BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > 14 yıl sonra gelen kaza ve 7 günlük bilanço

14 yıl sonra gelen kaza ve 7 günlük bilanço

Olacağı buydu. Ben bundan korkuyordum. Bir haftadır devletin bu kadar hedef gösterilen başka bir kurumu oldu mu acaba? Sonuç; raylardaki cıvatalar sökülerek sabotaj düzenlendi.



Olacağı buydu. Ben bundan korkuyordum. Bir haftadır devletin bu kadar hedef gösterilen başka bir kurumu oldu mu acaba? Sonuç; raylardaki cıvatalar sökülerek sabotaj düzenlendi. Demiryolları, demir canavarı gibi gösterildi ve insanlar yine karayollarına hücum etti. Sonuç; Bir haftada 150 kişi trafik kazalarında hayatını kaybetti. Kaş yapalım derken göz çıkartıldı. 38 vatandaşımızın ardından başlayan linç harekatının bedeli bumerang gibi geri teperek yine vatandaşlarımızı vurdu. Yazık, çok yazık. Yıllardır ihmal edilmiş, üzerinde politika bile oluşturulmamış demiryollarımıza keşke hiç sahip çıkılmasaydı?! Keşke demiryollarını yanlışlıklardan ayrı tutabilseydik de sapla saman karışmasaydı. Tren kazasının ardından, “Sevindiren Kaza: Kara yolcular artık seferlere başlıyor” başlıklı yazılar gördüğümde bu sonu tahmin etmek zor değildi. Can ayrımı Yapılan haksızlık yönetim kademesindekilerden çok, iddia ediyorum, hâlâ en güvenli ulaşım aracı olan demiryollarımıza yapıldı. Nasıl mı? Gerçeklerden kaçmayanlar için herşey o kadar nettir ki. 59 yılda 10 tane tren kazası meydana geliyor. Pamukova’daki kazadan önce de 1980 yılında 17 ölümlü kaza yaşanıyor. Ve nasıl olur 14 yıl sonra yaşanan tren kazası kaza vasfının önüne geçiyor. Pamukova kazasından bir gün sonra Aydın’da bariyerleri kırarak tren yoluna atılan minibüs 15 cana mal oldu. Ama her ne hikmetse kapalı bariyeri kırıp rayların üzerine çıkan minibüs trene çarpmıyor da, tren minibüsü biçmiş oluyor. Yani her halukârda nedense trene bir fatura çıkartılıyor. Daha da ilginci bir gün önce hayatını kaybeden 38 kişinin cenazesi günlerdir konuşuluyor ama bu giden 15 kişiden söz eden yok. Cevabını nerede arayacağımı bilemeden, “Onlar da bu ülkenin insanı değil miydi?” diye sormadan edemiyorum. Deniliyor ki, bu kazayı KAZA haline getiren, olayı büyüten hızlandırılmış tren seferinde meydana gelmesi. Haberi ilk öğrendiğimde ben de aynı tepkiyi gösterip “Yazıklar olsun” dedim. Bu trenin sefere başladığı ilk günlerde edindiğim ayrıntılı raporu bir kez daha inceleyince bu önyargıdan kurtuldum. Raporda bugüne kadar konuşan tüm uzmanların da üzerinde hemfikir oldukları gerçekler var. Bu raporda nelerden söz ediliyor ve hızlandırma nasıl sağlanıyordu? *”Cari hatta bağlı 185 adet makas 200 km/ saate kadar hız yapmaya imkan sağlayacak nitelikteki yeni makaslarla değiştirilmiştir. *Avrupa ülkelerinde de uygulandığı gibi makasların doğru yoldan geçiş tahdidi kaldırılarak o kesim için livrede belirtilen hızlarda geçiş müsaadesi verilmiş ve seyirden 44 dakikalık kazanım olmuştur. *Daha yarı çaplı kurpların (viraj) olduğu kesimlerde hız artırıma gidilmemiştir. *Trenler sefere konulmadan önce yapılan çalışmalar kapsamında aşınan, yıpranan ve değiştirilmesi gereken malzemeler yenileri ile değiştirilmiş olup, bağlantılar kontrol edilerek gerekli şekilde sıkılaştırılmıştır. Hattın üst yapısının tamamında yol makineleri takım olarak çalıştırılarak geometrik standartlara getirilmiştir. *Diğer demiryolu idarelerindeki uygulamalarda travers açıklığı 160 km/saatten büyük hızlar için 60 santim, 160 km/saatten küçük hızlar için 63 santim iken maksimum 140 km/saat hız yapılacak bu hatta traversler daha sık olarak 62 santim aralıklarla döşenmiştir. *Seyir güvenliği için Ankara-İstanbul hattında bulunan 178 adet hemzemin geçitten taşıt ve yayalar tarafından kullanım yoğunluğu dikkate alınarak 75 adeti kapatılmış olup geriye kalanlardan 12 adedi ray devreli flaşörlü, 44 adedi bekçili bariyerli, 49 adedi de bekçili hale gelmiştir.” Hemen şunu belirteyim ki, hızlandırılmış denilen bu tren yalnızca düz yolda hız yapıyordu ve kaza anında diğer trenlerle birlikte en fazla 80 kilometre hız yapması gerekiyordu. Bu iddia, resmi kanallar dışında, öğretim üyeleri ve ülkemize gelen yabancı uzmanlar tarafından birkaç kez teyit edildiği için artık kesin bir dille yazabiliyorum. Tüm bu bilgiler doğrultusunda ben de şu sorunun cevabını arıyorum. Ancak aceleci davranıp hata yapmaktan korkarak soruşturma sonrasını beklemeyi de uygun görüyorum: Günde 24 yolcu treni, 16 yük treninin hiçbir sıkıntı çekmeden geçtiği bu güzergahta ne oldu da bu tren devrilip bu kadar cana mal oldu?
Kapat
KAPAT