu kaydeden Hristoff, "Dedem, Sceaux'daki atölyesinde birlikte resim yaparken İstanbul'da geçen ve bu döneme ait öyküleri anlatırdı bana. Ali Sami beyin büyük babamla birlikte Cumhuriyet'in ilk pul ve paralarını tasarladıkları baskı makinasını şu an atölyemde muhafaza ediyorum." diyor. 1980'lerin ortasında İstanbul'u yılda iki kez ziyaret ettiğini kaydeden Hristoff, "Kışları bir kaç hafta, yazları daha uzun bir süre kalırdım. 1987'de Bebek'te harap bir Osmanlı konağının üst katını kiraladım ve orada beş ay resim yaptım. O dönemde ilgimi çekmekte olan geometrik (ve soyut) mekan biçimleri, servi, çınar ve incir ağaçları, kentin mimarisi, Bizans fresk ve mozaikleri, Tahtakale ve Mahmutpaşa'daki dükkanlar, hilaller, yıldızlar ve minarelere dönüştü. Uslubum geliştikçe korku ve umut, ızdırap ve coşku, ölüm ve yaşam arasındaki dengeyi anlatmakla ilgilenmeye başladım. Tarihi ve çağdaş Türk kültüründen aldığım ilhamı Vanitas resimlerinin Batılı geleneğine duyduğum ilgiyle zıtlaştırdım." diye konuşuyor.
 
 
  • Piyasalar

    Fark %
  • 86266
    % 0.23
  • 6.0494
    % -0.41
  • 6.7731
    % -0.51
  • 7.6703
    % -0.67
  • 250.241
    % -0.41
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT