BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Bayrağı burca dikeceğiz

Bayrağı burca dikeceğiz



Doğru Yol Partisi İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan adayı Yalçın Özer, seçimi kazanacağını ve hizmet bayrağını İstanbul burçlarına dikeceğini söyledi. Yaklaşık 2 aydır İstanbul’u adım adım gezen Özer, vatandaşlarla tek tek konuştu; dertlerini dinledi, şakalaşıp, sohbet etti. Ona ilk yapılan teklif milletvekilliğiydi. Son anda daha önemli bir görev, İstanbul’un Büyükşehir Belediye Başkanlığı teklifi geldi. Buna hazırlıklı değildi, ancak çabuk toparladı. Hemen başladı hazırlanmaya. Rakipleri dikkate alan Yalçın Özer, hızlı bir çalışma başlattı. Ancak kötü bir grip onu yatağa düşürdü. Üç gün sonra yine ayaktaydı. İki konuda çalışmaya başladı. Biri, belediyeyle ilgili proje hazırlıkları. Diğeri de İstanbullularla bire bir görüşmeler... Rakipler boş durmuyordu. Tüm bilboardları doldurmuşlardı. Boş buldukları her yere de gece gündüz afiş asıyorlardı. Tüm cadde ve sokaklarda bez afişler yerlerini almıştı bile. TANITIMIN ÖNEMİ Yalçın Özer, halkın arasına girince tanıtım çalışmalarının önemini daha bir farketti. Radyo, televizyon, sinemalar, internet... Derken başladı bir koşuşturma. Birkaç ajansla görüşme yaptı. Ancak ajanslar bile kendi aralarında uzmanlaşmıştı. Bu işi en iyi yapanı bulmak gerekiyordu. Rakiplerinin bilboardlardaki üstünlüğünü, o da davet gelen tüm tv ve radyo programına katılarak telafi etmeye çalıştı. Gazetelerin röportaj taleplerini de mümkün olduğu ölçüde kabul etti. Internet’te ‘chat’ yaptı, bilgisayar kullanıcılarınca sorgulandı. Oldukça heyecanlıydı. Çünkü İstanbul yeni bir başkan bekliyordu. Hedef bayrağı burca dikmekti. Özer de bu konuda oldukça iddialıydı. Yalçın Özer, politikaya girinceye dek ünlü bir yazardı. Çeşitli televizyon kanallarında da programlara katılıyordu. Tanınıyordu. İstanbul’da, -kendi tespitlerine göre- 200 bin okuyucusu vardı. Bu okuyucularla arasındaki ilişki de okuyucu olmanın ötesinde, fikir ve gönül ilişkisine kadar uzanıyordu. Nitekim İstanbul’u gezerken bu okuyuculara sık sık rastladı. Hatta, 3-5 yıl önce kestikleri yazılarını ceplerinden çıkarıp gösterince, Özer gözlerine inanamadı. İSTANBUL İÇİN PROJELER Yalçın Özer’in kurduğu ekip, İstanbul için 50 proje üretti. Bunların en başında trafikle ilgili olanlar geliyor. Kazanınca belediyedeki 4 bin projeyi yeniden gözden geçirecek. Trafikle ilgili 5 projeyi hemen başlatacak. Bunlar, tüp geçit, otopark yapımı için teşvik, ana yollarda minibüs, otobüs ve taksiler için ‘cep’ler yapılması, raylı sistemin yaygınlaştırılması ve trafik yoğunluğu olan bölgelerin rahatlatılması olacak. Yalçın Özer, şimdi gönül rahatlığı içinde 18 Nisan’ı bekliyor. Ve İstanbul’un yeni bir sürpriz yapacağını vurguluyor. Çaresi var İstanbul İSTANBUL- Seçimlere çok az bir zaman kala, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı için mücadele hızlandı. Her aday, değişik yollarla halka ulaşmaya çalışırken, yazarlıktan siyasete soyunan DYP adayı Dr. Yalçın Özer, ürettiği projelerle çözüm yollarını ortaya koyuyor. İstanbul’un köklü bir şekilde ele alınması gerektiğine değinen Özer, “Beş sene bir belediye yönetimi için az bir zaman değil. Bu imkanlarla İstanbul’u kurtarmaya talibiz” diyor ve ekliyor: “Çaresi var istanbul...” Yoğun bir çalışma temposuna giren ve bir İstanbul tutkunu olan Yalçın Özer’le İstanbul’u konuştuk. -Efendim, İstanbul’a dışarıdan baktığınız takdirde, sizce gözüken en büyük problem hangisidir? -Öncelikli problem trafik. Acil olarak ele alınacaktır. İstanbul yolları için yeniden programlama ve planlama ihtiyacı var. Neresi durak, neresi kavşak, ortaya çıkartılarak sıkı bir kontrole sokulacak. İndirme bindirme için, taksici ve minibüs esnafına hitap eden cepler yapılacaktır. Park meselesi için de, çeşitli ana noktalara, otopark teşviki verme projemiz var. Böylelikle az yerde çok araç park edecek ve yollar da sürücülere kalacak. -İstanbul’da çok yaygın olan seyyar satıcılık ve işportacılık problemini nasıl çözeceksiniz? -İstanbul’da kontrollü seyyar satıcılık yapmaya müsait birçok yer var. Belli noktalar üzerinde, belli saatlerde seyyar satıcılık yapılmasına izin vereceğiz. Tespit ettirdiğimiz noktalar için, planlar çıkarttık. Alınan cüz’i bir işgaliye vergisi ile yapılan ticaret kayıt altına alınacaktır. Mevcut sayı kontrol altına aldıktan sonra, yenilerine izin vermeyerek bu işi çözmeyi hedefliyoruz. -PERPA, Tahtakale ve Mahmutpaşa esnafı ile ilgili de çalışmalarınız olacak zannediyorum. Bunlarla ilgili projeleriniz nelerdir? -Biz, geride kalanların PERPA’ya geçişini kolaylaştıracağız. Perşembe Pazarı bölgesini turizm alanı ilan ettireceğiz. Diğer taraftan, Mercan’da, Tahtakale’de, Süleymaniye civarında, birikmiş esnaflar için, altları otopark olan, çok katlı modern alışveriş merkezleri planlıyoruz. -Haliç ile ilgili düşündüğünüz çalışmalar nelerdir? İstanbullu’ya net olarak tertemiz bir Haliç vaad edebiliyor musunuz? -Tabiiki, İstanbul halkına tertemiz bir Haliç vaadediyoruz. Haliç’in temizliği için büyük bir dip tarama projemiz var. Bunun dışında, biyolojik olarak arıtılmış atık suyunun suyun, tekrar Kağıthane Deresi’ne verilerek, buraya temiz su akışı sağlanacak. Yani diyebiliriz ki, eskilerin “Altın Boynuz” adını taktığı bu güzel mekan, tekrar tertemiz ve berrak suya kavuşacaktır. Temizlediğimiz Haliç’i turizme kazandıracağız. Haliç’in çevresini tamamen bir kültür merkezi haline getireceğiz. -Gecekondulaşmayı nasıl önlemeyi düşünüyorsunuz? -Biz gecekondularda yaşayan insanlara “konut sertifikası” vaadediyoruz. Başak ve Hilal Konutları bu uygulamalar için örnek teşkil ediyor. Bu tip düzenli ve planlı uydu kentlerin sayısı süratle artırılarak çok cüzi fiyatlarla halka tahsis edilecek. Üzerinde gecekondu olan ve tahliyesi tamamlanan araziler de, şehir içindeki yeşil dokuya dahil edilecektir. -İstanbul Finans Merkezi isimli bir projeniz var. Bu konuda bize biraz bilgi verebilir misiniz? -İstanbul gerçekten şu anda yabancı sermayeden, yabancı para işlemlerinden yeteri kadar pay alamamaktadır. Yabancı finans kuruluşlarının temsilcilerini İstanbul’a çekmenin yolu da, onlara Londra vaya Paris’tekini aratmayan bir altyapıyı sunabilmektir. Bu altyapı bir yandan bir merkezin kurulmasıyla -ki bu merkezin teknolojinin son ürünü araçlarla donatılması gerekli. -Bir yandan da, modern, beş yıldızlı konaklama tesislerinin sunulmasıyla oluşturulacaktır. Finans merkezinde oluşturulan bir bilgi ağı ile, dünya para, borsa ve piyasalarda olan değişmeler anlık olarak yansıtılacaktır.
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT