BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Bir orduya yeten pilav!

Bir orduya yeten pilav!

Yavuz Sultan Selîm Han Mısır Seferine gitmektedir... Ordu yolda mola verince Padişah, nur yüzlü bir köylüyü görür ve ona sorar: “Baba, Pâdişâh Mısır Seferine çıkmış, duydun mu?” der. O mübarek de, “Mevlâ yolunu açık eylesin” diyerek işine devam eder... Bu sakin hali Padişahın dikkatini çeken zat kimdir acaba?!.



Yavuz Sultan Selîm Han, Mısır Seferine giderken, yolu Dede Molla’nın bulunduğu köyden geçer. Sultan, atı üzerinde ordusunun önünde yol alırken, ihtiyar bir köylüyü tarlasını sürerken görür. Yaklaşıp selâm verir. Köylü gelenin kim olduğunu farketmemiş gibi bir tavırla selâmını alır ve işiyle meşgul olur. Atı üzerinde onu seyreden Sultan; “Baba duydun mu? Pâdişâh sefere çıkmış. Mısır’a gidiyormuş” der. O mübarek de, “Mevlâ yolunu açık eylesin. İnşâallah hayırlı olur. Emeline nâil ve muzaffer olarak döner” dedikten sonra işine devam eder... Sultan onun bu olgun hâline ve teslimiyetine bakıp, dünyâya gönül bağlamayan, lâzım olduğu kadar çalışan ve tevekkül sâhibi bir zât olduğunu anlar... “Karnımız aç dede!” Sultan nasıl karşılık vereceğini merak ederek tekrar; “Dede, uzak yerden geliyorum. Karnım aç, yiyeceğin var mı? der. Bunun üzerine biraz ileride iki taşın üzerine yerleştirilmiş tencerede pişmekte olan aşı işâret ederek; “Pilav, pişmek üzere, işte orada, karnın doyuncaya kadar ye!” der. Pâdişâh; “İyi ama, ardımdaki ordu da aş ister” deyince; “İşte tencere orada, indir sen de ye askerlerin de yesin. Hepinize yeter inşâallah!” diyerek, tarlasını sürmeye devâm eder... Biraz sonra, ordu yaklaşınca Padişah, vezirlerine, mola vermelerini emreder. Mola veren askerler grup grup ak sakallı ihtiyar zâtın pilavından yemek için sofraya oturur. Başta sultan, vezirler ve bütün ordu bu pilavdan yer, fakat pilav hiç eksilmez. Bu ihtiyar zâtın erenlerden olduğunu anlayan Sultan, onun kerâmetiyle pilavın bitmediğini görerek, hürmetle elini öpüp, duâsını alır ve ordusuna ilerle emrini verir... “Mendilimi isterim” Osmanlı ordusu Mısır Seferinde zafer kazanıp İstanbul’a dönerken Sultan yine bu mübarek zâta uğrar. Bir arzusu olup olmadığını sorar. Yavaş bir sesle; “Mendilimi isterim” der. Sultan önce bir şey anlayamaz. Biraz sonra, savaş sırasında kolundan hafif yaralandığını ve o sırada yanında savaşan ihtiyar bir askerin koynundan mendilini çıkararak yarasını sardığını hatırlar. İşte o asker, velîlerden olan bu zâttır. Sultan bu kerâmetini de anlayınca, ona hürmet gösterip, bulunduğu bölgeye ihsânlarda bulunur...
 
 
  • Piyasalar

    Fark %
  • 100812
    % 0.67
  • 5.2724
    % -0.34
  • 5.9803
    % -0.75
  • 6.8821
    % -0.29
  • 216.879
    % -0.42
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT