BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > “Keşke bu kazalar hep olsaydı” diyenler var mı?

“Keşke bu kazalar hep olsaydı” diyenler var mı?

Ben bir demiryolu mühendisiyim. 28 yaşındayım. Hayatımın yarısını demiryolu eğitimi ve çalışmaları ile geçirdim.



Ben bir demiryolu mühendisiyim. 28 yaşındayım. Hayatımın yarısını demiryolu eğitimi ve çalışmaları ile geçirdim. Önemli projelerde görevler aldım. Hatırı sayılır derecede güzel işler yaptım. Demiryolu harici kuruluşlardaki dostlarım, beni demiryolu ile özdeşleştirmişlerdir. 22.07.2004 gecesinden beri nedense herkes demiryolu konusunda uzman kesildil. Demiryolu konusunda daha önce ufak tefek birkaç araştırma yapmış bilim adamları ve siyasiler, “o yanlış, bu yanlış” söylenip durmaktadırlar. Zaten bu ülkede en çok bunu sevmiyorum. Kimse bildiği iş hakkında konuşmuyor, başkasını da konuşturtmuyor. Açık oturumlar yapılıyor; hükümete kızgın birkaç haberci, iktidar partisinin haricindeki eski ve yeni vekillerden birkaç kişi bir araya gelip, birisi atıyor, öbürü tutuyor. Sonra da “bugünkü tartışma programımız da burada sona erdi” diyerek, bu garip işi “tartışma programı” ile sıfatlandırıyorlar. Tartışmak, aynı fikirdeki insanların aynı şeyleri söylemesi mi demektir? Kaldi ki, bu programlara katılan katılımcıların büyük bir kısmı da demiryolu terimlerinin çoğuna da şey sıfatını takmalarına rağmen, gazetecilerimiz katılımcılara “demiryolunu bu kadar iyi bildiğinizi bilmiyorduk” demektedir. Onları izlerken, ağlanacak halimize gülüyorum sadece... “Demiryolu ruhu” Demiryolu neden ülkemizde batılı ülkelerdeki gibi gelişemedi? Çünkü her zaman bunu istemeyen birileri vardı. Bunu devlet politikası olmaktan uzak tutmaya çalışanlar vardı, şimdi de vardır. Şu ana kadarki fırsatları hiç kaçırmadılar, görüldüğü gibi şu anda da kaçırmıyorlar. Şimdi eskiye göre işleri biraz daha zor olduğu için daha çok gürültü çıkartıyorlar. Son zamanlarda demiryolu ile ilgili yapılan işler; unutulmuş demiryolu ruhunu harekete geçirmek üzere idi. Bu ruhu sindirmeyelim, yok etmeyelim. Geçtiğimiz aylarda demiryolu ile ilgili değişen kanunlar ve yapılan işler bir araya geldikçe, özel teşebbüsler de demiryolu sektörüne girecektir. Çünkü artık sadece devletin ayırdığı kaynaklarla bu tür hizmetlerin dünya standartlarına getirilebilmesi mümkün değildir. Yatırım yapılmadı Yıllardır yapılması gereken yatırımların çoğu yapılmamıştır. Ya da yanlış yatırımlar yapılmıştır. Kimse şu an çıkıp da, gerek demiryolunda, gerekse başka alanlarda meydana gelen kazalarda; ilgili işletme, tesis uluslararası standartlara uygun değil diye bugünkü yetkilileri suçlayamaz. Bir mühendis olarak şundan çok eminim. Hocalarım bana kızmasın ve bunu yanlış anlamasınlar lütfen. Sadece ve sadece durum değerlendirmesi yapıyorum. Kendilerinin demiryolu ve diğer konulardaki alanlarda uygun gördükleri tolerans ve hata paylarını, olmazsa olmaz şartlarını dikkate aldığımızda, şu an acaba ülkemizdeki kamu kurum ve kuruluşlarının elinde bulunan kaç tesis uluslararası standartlara göre uygunluk raporunu alabilir. O zaman standartlara uymayan tesisleri yarın kapatalım. Çünkü bunlar her an birilerinin canına malına zarar getirebilir. Hepsine kilit vuralım, yarın sokağa çıkmayalım. IMF’den hemen birkaç yüz milyar dolar kredi alalım ve bu işletmeleri standartlara uygun hale getirelim, ya da yenisini yapalım. Aslında kaza yapan hatta çalıştırdığımız trenlere hızlandırılmış tren değil de, daha az duran tren deseydik kimse bu kadar gürültüyü çıkartamazdı. Eskisine göre duracağı istasyon sayısı azaltılan, maddi sorunlar çözülerek, en çok zaman kaybedilen makaslardan, daha güvenli ve hızlı geçiş sağlanan Ankara-İstanbul arasını yolcu trenlerimiz yolu daha çabuk katetmeye başlamıştır. Yani kamunun kaynakları daha verimli kullanılmaya çalışılmıştır. Bu sizce kötü mü? Ben de TCDD Genel Müdürü ya da Ulaştırma Bakanı olsaydım, aynısını yapmak isterdim. Savaş Çelebi
Kapat
KAPAT