BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > “Savaş olan yerde şarkı söylenmez...”

“Savaş olan yerde şarkı söylenmez...”

Kadîm okurlarınız’ diye başlıyor bir mesaj ve devam ediyor: "Pompei ve Hedonizm adlı yazınızdan dolayı sizi alkışlıyor, cân-ı gönülden kutluyoruz. Bu azgın, zevk düşkünü insanları, ahlâksız insanları Allah ıslah etsin..."



Kadîm okurlarınız’ diye başlıyor bir mesaj ve devam ediyor: "Pompei ve Hedonizm adlı yazınızdan dolayı sizi alkışlıyor, cân-ı gönülden kutluyoruz. Bu azgın, zevk düşkünü insanları, ahlâksız insanları Allah ıslah etsin..." Bu temenniye ne denir? Aslında benim yaram daha derinde... Yani, genelgeçer insan davranışlarını göremeyecek bir sırlı perdenin ardında... Mesajı geçen dostumuz veya dostlarımız, Tolstoy'un, "Ahlâk kanunları çiğnenmeye hiç gelmez, hemen öcünü alır" sözünden mutlaka haberdardır. O yüzden, suyun üstünde yüzen çirkinliklerden çok, dalgaların gizlediği dipteki mercanların, yosunların ve dahî balıkların bulandırdığı kirlenmiş enginliğe dikkat çekmek istiyorum. *** Yazıdan dolayı bir mektup gönderen sayın Zeki Ordu da, "Pompei ve hedonizm adlı yazınızın günümüz insanını tarifte ne kadar isabetli olduğunu bütün okurların takdir etmiş olması gerekir. Beşeriyet tarihi nice ibret verici hadiselere şahittir. Ancak herkesin her hadiseden ibret alması belki de an meselesi. Bazen küçük, bazen büyük hadiseler maalesef o an için gündemi meşgul edip, daha sonra unutulup gitmektedir. Yazınızda da belirttiğiniz gibi günümüz insanı hedonizmin iğrenç çarkı arasında kaybolmaktadır. Bu kayboluş her zaman maddî yönden olmayabilir. Ancak cemiyeti ayakta tutan manevî güçler zaman içinde erozyona uğrayıp ferdiyetçi bir toplum haline gelmektedir" sözleriyle katılıyor benim ağrılarıma... O da biliyor, Napoli kıyılarında bulunan Vezüv yanardağının 23 Ağustos 79 yılında faaliyete geçmesiyle Pompei şehrinin haritadan nasıl silindiğini ve cesetlerin en son haliyle hâlâ durduğunu... Dahasını: "Ama bu felaket gelmeden önce bir çok deprem ve yanardağdan küller etrafa saçılmasına rağmen bu duruma alışmışlar bunu bir ikaz olarak görememişlerdir." Nuh Aleyhisselâm kavmini uyarırken ona "biz dağlara kaçarız" diyenler olmamış mıydı? Ad kavmi uzun bir süre susuzluk ve kıtlıktan sonra Hûd Aleyhisselâm'a gelen azap bulutunu göstererek "bak bize yağmur getirecek bulutlar" diyecek kadar bir peygamberi yalanlamamışlar mıydı? Semûd kavmi, "Hud kavmi sağlam binalar yapsalardı bu felâketten zarar görmezlerdi" diyerek gelen azabın ilâhi değil de sanki insanların tedbirsizliğinden olduğunu imâ ederek Salih Aleyhisselâm'a âsî olmamış mıydı? *** İnsanoğlunun gaflet içinde olduğu zaman doğruları göremediği veya görmek istemediğini belirtiyor Zeki Ordu ve devam ediyor: "Tarihin bazı devirlerinde toplumlar birtakım felaketlere dûçar olmuşlar bundan çok az kişi ibret almıştır. Günümüz insanının Pompei halkı, Ad ve Semûd kavminden ne farkı var?" *** "Pompei ve Hedonizm" başlıklı yazının bir cümlesi şöyle idi: "Egoizm ve hedonizmin kıskacına düşmüş dünya toplumları kendi Pompei'lerine kavuşmak için kıyasıya yarışıyorlar." Çünkü, "İman eden ve salih ameller işleyenlere rahman olan Allah bir sevgi bahşedecektir" (Meryem, 19/96) müjdesinden haberdar değil hiç kimse... ... (x) Cemil Meriç
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT