BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Hep destek... Tam destek...

Hep destek... Tam destek...

Eski hikayeyi yeni boyut getiriyorum... Uluslararasi ölçekte bir kadın araştırması yapan sosyolog, dünyanın çeşitli ülkelerinde sanatçı kadınlara bir soru sormuş



Eski hikayeyi yeni boyut getiriyorum... Uluslararasi ölçekte bir kadın araştırması yapan sosyolog, dünyanın çeşitli ülkelerinde sanatçı kadınlara bir soru sormuş; “-Kocanızı başka bir kadınla yakalarsanız ne yaparsınız?...” Soruya verilen cevaplar şöyle olmuş; * İsveçli sanatçı: Neyimi beğenmediğini sorarım... * Rus Sanatçı: Evi hemen terk ederim... * Fransız Sanatçı: Sesimi çıkarmam, sevgilime gider beni teselli etmesini isterim... * İtalyan Sanatçı: Kadını vururum... * İspanyol Sanatçı: Kocamı vururum... * Yunanlı Sanatçı: Her ikisini de vururum... * Türk Sanatçı: Arkasında dururum... Bizim Ora... Elazığ’da 1970’li yıllarda “Yolyemez” lakaplı bir külhanbeyi varmış... “Yolyemez” elinde tespih, başında sekiz köşeli kasketi, ceketi omzunda, ayakkabısının topuğuna basana gakkoş kıyafeti ile Gazi Caddesi’nde volta atarmış... Bir gün yine caddede yürürken bir Murat 124, “Yolyemez”e çarpmış ve yere düşmüş... “Yolyemez”in bütün karizma gitmiş... Yavaşça düştüğü yerden kalkmış, düşen tespihini almış, üstünü başını silkelemiş şoföre dönerek: “-Gakkoş, ne kadara zararın var, söyle de verek” demiş... (Gaziantep Emniyet Müdürü Feyzullah Arslan’ın ‘Gül Güldür Düşündür’ kitabından...) bizimkiler Turgay kafeteryada oturan gruba uzun uzun baktı ve içlerinden birine “Seni bir yerden tanıyorum sanki” dedi... Çocuk yanında oturan ikiz kardeşini de göstererek; -Evet abi... Peki bunu tanıyor musun?... "-Yok... Onu tanımıyorum...” *** Engin Abi bir kooperatife girmiş... Biz dedik ki; “-Bütün kooperatifler güvenli olmuyor, sağlam mı bari?...” Ciddileşti, onaylar biçimde “Tabii canım” dedi ve teslim şartlarını anlattı; “-Hatta adamlar ilk benim evi teslim etmek için apartmanı yapmaya altıncı kattan başlayacaklar...” temelin yeri Ruslarla yapılan savaşın dehşetli günleriymiş... Ruslar aldıkları savaş esirlerini ıssız bir yere götürüp kurşuna diziyormuş... Yine bir grup halkı sıraya dizmişler, teker teker çağırıp bir kayanın arkasında infaz ediyorlarmış... Dursun merak edip, “Ne oluyor” diye başını uzatınca Temel uyarmış; “-Dursan ne yapıyorsun?... Sırayı bozup başımıza iş açacaksın haa...”
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT