BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Midhat Paşa'nın ütopyası!.. -533-

Midhat Paşa'nın ütopyası!.. -533-

Hem Garp kültüründen hem de İslâmî bilgilerden mahrum olan Midhat Paşa, zekî bir kimseydi. Ancak kendisinin de bâzı vesîlelerle itiraf ettiği gibi iyi bir devlet adamı değildi. Memleketin kurtuluşu için tek çârenin Meşrûtiyet olduğuna inanmıştı...



Midhat Paşa, 31 Temmuz 1872'de Sadrâzam oldu ancak, uygunsuz davranışları ve yalanlarının ortaya çıkması üzerine üç ay içinde Sadrâzamlıktan azledildi (19 Şubat 1873). Aynı yıl Dîvân-ı Ahkâm-ı Adliye Nâzırlığına getirildiyse de kendisini Sadrâzamlıktan azleden pâdişâha karşı kin beslemeye başladı. Yeni Osmanlıların (Jön Türkler) Sadrâzam adayı oldu. Padişahı çıldırttılar! Midhat Paşa; Mütercim Rüşdî Paşa, Hüseyin Avni Paşa ve Müfsid İmâm (Hasan Hayrullah) işbirliği yaparak Sultan Abdülazîz Hanı tahttan indirip Beşinci Murâd'ı tahta geçirdiler. Ancak Abdülazîz Hanın hunharca katledildiğini duyan Sultan Beşinci Murâd'ın aklî dengesi bozuldu. Doktorların verdiği rapor üzerine tahttan indirilip yerine Abdülhamîd Han geçti. Abdülhamîd Hanın muhâlefetine rağmen Midhat Paşa ve arkadaşlarının basîretsizlikleri yüzünden 24 Nisan 1877'de "Doksanüç Harbi" diye bilinen Osmanlı-Rus Savaşına girildi... Boğularak öldürüldü... 5 Şubat 1877'de Sadâretten azledilerek yurtdışına çıkarılan Midhat Paşa, daha sonra Suriye Vâliliğine tâyin edildi. Devlet aleyhindeki faaliyetleri sebebiyle merkeze daha yakın olan Aydın Vâliliğine getirildi (1880). Bu sırada, Abdülazîz Hanın katliyle ilgili olarak teşkil edilen mahkeme tarafından îdâma mahkum oldu. Ancak, Pâdişâh îdâm hükmünü sürgüne çevirtti. İzzeddîn Vapuru ile Cidde üzerinden Tâif'e gönderildi. İngilizler tarafından kaçırılacağını haber alan Hicaz Vâlisi Osman Nuri Paşanın emriyle 8 Mayıs 1884 gecesi kaldığı odayı basan Berber İsmâil adındaki bir asker tarafından boğularak öldürüldü. Zeki bir kimseydi; ancak!.. Garp kültüründen ve İslâmî bilgilerden mahrum olan Midhat Paşa, zekî bir kimseydi. Ancak kendisinin de bâzı vesîlelerle îtirâf ettiği gibi iyi bir devlet adamı değildi. Sorumluluktan çekinmeyen ve kibirli bir kişi olan Midhat Paşa, devlet sırlarını en olmadık kimselere söylemekten çekinmezdi. Siyâsî tecrübeden mahrûm olduğu gibi, memleketin kurtuluşu için tek çârenin Meşrûtiyet rejimi olduğuna inanmıştı. İbn-ül-Emin Mahmûd Kemâl İnal'ın tâbiriyle; "Önünü ardını gözetmez, yaptığı işi düşünmez!" bir adamdı...
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT