BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > N’apayım ben şimdi?

N’apayım ben şimdi?

Özledim. Değerli okuyucularım, sizi bilmem ama ben sizi özledim. Bir itiraf daha. Bazen, benim müdahalem olmasa dünya yan yatıverecekmiş gibi bir duygu taşırım içimde. Dünya hadi neyse de benim değerli fikirlerim olmasa Türkiye’nin dengesini kaybedeceği kesin!..



Özledim. Değerli okuyucularım, sizi bilmem ama ben sizi özledim. Bir itiraf daha. Bazen, benim müdahalem olmasa dünya yan yatıverecekmiş gibi bir duygu taşırım içimde. Dünya hadi neyse de benim değerli fikirlerim olmasa Türkiye’nin dengesini kaybedeceği kesin!.. On beş gün önce kendimi aynada işte böyle görüyordum. Şimdi ise tısss. Adeta sönmüş bir balon gibiyim. Ben desem de demesem de her şey olacağına varıyor. Şimdiki haletiruhiyem aynen böyle. Ne oldu bana? Tatil tabii. 15 günlük tatilde sinirlerim çekildi sanki. Gerginlik merginlik kalmadı. Ben şimdi nasıl ibrikçibaşı olacağım?!. Onu oraya değil de buraya koyun, demek gelmiyor içimden! Şunun şurasında iki satır yazı yazıp 3-5 kuruş para alıyordum. Hayat güzel, kıymetini bilin, desem; yine aynı parayı verirler mi acaba? Tatil dönüşü böyleyim işte. İki arada bir derede kalma hali yani!.. Vakti zamanında aslan ile kurt arkadaş olmuş. Günlerce birlikte gezip tozmuşlar. Sonunda karınları acıkmış. Tepenin üzerine duran aslan, arkadaşı kurda aşağıdaki ineği gösterip; “Kuyruğum dimdik oldu mu?” diye sormuş. Geriye dönüp bakan kurt; “Evet, oldu” demiş. Aslan bu sefer de, “Yelem kabardı mı?” diye sormuş. Yelenin diken diken olduğunu gören kurt, “Kabardı” demiş, saygıyla. Aslanın, “Gözlerim nasıl, kanlandı mı” demesiyle dizlerinin bağı çözülen kurt, “Evet efendim, kanlandı” demiş. Kurdun bu tasdikiyle kükreyen aslanın, hamle etmesiyle boynundan ısırdığı ineği yere devirmesi bir olmuş... Kendilerine mükellef bir ziyafet çekmiş iki arkadaş. Gel zaman git zaman; kurt bir gün yine gezintiye çıkmış. Bu seferki arkadaşı tilki. Yine acıkmışlar. Az ileride otlayan ineği gören kurt; sormuş tilkiye: “Kuyduğum dik mi?” Hiç de öyle değilmiş. “Hayır” demiş tilki. “Dik, de” diye çemkirmiş kurt. Kurttan çekinen tilki, “Evet, dik” demiş. “Peki, yelem kabardı mı?” Başının derde girmesini istemeyen tilki, “Evet” demiş çaresiz. “Gözlerim kızardı mı?” Sapsarı fersiz gözlere bakan tilki; yine tasdik etmiş: “Evet!” Kurt fırlamış yerinden fırlamasına ama inekten yediği çifte darbesi sonucu aynı hızla geri gelip; külçe gibi cansız yığılmış tilkinin önüne. Ayaklarının dibinde yatan kurdun leşine bakan tilki, hafifçe eğilip; “Hah, şimdi oldu” demiş. “Kuyruğun dikildi, gözlerin kanlandı, tüylerin kabardı.” Şimdi ben neyim? Aslan değilim bir kere, tilki de. Geriye kala kala bir kurt kalıyor ki onu da söylemeye dilim varmıyor doğrusu!.. MI ACABA?!. Kucaktan inmeyen bebek daha başarılı oluyormuş... Gel de sepette bebek taşıyana anlat bunu! *** Beckham’ın penaltı kaçırdığı topu 34 bin 382 dolara satılmış... Madem ıskalama prim yapıyor, bizim siyasetçiler köşe oldu say! *** Elle yemek yemek güzel bir yolda çıplak ayakla yürümek gibiymiş... Bunu söylemek için neden senelerce beklendi acaba? *** Hayatın sırrı rüyalarda gizliymiş... Rüya görmeyen ne yapsın peki?
Kapat
KAPAT