BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Herkes sigortalı olacak

Herkes sigortalı olacak

Başesgioğlu, “Sosyal güvenlik şemsiyesi altında olmayan vatandaşları sosyal güvenceye kavuşturmak istiyoruz” dedi



ANKARA- Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Murat Başesgioğlu, Sosyal Sigortalar Kurumu’na (SSK) bağlı hastanelerde yaşanan yoğunluğun idari değil fiziki imkansızlıklardan kaynaklandığını belirterek, “Ülke olarak artan nüfus karşısında yeni hastanelerin yapılması noktasında geç kaldık” dedi. Sosyal güvenlik konusunun Türkiye’de olduğu gibi bütün Avrupa ülkelerinin de tartıştığı en güncel problemi olduğunu belirten Başesgioğlu, “Bugün nüfusumuzun yüzde 87.7’si sosyal güvenlik kapsamı içerisinde. Kalan nüfusumuz hiçbir sosyal güvenlik şemsiyesi altında değildir. Biz tüm nüfusu sosyal güvenceye kavuşturmak istiyoruz” dedi. 1 çalışana 2 emekli Türkiye’de her yıl, sadece Bağ-Kur ve SSK açısından 250 bin vatandaşın yeni girdiğini, Bağ-Kur ve SSK’nın toplam emekli sayısının da 5 milyon 340 bin civarında olduğunu belirten Başesgioğlu, sigortacılık sisteminde en önemli sıkıntının dengenin bozulması olduğunu belirterek şunları söyledi: Dünya standartlarında, 1 aktif çalışan karşılığında 4 emekli, yani 4 pasip olması gerekiyor. Bizde maalesef 2’nin altında. 1 çalışanın karşılığında 1,86, yani, 2’nin altında bir pasif oranı söz konusudur. Bu oranla emeklilik ve sigortacılık sistemi sürdürülemez” diye konuştu. 120 günden 90 güne Sigortalı olarak çalışmaya başlayanların sağlık yardımından yararlanabilmeleri için beklemeleri gereken 120 günlük sürenin 90 güne düşürüldüğüne dikkat çeken Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Murat Başesgioğlu, “Emekli kadın sigortalılar ile emekli erkek sigortalıların eşlerine doğum ve analık yardımlarından yararlanma imkânın tanınmalarını sağladık. Sağlık tesislerinde, mesai saatleri dışında da sağlık hizmetlerinin yürütülmesi için, sağlık personeli ile diğer personele gönüllülük esasına dayanılarak, ek çalışma yaptırılabilmesine imkân tanıdık” dedi. Hep Hazine vermiş Başesgioğlu, geçtiğimiz yıl, Hazine’den, SSK’ya 4,9 katrilyon, Bağ-Kur’a 5 katrilyon, Emekli Sandığı’na da 6,1 katrilyon bütçe transferi yapıldığını ve bu açıkların çok tartışıldığını belirten Başesgioğlu şunları söyledi: “Sosyal güvenlik kuruluşları toplamış oldukları primlerle hem sigortacılık hizmetini hem de sağlık hizmetini sigortalılarına sunmakla mükelleftir. Ancak, bizde, maalesef, uzun yıllardır, bu sosyal güvenlik kuruluşlarımızda bir fon oluşmaması ve primlerin giderleri karşılamaması dolayısıyla açıklar Hazine’den kapatılmaya çalışılmıştır. Geçtiğimiz yıl almış olduğumuz tedbirlerle, Sosyal Sigortalar Kurumunun bütçe açığındaki artış yaklaşık 4 kat azalmıştır. Kurum belki de yakın tarihinde ilk defa, nakit bazda, ek bütçe ihtiyacı duymayarak 2003 yılını kapatmıştır.” Hastane sayısı eksik Artan nüfusa karşılık yeni hastane yapılması noktasında geç kalındığını belirten Başesgioğlu, “SSK kanunu olmadığı için yeni yatırım yapılamadı, uzman hekim ve diğer sağlık personeli alınamadı. 3.5 yıldır durum bu. Bu zaman içerisinde artan nüfusu karşılayacak alt yapısını karşılayamazsanız ise böyle yoğunluk olur. Bizde kısa vadede tüm kamunun hastanelerini ortak kullanıma aldık. Yine ayrıca DDY’nın 4 hastanesini de SSK bünyesine kattık. Yine bu yoğunluğu azaltmak için mesai sonrası bir çalışma uygulaması başlattık. 16.00’ya kadar olan mesai süresini uzattık, hastaların rahat muayene olmasını sağladık” diyerek hastane probleminin sebeplerini anlattı. Kaçak mutlaka önlenecek Bakan Başesgioğlu, sistemin en büyük derdi olan kayıp ve kaçağın mutlaka önleneceğini ifade etti ve şunları söyledi: Sosyal güvenlik sisteminde, kayıp ve kaçakları önleyebileceğimiz bir teknik alt yapı yok. Bugün 800 bin kayıtlı iş yeri ve 6 milyonu aşkın sigortalı çalışan var. Sistemin başa baş gelmesi için öncelikle kayıt dışını önlemek gerekiyor. Ama mutlaka devletin sosyal güvenlik sistemine katkısı şart. Mesela Almanya son düzenlemeyle gözlük vermeyi kesti. Bizde en ağır riskler bile sigorta kapsamında. Karar vermek lazım. Sadece prim esasına dayalı bir hizmet mi verilecek, yoksa gelir vergisiyle karşılanması gereken hizmetler de SSK’nın sırtına mı yüklenecek? Sosyal güvenlik sistemimizi sağlıklı bir şekilde geleceğe devretmek istiyorsak, mutlaka prim esasını koymamız gerekiyor. Bugüne dek sistemden faydalanan insanları sokağa atamayız. Ödeme gücü olmayanların primini devlet karşılamalı. Gelinecek nokta budur. Kaldıracağından fazla yük alırsanız sistemin dengesi bozulur. Açıklardan konuşmaya devam ederiz.
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT