BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Sarayda bir doğum...

Sarayda bir doğum...

Baron de Tott, Sultan III. Mustafa Han zamanında askerî danışman olarak görev yapmış bir subay... 1755 yılında geldiği İstanbul’u dünyanın merkezi olarak görür. Tott’un Türkiye’de geçirdiği yıllarını kaleme aldığı Fransızca “Seyahatname”si çok beğenilmiştir...



Aslen Macar asıllı olan Baron de Tott’un İstanbul’da bulunduğu 1759 yılında, III. Mustafa Han’ın ilk çocuğu doğar. Bu doğum, o vakte kadar hiçbir şehzade ve sultan için düzenlenmemiş biçimde şenliklerle kutlanır. Çünkü III. Mustafa Han’dan önceki iki padişahın çocuğu olmamıştır. Tott, Seyahatnamesinde bu doğum hadisesini bakın nasıl anlatıyor: “Bir defasında sarayda bulunurken Sultan III. Mustafa’nın bir çocuğu doğdu. Bu münasebetle yapılan töreni seyrettim... Padişahın bir kızı oldu... Padişahın zevcesi olan hanımın doğum sancısı başlar başlamaz, âdet olduğu üzere Sadrazam, Şeyhülislâm ve diğer paşalar Saraya çağrıldı. Harem dışındaki büyük sofaya buyur edilen bu zatlar, doğumu beklemeye başladılar. Bu sofa Marmara’ya bakıyordu. Sofanın denize uzanan terası üzerinde 12 küçük top vardı... Doğum olur olmaz, Kızlarağası Haremden çıktı. Kucağında doğan bebeği taşıyordu. Bebek bir prensesti. Kızlarağası padişah kızını sofada bulunan devlet erkanına teker teker gösterdi. Bu suretle, devletin başında bulunanlar doğan çocuğun Padişahın kızı olduğunu tasdik ettiler. Bundan sonra sofanın terasında bulunan toplar ateşlendi. Bunların sesi duyulunca Tersane, Gümrük ve Kızkulesi’ndeki toplar da atışa başladılar. Padişahın bir kızı olduğunu bütün İstanbul duydu. İstanbul halkının âdeti... Bir şehzade veya sultanın doğumunu eğlence vesilesi saymak İstanbul halkının âdetiydi. Bu defa da öyle oldu. Doğan sultana ‘Hibetullah’ adı verildi. O gece İstanbullular coşkuyla eğlendiler. Sokakta dolaşan oyuncu kolları, Padişah dahil, devletin ileri gelenlerinin taklidini yapıp halkı güldürüyorlardı. Bizzat ben, sokakta aynen Padişah gibi giyinmiş bir aktöre rastladım. Bu “temsilî padişah”ı maiyeti takip ediyordu. Maiyeti de tıpkı Padişahın etrafındakiler nasıl giyiniyorlarsa öyle giyinmişlerdi... Kızanlar da oluyordu... Aynı şekilde sadrazamın, İstanbul Kadısı’nın taklitlerini yapıyorlardı. Taklitleri yapılan devlet adamlarından bir kısmı bunu hoş görüyor, bir kısmı ise müthiş kızıyor ve aktörleri önlemek için ellerinden geleni yapıyorlardı...” İlginç değil mi? Devlet erkânını taklit edip halkı güldürmek, şimdilere mahsus bir mizah şekli değilmiş
 
 
  • Piyasalar

    Fark %
  • 86072
    % 1.74
  • 6.0742
    % -0.37
  • 6.8075
    % -0.15
  • 7.7293
    % 0.17
  • 251.383
    % -0.09
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT