BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Adresi bulmak zor olmamıştı

Adresi bulmak zor olmamıştı

Özel hastahanenin lüks binasının merdivenlerinden emin tavırlarla çıktı. İçerisi klimayla havalandırıldığı için hafif bir serinlik çarptı yüzüne. Herkes kısık sesle konuşuyordu. Müracaata doğru yürüdü. Bankonun arkasındaki yirmi yaşlarındaki bakımlı, esmer kıza gülümsedi...



Ocağın altını kapatıp bahçeye çıktı Feryal. Çocuklar neşe içinde Boncuk’un peşinden koşturuyorlardı. Sevgiyle baktı onlara. Onların istikbali, aydınlık bir geleceğe sahip olmaları için yapamayacağı hiçbir şey olmadığını düşünüyordu. Yarından itibaren iş arama girişimlerine başlayacaktı artık. Ayşe hanım o iş peşinde koşarken, eve gelip çocuklara bakabileceğini söylemişti. Gülümseyerek izledi çocuklarını. Sonra bahçe kapısına doğru yürüdü. Köşedeki bakkaldan bir gazete alacak ve iş ilanlarına bakacaktı. Büyük oğluna seslendi: - Ozan, oğlum, kardeşine sahip ol, ben bakkala gidip geleceğim. Gazetesini aldıktan sonra bahçedeki sandalyeye oturup okumaya başladı. Birkaç tane ilanı işaretledi. Bir özel hastahane memur arıyordu. Kriterleri uyuyordu kendisine. Heyecanlandı, ilanın bulunduğu kısmı dikkatle kesip cüzdanına yerleştirdi. O sırada Ozan’ın sesiyle irkildi: - Anne, ben çok acıktım. - Tamam oğlum, şimdi hazırlıyorum yemeğinizi. Hem artık geç oldu. Boncuk’un yemeğini verelim önce. Sonra biz yiyelim. Hep birlikte küçük köpeğin yemeğini verdiler. Sonra içeri girdiler. Sofrada iki çocuk da iştahla ve neşe içinde cıvıldayarak yiyorlardı. Birden Ozan’ın sorusu Feryal’in yüreğine bomba gibi düştü: - Babam da gelsin anne buraya. O pis evde oturmayalım. Babam da sen de, kardeşim de burada yaşayalım anneciğim. Olur mu? Genç kadın şaşırmıştı ne cevap vereceğini. Kekeledi: - Biz artık zaten burada yaşayacağız oğlum. Sen, ben ve kardeşinle birlikte... - Ya babam? Babam gelmeyecek mi? Yutkundu Feryal: - O gelmeyecek oğlum. Bazen gelip sizi gezdirecek. Onu göreceksiniz ama bizimle yaşayamaz baban. Çünkü çok işleri var. Ozan’ın dudaklarının kenarları kıvrılmıştı. Hiçbir şey söylemeden yemeğine devam etti. *** Sabah saat sekiz buçukta gelmişti Ayşe hanım. Bir tabak çikolatalı kek getirmişti beraberinde: - Çocuklara kek yaptım Feryal kızım. Ben onlara göz kulak olurum. Dantelimi de getirdim. Sıkılmam ben, sen git işini hallet yavrum. Burayı hiç merak etme. Feryal minnetle gülümsedi: - Allah razı olsun Ayşe teyze. Siz olmasanız çok zorlanırdım. Hemen hazırlanıp çıkmıştı evden. Elindeki adresi bulmak zor olmamıştı. Sekiz katlı, açık mavi mozaik kaplı lüks binanın önünde durup derin bir nefes alan Feryal usulca mırıldandı dudaklarının arasından: - Hakkımızda hayırlısını ver Allahım... Özel hastahanenin lüks binasının merdivenlerinden emin tavırlarla çıktı. İçerisi klimayla havalandırıldığı için hafif bir serinlik çarptı yüzüne. Herkes kısık sesle konuşuyordu. Müracaata doğru yürüdü. Bankonun arkasındaki yirmi yaşlarındaki bakımlı, esmer kıza gülümsedi: - İyi günler kardeşim, ben gazetedeki iş ilanı için gelmiştim. DEVAMI YARIN
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT