BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Haydi bakalım Sayın Valim !

Haydi bakalım Sayın Valim !

Siz hiç, üst geçidin olduğu bir yerde “Kestirme” diye, otobanı kullanmayan yaya gördünüz mü ?



Siz hiç, üst geçidin olduğu bir yerde “Kestirme” diye, otobanı kullanmayan yaya gördünüz mü ? Yasakların cazip hale geldiği bir ülkede, kesilen cezalar, alaycı ve ayıp bakışlar asla kafalardaki geri kalmışlığı silip süpüremez... Yasak delmek caziptir bizim insanımız için... “Buraya işemek yasaktır” diye yazılan duvar dipleri, eğer, en mükemmel ve pratik tuvalet olarak kullanılıyorsa bir ülkede, yasak kelimesi sinek vızıltısı gibi kalır kulaklarda... Yasak, ya silahla, ya dikenli telle, ya mayınlı yollarla, ya da şimşir copla önlenir bu ülkede... *** Türk Futbolu’nda devrim başlıyor... Stadlardaki güvenlik tedbirleri, yeni şekillenmiş haliyle, pisliklere, çirkinliklere, rezilliklere, kana, anarşiye geçit vermeyecek... Öyle değil mi Sayın Valim ? Eskiden, rakip bile olsak, kolkola gittiğimiz maçlardan, sonuç ne olursa olsun, güle oynaya, şakalaşarak çıkardık... Size göre “Bir daha yaşayamayız, göremeyiz” dediğimiz güzellikler, o özlenen tablolar, geri gelecek değil mi Sayın Valim ? Hani nasıl, bayram çocuklarının bir ayakkabı sevinci gibi, hayallerle yatacağımız rüyalardan “Bugün maça gideceğiz” diye mutlulukla uyanacağız şimdi biz değil mi ? Gazete sayfalarında, gözleri dönmüş, parmağını gözümüzün içine sokarak konuşan, ağızlarından tükürükler saçarak, bizi korkutmaya çalışan yöneticiler, bundan böyle kibar olacak değil mi Sayın Valim ? Stad çevrelerini örümcek ağı gibi sarmış, hâttâ polisin burnunun dibinde bile, karaborsa bilet satmaya çalışanlar, artık kazançlarını helâl yollarda arayacaklar değil mi ? Bilet kuyruklarında karambol yapan çapulcular, cepçiler, kapkaçcılar yüzünden polisimiz “Ya Bismillah” deyip, pata - küte, coplarla, tekmelerle, her önüne gelene girişip, can yakmayacak ve artık bundan böyle bizler de, elimizde sucuk ekmek, güle oynaya bilet sıramızın gelmesini bekleyeceğiz değil mi Sayın Valim ? *** 2 milyonluk bileti 25, beş milyonluk bileti 50 milyona neden aldığımızı bu güne kadar bir türlü anlayamamıştık... Yâni, bundan böyle, biletlerin üzerinde hangi rakam yazıyorsa, KDV’si ne ise, onu ödeyip, vergi kaçırılmadığına yürekten inanarak helâl edeceğiz paramızı, değil mi Sayın Valim ? Maçlardan bir gün önce, stad müdürlerinin ve kulüp yöneticilerin bilgisi dahilinde, tribünlere sokulup, üzerine yazılmış küfürleri, çocuklarımıza evde televizyon başında açıklayamadığımız ayıp sözleri, bundan böyle maçlarda görmeyeceğiz, yanlış anlamadıksa, değil mi Sayın Valim ? İlâcımızı içmek, hararetimizi söndürmek için yanımızdaki pet şişeleri ellerimizden zorla alıp, içine idrarlarını doldurduktan sonra, rakip takımın seyircisinine, misafir takımın kalecisinin kafasına atan ateşli seyirciler, artık uslanacaklar değil mi Sayın Valim ? Misafir gittikleri stadda, artık tuvalet lavaboları, muslukları, aynaları, kapıları kırılmayacak, koltuklar maç bitiminde bile, ilk günkü gibi, gıcır gıcır yerlerinde duracak değil mi ? Büyük kulüplerimizin kendi kurdukları güvenlik şirketleri, paralarını ödedikleri özel korumalar, kendi seyircisi arasında taşkınlık yapan taraftarı, tribünden alıp, polise teslim edecek değil mi Sayın Valim ? Bunlar, her ne kadar yönetimlerin paralı askerleri olsa bile, bir şey fark etmeyecek değil mi ? *** Öğrettikleri küfürleri söylemeyenlere bundan böyle zoraki yaptırım uygulanmayacak tribünlerde değil mi Sayın Valim ? Eğer, olur ya, kulüp amigoları karakola götürülürse, bunlar bir saat sonra başkanlar tarafından özel ricalarla polisin elinden alınmayacak değil mi ? “3 büyüklerin” maçlarında gün boyu, 2 tane sandviç bir ayran ile 20 saat nöbet tutturulan polisimiz, artık sinirini seyirciden çıkarmayacak, cuma, cumartesi ve pazar izinleri onlar için yeniden başlayacak değil mi Sayın Valim ? Futbolcuların bile tesislerde telefon ile konuşmasını yasaklayan, hocasının burnunu yere sürtmek için, basın önünde özür dileten, basına verdiği “Barış kahvaltısında” bile “Yanlış yaparsanız önce patronunuzla görüşür, netice alamazsam kendi yöntemimle işi çözerim” diye gözdağı vermek, artık tarihe karışacak değil mi Sayın Valim ? İteklenen, hor görülen, uşak muamelesi yapılan gazeteci arkadaşların haklarını da, ağzı bozuk yöneticiler karşısında siz koruyacaksınız değil mi ? Sayın Valim... Yanlış anlamadıksa, Türkiye’de stadlar artık, bir park, birer eğlence ve seyir yeri ve de, rakip taraftarla bile sarmaş dolaş olunacak barış alanları olacak değil mi ? Yine yanlış anlamadıksa, her şey, matikle yıkanmış, yumoşla yumuşatılmış, bütün pislikleri ütülenmiş kadar düzgün olacak bundan sonra değil mi ? *** Sayın Valim... Artık “Maça gidiyoruz” diye, evden çıkarken, vasiyetimizi yazmak içimizden geçmeyecek, kafamız, gözümüz, patlamadan bir bütün halinde maç dönüşü, sevdiklerimize tekrar kavuşacağız değil mi ? Yeni “Futbolda Şiddedi Önleme Yasası” ve onun en büyük uygulattırıcısı sizin sayenizde, bizim gönlümüz rahat, gözümüz arkada kalmayacak değil mi Sayın Valim ? “Haydi maça maça” diye coşkuyla yola çıkacak “Koşa koşa” sevdiklerimizin ocağına tekrar geri döneceğiz değil mi ? Size, şimdiden şükranlarımızı ve başarı dileklerimizi sunuyoruz... Allah yardımcınız olsun...
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT