BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Birkaç olay

Birkaç olay

Köksal Toptan 1991 yılında Milli Eğitim Bakanı olarak Amerika’ya bir gezi yapmış ve dönüşünde Atatürk Havalimanı’nda ABD izlenimleri ile ilgili açıklamalarda bulunmuştu.



Köksal Toptan 1991 yılında Milli Eğitim Bakanı olarak Amerika’ya bir gezi yapmış ve dönüşünde Atatürk Havalimanı’nda ABD izlenimleri ile ilgili açıklamalarda bulunmuştu. Amerika’da okul öncesi eğitimle çocuklar Amerikalılık, aile, din, ahlak ve insan-hayvan sevgisi konusunda ‘yeterince’ bilgilendiriliyorlar. Okul çağlarının ilk yıllarında temel bilgiler ve yetenek tesbiti, daha sonraki yıllarda branşlaşma ve üniversite çağlarında da ‘uzman’ olarak eğitim süreçlerini tamamlıyorlar. Aradan 13 sene geçmiş... Bizde ÖSS ve LGS’den ‘sıfır’ çeken on binlerce gencimiz çocuğumuz var... Onur Air İdarecilerinden Kaptan Pilot Bilal Başar bir sohbetimizde üç sene önce İngiltere’de katıldığı bir toplantı ile ilgili değerlendirmede bulunuyor. Toplantı Heathrow Havalimanı’nda yapılıyor ve turizm işletmecileri, tur operatörleri ve hava yolu şirket temsilcileri bir araya gelmiş, değerlendirme yapıyorlar. Başar, Tur operatörlerinden Türkiye’ye turist gönderilmesini istiyor. Toplantı başkanı İngiliz, Başar’ı Turizm Enformasyon Odasına götürüyor. Burada Türkiye’nin tanıtımı ile ilgili CD’yi monitöre takıp” buyur, işte sizin ülkeniz” diyor. CD’yi izleyen Başar şok oluyor. CD’deki tanıtım filminde 1980’lerdeki Laleli Washington yangını ve Göztepe’de meydana gelen Mavi Çarşı baskını var. Bu olayları ‘yaygaracı’ bir spiker feryat figan ederek anlatıyor. İngiliz, Başar’a dönerek” sen olsan bu ülkeye gider misin” diyor... Okuyucularımız hatırlar, iki ay kadar önce Ulusoy Holding Yönetim Kurulu Eş Başkanı Yılmaz Ulusoy’la bir röportajım yayınlandı. Ulusoy, o röportajda metal levhayı çelik kalemle kazır gibi altını çizerek şunu söylüyordu: “Türkiye demiryoluna mahkum bile değil MECBUR!” Evet... Sayın Ulusoy’un bu açıklamayı yaptığı tarihlerde TCDD Genel Müdürlüğü demiryollarının rehabilitesi ve ülkenin yeniden demir ağlarla kaplanması için proje üstüne proje geliştiriyordu. Bu projelerden gelen ilk müjde Ankara-İstanbul arasındaki ‘hızlandırılmış tren’ uygulaması oldu. Tren, sefere konulduğundan 2 ay kadar sonra ve 200’üncü seferinin ardından Pamukova’da raydan çıktı. O trenin raydan çıkması ile yukarda saydığımız türden problemleri yıllardır bünyesinde besleyip semirten zihniyetlere ve problemlerin kendilerine karşı çok ciddi ve kararlı bir mücadele başlatan otoriteye karşı olan düşünceler ve sözler de raydan çıktı. Tren’in raydan çıkması 37 vatandaşımızı kaybetmemize yol açtı. Daha önce yazmıştık, hâlâ içimizde acıdır sızıdır ama, bu tarihten sonraki gelişmelerle rayından çıkmış, hadsiz, hesapsız saldırılar 70 milyonu etkiliyor. 70 milyonun beklentisini, umudunu, yarınını etkiliyor. Eleştiride ‘doz aşımı’ alerjilere yol açar. Bu alerjiler de dozu aşanlara zarar verir. Birkaç istek * Turizm Bakanı Sayın Mumcu’nun Atatürk Havalimanı’ndaki Turizm Ofisi’nin yerinin değiştirilmesi ve buranın dijital tanıtım CD’lerinin izlenebileceği geniş, fonksiyonel bir ofise çevrilmesi konusunda hassasiyet göstermesini bekliyoruz. * Bayındırlık ve İskan Bakanlığı’nın Boğaziçi Köprüsü ve Fatih Sultan Mehmet Köprüleri’nin taşıyıcı sütunlarını boyatıp çevresini güzelleştirmesini bekliyoruz. Keza, OGS’lerle ilgili çalışmaların ‘daha mantıklı ve kalıcı bir çözüme’ kavuşturulması gerekir. HAVADA TIP... Uçakların periyodik bakımı, o uçakları işletenler ve kullananlar açısından çok önemli. Diğer önemli husus ise kokpit ve kabin görevlilerinin sağlığı ve yolcularının dikkat etmesi gereken tıbbi unsurlar... Sivil havacılığımızda bu sene çok yoğun bir trafik yaşanıyor. Özel şirketlerin yolcu taşıma izni ve bilet fiyatlarındaki indirimi havadaki uçak hareketliliğini ve yolcuların sayısını artırdı. Bu hafta ‘kokpit ve kabin görevlileri’ ile ‘yolcu sağlığı’ üzerine yaptığımız çalışmaları aktarıyoruz. Önümüzdeki hafta ise iç hatlarda yolcu taşımacılığı yapan havayolu şirketlerimizin uçaklarının bakımı ve performansı üzerine geniş bir çalışmayı yayınlayacağız. Havadaki hareketlilik ve talep fazlalığı hem fiyat açısından hem uçakların ve mürettebatın kullanılması açısından standartlara göre ‘tolerans ivmesi’nin alt katmanında seyrediyor. Hareket halindeki her canlı ve cansız zaman içerisinde ‘sağlık’ ve ‘fonksiyon-işlev’ problemi ile karşılaşır. Bu fizyolojik semptomun ilk belirtileri ‘yorgunluk’ bunun en doğal tedavisi ise ‘dinlenme’ ve ‘dinlendirilme’dir. Uçuş güvenliği ve yorgunluk Uçuş emniyeti için yorgunluk daima bir tehdit unsuru olmuştur. Yorgunluğun başlıca sebepleri ise Hipoksi, G kuvvetleri, ısı ve basınç değişmeleri, titreşim, gürültü, elverişsiz hava şartları, uçuş programlarındaki düzensizlikler, uzun ve monoton uçuşlar, kalkış-iniş gecikmeleri, acil durumlar, jet-lag, vardiya değişimleri ve uykusuzluktur. ABD’de yapılan bir araştırmada pilotların % 93’ü yorgunluğu ‘uçuş emniyeti için çok önemli bir faktör’ olarak göstermiştir. Seyahat esnasında sık sık yutkunun * Uçak hareket halinde iken yumuşak kontakt lensler kuruyarak acıya sebep olabilir. Sert lensleri olanlar ise havalandırma sisteminden rahatsız olabilirler. * Yeni diş dolgusu yaptıranlarda şiddetli ağrılar ortaya çıkabilir, çünkü dolguların altında kalan az miktardaki hava uçuş sırasında genleştiğinde ağrıya neden olur. * Kulak tıkanıklığı ve kulak ağrısı inişler sırasında çok karşılaşılan durumlardır. Uçak inişe geçtiğinde sık sık yutkunmalıdır. Burnu tıkayarak kapalı ağızla yutkunmak ya da burun boşluğundaki basıncı artırmak için dilin damağa karşı piston gibi kullanılması çok etkili manevralardır. Hangi hastalar için yolculuk riskli? Kalp hastalığı olanlar Problemsiz bir uçak yolculuğu yapabilmek için, kalp hastası olan bir kişinin 100 metreyi rahatça yürüyebilmesi ya da 15 basamak merdiveni zorlanmadan çıkabilmesi gerekir. Kalp yetersizliği, ritim bozukluğu ve yüksek tansiyon hastaları, uygun ilaçlarını kullanarak uçak yolculuğu yapabilirler. Kalp krizi geçirmiş olan kişiler, herhangi bir komplikasyon gelişmemişse, 2 hafta sonra uçağa binebilirler, ancak ideali bu yolculuğun en az 2 ay sonra yapılmasıdır. Gebeler Gebe hanımlar, uçak seyahatinden önce mutlaka kendilerini takip eden doktorlarına danışmalı ve muayene olmalıdırlar. Havayolu şirketleri, genellikle 35. haftayı doldurmuş gebelerin uçağa binmelerine izin vermezler. Doğumdan sonra da en az 1 hafta geçmeden uçağa binilmemelidir. Akciğerlerdeki hava kesecikleri henüz yeterince genişlememiş olan yeni doğan bebeklerin de uçağa binmeleri doğru değildir. Şeker hastaları Seyahatten önce kan şekerinin uygun diyet ve ilaçlarla düzene sokulmuş olması gerekir. Hastaların sürekli olarak kullandıkları şeker düşürücü ilaç, insulin ve enjektörleri ile varsa, şeker ölçen cihazlarını yanlarında bulundurmaları gerekir. Uzun uçak yolculuğu yapacak şeker hastaları seyahatten önce havayolu şirketini uyararak kendileri için özel yiyecek hazırlanmasını istemelidirler. Kan hastaları Kronik kansızlığı olanların uçağa binebilmeleri için kandaki hemoglobin düzeyinin en az 7.5 gram olması gerekir. Ani olarak ortaya çıkan kansızlıklarda ise hemoglobin 10 gramın üzerinde olmalıdır. Kan pıhtılaşması ve Jet Lag tehlikesi Uçak, tren veya arabayla olsun oldukça uzun süreli hareketsizliğe yol açan seyahatler derin ven trombozu (bacakta kan pıhtısı) riskini arttırmaktadır. Bu sebeple sık sık ayaklarınızı hareket ettirmeniz, belirli aralıklarla ayağa kalkmanız ve eğer mümkünse yürümeniz gerekmektedir. Bu sürede susuz kalmamaya ve içecekler almaya özen gösterilmelidir. Eğer öncede DVT gelişmişse veya akciğerlerde pıhtı oluşumu gerçekleşmişse, ailenizde pıhtı oluşumuyla ilgili vaka varsa, son 3 ay içinde kalça veya ağır bir ameliyat geçirmişseniz, kalp hastalığı mevcutsa, kanser, geçirilmiş felç durumu varsa DVT riski çok yüksektir. Bu durumda, gerekli önlemler için doktorunuza başvurmanız en sağlıklı yol olacaktır. Uçak yolculuklarında karşılaşılan diğer bir probem de “jet lag” etkisidir. Özellikle dört saat dilimini aşan yolculuklardan sonra insan biyoritmindeki fizyolojik ve biyokimyasal (uyku, bağırsak hareketleri, idrara çıkma, vb) değişiklikler sonucu ortaya çıkan bu durum, kendini dikkat azalması, uykusuzluk, halsizlik, başağrısı gibi belirtilerle gösterir. Etkiyi azaltabilmek için yolculuktan bir kaç gün önce gidilecek yerin zaman dilimine uygun davranmak yararlı olur. Ulaşılan yerde ise yapılması önerilen şeylerden birisi yerel uyku zamanına dek uyanık kalınmasıdır. Yolculuk sırasında en sık karşılaşılan enfeksiyon hastalığı ise besin zehirlenmeleridir, ancak tüberküloz gibi daha ciddi hastalıkların da bulaşabileceği bildirilmiştir.
 
 
  • Piyasalar

    Fark %
  • 98455
    % 1.69
  • 5.3279
    % -0.7
  • 6.0542
    % -0.85
  • 6.8869
    % -0.64
  • 220.305
    % -0.61
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT