BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Özürlü çalıştırma zorunluluğu

Özürlü çalıştırma zorunluluğu

Bilindiği gibi, 22 Mayıs 2003 tarih ve 4857 sayılı İş Kanununun “Özürlü, eski hükümlü ve terör mağduru çalıştırma zorunluluğu” başlıklı 30’uncu maddesinin 10’uncu fıkrası ile, 3713 sayılı Kanunun Ek 1’inci maddesinin (B) fıkrasında yer alan oranların, Bakanlar Kurulu tarafından belirleneceği öngörülmüştü.



Bilindiği gibi, 22 Mayıs 2003 tarih ve 4857 sayılı İş Kanununun “Özürlü, eski hükümlü ve terör mağduru çalıştırma zorunluluğu” başlıklı 30’uncu maddesinin 10’uncu fıkrası ile, 3713 sayılı Kanunun Ek 1’inci maddesinin (B) fıkrasında yer alan oranların, Bakanlar Kurulu tarafından belirleneceği öngörülmüştü. Bakanlar Kurulu tarafından yeni oranlar tespit edilene kadar eski oranların geçerli olacağı ise hükme bağlanmıştı. Konu ile ilgili olarak 19 Mart 2004 tarihli 25407 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Bakanlar Kurulu’nun 08 Mart 2004 tarihli ve 2004/6976 sayılı Kararname Eki Kararında; 22.05.2003 tarihli ve 4857 sayılı İş Kanununun 30’uncu maddesine göre iş verenlerin elli veya daha fazla işçi çalıştırdıkları iş yerlerinde çalıştırmaları gereken özürlü, eski hükümlü ve 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanununun Ek 1’inci maddesinin (B) fıkrası kapsamındaki terör mağdurları için öngörülen toplam çalıştırma oranının % 6 olduğu, Söz konusu % 6’lık oranın 4857 sayılı İş Kanunun 30’uncu maddesi kapsamına giren; Kamu iş yerlerinde; %4 özürlü, %2 eski hükümlü çalıştırılacağı hükme bağlanmıştır. Kamu iş yerleri için terör mağduru çalıştırılması zorunluluğu getirilmemiştir. Özel sektör iş yerlerinde ise; %3 sakat, %1 eski hükümlü ve %1 terör mağduru çalıştırılması kararlaştırılmıştır. Özel sektör iş yerlerinde kalan % 1’lik oranın, işverenlerin tercihine göre, özürlü veya eski hükümlü çalıştırma yönünde kullanılacağı hükme bağlanmış ve işverenlere bu alanda serbestlik tanınmıştır. Ancak, bu madde kapsamına giren özel sektör iş yerlerinde işverenlerin, kalan % 1’lik oranın kullanımı ile ilgili tercihlerini, bu kararın yayımlandığı tarihten itibaren 15 gün içinde bulundukları yerdeki Türkiye İş Kurumu İl ya da Şube Müdürlüğüne bildirmeleri gerekmektedir. Kıdem tazminatı tavanı Çalışan işçilere ödenecek kıdem tazminatı tavanı dönemsel olarak artmaktadır. Bu bağlamda 1 Temmuz 2004 tarihinden itibaren 4857 sayılı İş Kanunu kapsamında çalışanlara ödenecek bir yıllık kıdem tazminatının üst sınırı 1 milyar 574 milyon 740 bin TL olmuştur. Aylık brüt ücreti bu rakamdan fazla olan işçilere sadece bu rakam kadar bir yıllık kıdem tazminatı ödenebilecektir. Bunun üzerinde kıdem tazminatı ödenmesi mümkün değildir. SSK taban ve tavanı Bilindiği gibi Basın-İş Kanunu kapsamında çalışan basın işçilerine ödenecek kıdem tazminatı için herhangi bir tavan sınırlaması yoktur. Basın çalışanlarına aldıkları son brüt ücret üzerinden kıdem tazminatı ödenmektedir. Daha önce köşemizde açıkladığımız gibi, bugüne kadar birbirinden farklı olan asgari ücret ile SSK’nın prime esas kazançların alt sınırı arasındaki fark kaldırıldı. Buna göre, 1 Temmuz 2004 tarihinden itibaren asgari ücret ile sigorta primine esas kazancın alt sınırı arasındaki fark eşitlendi. Ayrıca üst sınırda alt sınırın 6,5 (altı buçuk) katı olarak uygulamaya kondu. Buna göre; SSK prime esas kazanç alt ve üst sınırı 1 Temmuz -31 Aralık devresinde; Alt sınır Aylık: 444.150.000. Günlük: 14.805.000. Üst sınır Aylık: 2.886.975.000. Günlük: 96.232.500.
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT