BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Irak’a giden kamyon yazıları...

Irak’a giden kamyon yazıları...

* Irak muz kabuğuna benzer... Tek farkı ayak bastığında ayağın değil hayatın kayar... * Aşıksan vur saza, şoförsen Musul’da köküne kadar bas gaza...



* Irak muz kabuğuna benzer... Tek farkı ayak bastığında ayağın değil hayatın kayar... * Aşıksan vur saza, şoförsen Musul’da köküne kadar bas gaza... * Irak dikenli bir hayat, gidende mi kabahat?... * Uzaktan geçeceğim, haberin olmayacak... * Kerkük yollarında gül olacağıma, köyümün bağlarında diken olurum... * Değil mi bunca acının sonu bir avuç toprak... Ölümden yana korkum yok, tek korkum ihanete uğramak... * Öyle birine rehin ol ki, sen ölünce o hiç yaşamasın... * Umuda hançer çekse de ölüm, unutma umuda hançer işlemez gülüm... * Sen Irak’ta batan güneş, ben yollarda çilekeş... * Yollar gidişime, militanlar oturuşuma hasta... * Gönlünde yer yoksa güzelim... Farketmez ben kelle koltukta da giderim... * Burma burma bıyıklarım... El Kaide seni ayıklarım... Tebeşir Tozu... “İşinin yapılmasını istiyorsan kendin git... İstemiyorsan başkasını gönder...” (Benjamin Franklin) İtiraf Reyonu (isim: yurddaş... şehir: istanbul... yaş: 23...) Bizim yurdun yemekhanecisi Mehmet Abi’nin telefonunu biri durmadan çaldırıyor... Mehmet Abi arayınca da cevap vermiyor... Baktım Mehmet Abi sinir küpü olmuş, “Ülen” diyor, “Bir açıveese telefonu, ben biliyom ona ne deeceğimi”... Bu arada da edeceği okkalı lafları tasarlıyor... Hemen aklıma bir cinlik geldi... Dedim ki; “Mehmet Abi sen numarayı ver, benim telefondan arayayım, belki açar”... O da kabul edip numarayı verdi... Ben arayınca karşıdaki eleman telefonu açtı, telefonu Mehmet Abi’ye verdim, açtı ağzını yumdu gözünü, karşıdaki eleman daha konuşamıyor bile... Ben gülmekten yerlere yatıyorum... Çünkü karşıdaki benim arkadaşlarımdan biri, ben Mehmet Abi’ye çaktırmadan benim arkadaşı aradım... O da bilmeyerek bir güzel saydı... Mehmet Abi telefonu kapatınca ben hemen arkadaşı arayıp durumu anlatmaya karar verdim... Aradığımda ulaşılamıyodu, çocuk korkudan telefonu kapatmış... Rakamlarla Skandal... (Tamer Karadağlı’nın alnındaki bant ne iş?...) % 1: Durumu eşine anlatırken olmuş küçük bir bardak kazası... % 1: Gizli kamerayı farkedip, şantajcılarla girdiği didişme... % 1: Kötü görüntü vermemek için ergenlik sivilcesini kapatma... % 97: Alnındaki kara lekeyi kapatmak için... Küçük İlan... “-Bana bakk Serkan - bana bi daha msj atma, annem farketti... Bela mısın sen olum... Kara çiçeğin batsın...” (Betül - MMC SMS kuşağı - Yazım hataları orijinaldir...) Hayata dair... Çocuğumu yeniden yetiştirmem mümkün olsaydı, Ona işaret parmağımı kaldırıp yasaklar koymak yerine, Parmaklarıyla resim yapmayı öğretirdim... Hatalarını daha az düzeltir, onunla daha çok yakınlık kurmaya çalışırdım... Onu sadece gözlerimle izler saat kısıtlamaları koymazdım... Daha ilgili olmaya çalışır, daha çok şefkat göstermeye çalışırdım. Onunla daha çok yürüyüşlere çıkar, uçurtmalar uçururdum... Ona karşı ciddi bir tavır içinde olmak yerine onunla oyun oynardım... Onunla kırlarda koşar, yıldızları seyrederdim... Onunla daha az çekişir, ona daha çok sarılırdım... Ona her zaman katı davranmaz,onu daha çok onaylar ve yüreklendirirdim... Güç konusunda daha az ders verir, sevgi konusunda daha çok şey öğretirdim... - Dianne Loomans - bizimkiler * Engin Abi’nin evine giren hırsız gazeteden aramış, “Abi sen olduğunu bilmiyordum, kusura bakma” deyip, cüzdan ve telefon kartını Florya sahilinde koyduğu kayanın altını tarif edip kapatmış... “Ama telefona ihtiyacım var” deyip kapatmış... (Yüzde yüz gerçek) *** * 70 yaşındaki Alişirin Abi hatıra olsun diye Beşiktaş forması ile kulüpte resim çektirmiş... Cem resimleri arşivlerken Ali Abi’yi tanımamış; “-Cahit Abi bu son transfer de İspanyol mu?...” (Yüzde seksen gerçek) temelin yeri Oldukça yaşlı Fadime, avukatın bürosuna girmiş ve boşanmak istediğini söylemiş... Avukat şaşkın; -Lütfen söyler misiniz, kaç yaşındasınız?... “-Seksendört...” -Peki eşiniz kaç yaşında?... “-Seksensekiz...” -Kaç yıldır evlisiniz?... “-Önümüzdeki ay altmış sene olacak...” -İnanmıyorum... Altmış sene sonra, bu yaşta boşanmak istiyorsunuz... Peki nedenini sorabilir miyim?... “-Yeteri kadar sabrettim... Artık dayanamıyorum...” kadınlar erkekler (Bir Azeri sitesinden latifalar...) Bir nefer qebristanlıqda qebirlerden birinin yanında hönkür-hönkür ağlayırmış: “-Sen hele ölmemeliydin... Senin ömrün hele qalmışdı... Öldün, hamımızın felaketi oldu ölmeyinle...” Bunu gören qebirsanlıqda bir nefer gelir: -Ne oldu, qardaşındı, atandı, Allah rehmet elesin... “-Yoh, arvadımın birinci eriydi...” ayaküstü Okullara “Toplum hizmeti dersi” getirildi... Ders programında; “Kimsesizler yurduna ziyaret, çevre kuruluşlarında gönüllü çalışma, hayvan derneklerinde faaliyet, engellilere yardım, huzurevini ziyaret var...” Bence bunları, konservatuar öğrencilerinin ders programına koymak lazım... “Televole hizmeti dersi” adı ile... diyAlog (Televole Bodrum’da Ata Demirer’le gündeme bakıyor...) MUHABİR: Son dönemin şarkılarından hangisini beğeniyorsunuz?... ATA DEMİRER: Bir tane var ya; “Zalim... Oyun bozan... Çık dışarıya oynayalım...” Bugünün buluşu İlk kez bir şirket arabasına “Hatalıysam ara” notuyla telefon numarası yazıldı... (11.08.1998) sanatik kritik ““Paraya ve maddiyata dayanan bir ilişkim yok ki ‘Kart Finans’ olayım... Hülya Avşar’ı mahkemeye vereceğiz... Ben ortalık maymunu muyum canım...” (Mehmet Ali Erbil) politik kritik ““Arkasını Karadeniz çimentosuna dayayan insanın sırtı yere gelmez... Trabzon gezimizde onurlu, tutarlı ve aslan gibi bir Türkiye’nin temelini attık...” (Mustafa Sarıgül) sportik kritik ““Hakan Şükür için yorum yapmak, onu anlatmayı sınırlar... Ben onun için ‘bir numaram’ diyorum zaten... Başka bir şey söylemeye gerek yok...” (George Hagi) Şifa Yemek Öğle Menüsü; Ezogelin Çorba... Kuru Köfte... Piyaz...
Kapat
KAPAT