BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Mehmet Ali Dicle gibi düşünmek

Mehmet Ali Dicle gibi düşünmek

Haklı olarak “ Mehmet Ali Dicle kim?” diyeceksiniz.



Haklı olarak “ Mehmet Ali Dicle kim?” diyeceksiniz. Dün ekranlarda görene kadar sizin gibi biz de tanımıyorduk. Oğlu için muhabirlere mülakat verirken ekrandan tanıdık. Sakallı, bereli, yüzü Anadolu topraklarına benzeyen sırım gibi bir dede. Bildik, tanıdık, sevimli ve sabır âbidesi ihtiyarlarımızdan bir tip. Mehmet Ali Dicle, Hatip Dicle’nin babasıymış. Türk-Kürt ihtilafında aranan reçeteyi yüreği dert yumağı bu yaşlı insan dile getirdi. Muhabirler, hissiyatını öğrenmek için mikrofonları uzattığında Mehmet Ali dedenin dediği bizi heyecanlandırdı. Belki ilk mektep mezunu bile olmayan yaşlı adamın sözü, yalnızca bir cümle, fakat kitaplık çaptaydı. -Yüz yıl önce böyle değildi, yüz yıl önceki kardeşliğe dönmek lazım. İşte söz, çare, formül, reçete budur ve gerisi laf ü güzaftır. Yüz sene evvel bu topraklarda herkes kardeşti. Tek dişi kalmış canavar, dünya savaşlarından arta kalan bir avuç yeri de parçalayıp sömürmek için araya nifak üstüne nifak soktu, ayrılık ve düşmanlık tohumları ekti. Buna rağmen bu memleketin her aklı başında vatandaşının şükranla dile getirdiği gibi dağdaki çatışmalarda onlarca ölü verildiği zamanlarda bile halkın arasında zerrece Kürt-Türk kavgası olmadı, hiçbir nâhoş hadise yaşanmadı. Şimdi herkese düşen, Mehmet Ali dedenin dediği gibi yüz yıl önceki kardeşliğe dönmek, onu yeniden tesis etmek, nefreti değil, sevgiyi, muhabbeti hakim kılmak. Ne yazık ki hata hatayla telafi yoluna gidildi. Kan kanla yıkanmaya çalışıldı. Yabancılardan medet umuldu. Hukuk zikzaklar çizdi. Kürtçe yayının başladığı gün, bir dostluk nişânesi olarak gelen tahliyeler üzerine dışarı çıkanların yaptıkları konuşmalar güzeldi. Kırgınlıkların, kötü günlerin arkada kalmasını teklif ediyorlardı. Denilmesi gereken buydu, yaşanması gereken de bu. Bundan sonrası samimiyet ve sevgide. Bu coğrafya kaybederse cümlemiz, topumuz batarız, gelecek nesiller batar. Onun için bir teklif ve ricamız var: Tahliye olarak hürriyetlerine kavuşan eski DEP milletvekilleri, PKK ile mücadelede kayıp vermiş 3 Türk aileyi ziyaret etsinler. O aileler de yine kayıplar veren 3 Kürt ailesini ziyaret etsin. Acı neticeye bakınız ki iki taraf da kayıplarına “şehit” diyor. Çünkü iki taraf da Müslüman. Müslüman’ın Müslüman’la 3 günden fazla dargın durması caiz değil. Nerede kaldı ki öldürsün...
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT