BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > KTD/KKTC

KTD/KKTC

KKTC, bundan böyle İslam Konferansı Örgütü toplantılarına “Kıbrıs Türk Devleti” ismiyle katılacak.



KKTC, bundan böyle İslam Konferansı Örgütü toplantılarına “Kıbrıs Türk Devleti” ismiyle katılacak. Adı geçen teşkilatın genel sekreterini ilk defa demokratik bir usulle iş başına getirmesi yanısıra tanıma olmasa bile ‘yarı tanıma’ denebilecek böyle bir uygulamaya gitmesi de memnuniyet verici. Bununla birlikte bir devletin iki isim taşıması da mümkün değil. Bir Konferans/teşkilat nezdinde “Kıbrıs Türk Devleti”, diğer bütün zamanlarda “Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti”... KKTC isminin çok da isabetli olmadığına dair ilk itirazı yapanlardanız. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti, hem uzun bir isim, hem de bünyesinde bir çekingenlik, bir yerlere teminat verme zarureti taşımakta. Doğrusu “Kıbrıs Türk Cumhuriyeti”ydi. Bunun böyle olması Kıbrıs’ın sürekli bir çözümsüzlük kaynağı sayılarak dış politika güdülmesinden ileri geldi. Bir taraftan bağımsızlık isteniyor, diğer taraftan KKTC geçici olarak kuruluyordu. Mantığın tutar tarafı yoktu. Nitekim resmi çerçevede ilk defa Kofi Annan, KTD ifadesini kendine ait çözüm planında kullandı. İK֒nün dayanağı da bu. Büyük ihtimalle bir kısım milliyetçi çevrelerde zaman zaman ağır eleştirilere konu olan BM genel sekreteri “KTD” demeseydi İKÖ yine şu yarım hamleyi yapamayacaktı. Onun için KKTC meclisi toplanarak kendini yeniden tarif etmeli. Seçtiği ismi dünyaya duyurmalı. Bu da “Kıbrıs Türk Cumhuriyeti”dir. Kıbrıs Türk Cumhuriyeti, Kıbrıs Türk Devleti’ne aykırı olmaz. İkincisi, birincisinin kısaltılmışı gibi. Bunu yaptıktan sonra da Avrupa Parlamentosundaki 2 milletvekilliğini doldurmanın yoluna bakmalı. Türk Cumhuriyetleri de Kıbrıs Türk Devleti’nin yanında yer almalı. Birleşmeye dair oylamada Türkler “evet” Rumlar “hayır” demekle Kıbrıslı Türklerin ayrı devlet olma hakkı kendiliğinden tescil edilmiştir. Ankara, işi çok sıkı tutarak bu ihtilafı artık bitirip ikinci hamle olarak Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin tanınmasını gerçekleştirmelidir. Hep yazdık ve her defasında da tekrarlayacağız: Bütün dış politikamız, bir adanın üçte birinden ibaret olamaz. Böyle bir ufuk cücelere mahsustur. Türkiye ise dev olmak zorunda. “Sen bir devsin, yükü ağırdır devin!..”
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT