BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Gevşemeyelim güzelleşelim!

Gevşemeyelim güzelleşelim!

Başlık biraz laubali gelebilir size. Suratların asıldığı bir konuyu, tebessüm ederek yorumlayalım istiyorum.



Başlık biraz laubali gelebilir size. Suratların asıldığı bir konuyu, tebessüm ederek yorumlayalım istiyorum. Merkez Bankası Başkanı S. Serdengeçti, bir panelde, faiz dışı fazla hedefinin ve mali disiplinin önemine vurgu yaparak, “Gevşersek, sonu kriz olur” dedi. Bu tespitin gerekçesini de “Orada burada mali disiplini biraz gevşetelim diyenler var” şeklinde özetledi. Hükümet kanadından buna bir tepki geldi: “Bürokrat hükümeti tenkit edemez”. Doğru ama Merkez Bankası gelişmiş ekonomilerdeki gibi bağımsız yapıda. Zira ülkenin para politikasını yürüten en önemli aygıt olarak, siyasi iradenin güdümünde olmadan karar ve hareket serbestisine sahip olması lazım. Dolayısıyla, başındaki yönetici, bu bağımsızlığı da temsil ediyor. Merkez Bankası Başkanları, ekonomik gidişat hakkında, yorum yapabilir, eleştiri getirebilir, öngörüde bulunabilirler. Daha doğrusu bunları yapabilir olmaları gerekiyor. O halde hükümet, Serdengeçti’nin açıklamalarına biraz fazla hassasiyet göstermiş diyebiliriz. Yol doğru değil mi? Hükümetin ekonomi direksiyonundaki performansı çok başarılı. Hakkını teslim etmek lazım. Mali disiplin, faiz dışı fazla ve bütçe gerçekleşmelerinde tavizsiz ve tutarlı bir politika izliyorlar. Kısacası, ekonomik gerçeklerin farkındalar ve akılcı yaklaşıyorlar. Bu noktada, MB Başkanı ile hükümetin farklı düşündüğünü söyleyemeyiz. Ancak kabul etmek lazım ki, bazı hükümet üyelerinin (kimi zaman Başbakan’ın) bilhassa faiz dışı fazla konusundaki beyanları ve IMF ile ilişkinin adının bir türlü konmaması gibi etkenler yüzünden “ülke risk faktörü” biraz artmış durumda. Enflasyonun sürekli düşüşte olmasına ve 2005’te yüzde 8 hedefi olmasına rağmen, devletin hâlâ yüzde 27 ile borç almasını başka nasıl izah edeceğiz? Yüzde 15 reel faiz, gelecek ile ilgili risk algılamasının hala yüksek olduğunu gösteriyor. Faizler daha üç ay önce yüzde 22 idi; cari açığın yükselişi ile IMF kararının hâlâ verilmemesi, oranları hemen beş puan zıplattı... Türkiye’nin geçmişi, sonradan gevşetilip iğdiş edilen istikrar programları ve akabinde gelen krizler bakımından bir hayli zengin(!) O halde, Merkez Bankası Başkanı’nın, biraz da geçmiş kötü tecrübeleri hatırlatarak yaptığı uyarıları dikkate almak daha iyi olur. Siyasi ve sosyal hafıza Türkiye’de bir hayli zayıftır, sık sık hatırlatmakta fayda var.
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT