BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Yaratanı yaratılana benzetmek!

Yaratanı yaratılana benzetmek!

Hacılara dağıtılan kitaplarda, hem Allah hiçbir şeye benzemez deniyor, hem de iki gözü var denilerek insana benzetmeye çalışılıyor. El ve kulak hususunda da aynı hatalar tekrar ediliyor. Allah’ı mahluklara benzetmekle mücessime fırkasına dahil olmuyorlar mı?



Hacılara dağıtılan kitaplarda, hem Allah hiçbir şeye benzemez deniyor, hem de iki gözü var denilerek insana benzetmeye çalışılıyor. El ve kulak hususunda da aynı hatalar tekrar ediliyor. Allah’ı mahluklara benzetmekle mücessime fırkasına dahil olmuyorlar mı? CEVAP: Hadid suresinin, (Nerede olsanız, O sizinle beraberdir) mealindeki dördüncü âyetini tevil edip, ilmen beraberdir diyorlar ama, öteki ifadelere gelince, ilmen demiyorlar, hâşâ Allah gökte oturuyor diyorlar. El, yüz, göz gibi ifadeler kullanıyorlar. Böylece Allah’ı mahluklara benzeterek müşebbihe [mücessime] fırkasına dahil oluyorlar. Her dilde teşbihler vardır. Kur’an-ı kerimde de o zamanın Araplarının anlayacağı teşbihler kullanılmıştır. Mesela buyuruluyor ki: (Kâfirler, sağır, dilsiz, kör oldukları için doğru yola gelmezler.) [Bekara 18] Herkes bilir ki kâfirler, sağır, dilsiz ve kör değildir. Burada bir teşbih vardır. Hakkı işitmedikleri için sağır, doğruyu söylemedikleri için dilsiz ve gerçekleri göremedikleri için kör denmiştir. Göz kelimesi ile ilgili yüzlerce deyim vardır. Birkaçı şöyledir: Gözden düşmek: Sevgi ve itibar kaybetmek. Göze girmek: Sevgi ve itibar kazanmak. Göz dikmek: Bir şeyi ele geçirme isteği duymak. Göz altına almak: Nezarete almak, gözetim altına almak. Göz altında tutmak: Gözetim altında bulundurmak. Göz kırpmak: Teşvik etmek, tasvip etmek. Göz kırpmamak: Hiç uyumamak, geceyi uykusuz geçirmek, tehlikelere aldırmamak. Göz önünde tutmak: Dikkate almak, hesaba katmak, ehemmiyet vermek. Gözünü boyamak: Yanıltmak, kandırmak. Göz açmak: Doğmak, rahata kavuşmak. Göz açamamak: Fırsat ve zaman bulamamak. Görüldüğü gibi bu deyimlerin hakiki göz ile hiçbir alakası yoktur. Bir hadis-i şerif meali şöyledir: (Ümmetim birbirine sövdükleri zaman Allahın gözünden düşerler.) [Hakîm] Hâşâ buradan Allah’ın insan gibi iki gözü olduğu çıkarılamaz. Hacılara dağıtılan kitapta, deyimler bilinmediği için veya üstatları öyle söylediği için Allah’ın iki gözü vardır deniyor. Delil olarak da şu âyet gösteriliyor: (Ey Nuh, gemiyi gözlerimizin önünde yap.) [Hud 37] Tefsir âlimleri, (Gemiyi nezaretimiz, gözetimimiz altında yap) diye açıklamışlardır. Bu âyeti delil getirip Allah’ın iki göz var demek çok yanlış olur. Allah hiçbir şeye benzemez. Hiçbir âyet ve hadiste Allah’ın iki gözü olduğu bildirilmiyor. Elbette Allah görür, ancak iki gözü vardır, onunla görür demek yanlıştır. Dünyanın her yerinde karanlıkta, binaların içinde olanları da görür, bilir. İki gözü ile görür demek yanlıştır. Bu yanlışlıklara deyimlerin bilinmemesi de sebep oluyor. Mesela Türkçe’ye, Ebu Turab=toprak babası, Hz. Ali’nin bir lakabıdır, Ebu Hureyre=kedi babası diye tercüme ediliyor. Bir insana toprağın veya kedinin babası denir mi? Türkçe’de para babası deniyor, baba ile hiç alakası var mıdır? Parası çok anlamındadır. Ebu Hureyre de kediyi sever, ona şefkat duyar, acır, iyilik eder anlamındadır. Deyimleri söylenilen kelimelerle anlamaya kalkılırsa yanlışlıklar olur. Hacılara dağıtılan kitaplar böyle yanlışlıklarla doludur. Böyle kitaplar okunmamalıdır.
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT