BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Yalnız âlim Molla Hüsrev -535-

Yalnız âlim Molla Hüsrev -535-

Heybetli, tevâzu sâhibi bir zât olan Molla Hüsrev; güzel ahlâk, vakûr, yüksek ilim ve İslâm dînine uymaktaki titizliğiyle halkın ve devlet adamlarının sevgisini kazanmış bir âlim idi. Bu büyük zat, yalnız yaşamayı ve kendi işini kendisi görmeyi severdi...



Sultan İkinci Murâd Han memleketi iç ve dış huzûra kavuşturduktan sona tahttan çekilmiş, yerine oğlu Fâtih Sultan Mehmed'i oturtmuştu. Ancak düşmanlar, sultanı çocuk yaşta görüp sefer hazırlıklarına başladılar. Bunun üzerine İkinci Murâd Han tekrar tahta geçti ve Fâtih Sultan Mehmed'i Manisa'ya gönderdi. İlim adamlarının çoğu birer bahâne ile Manisa'ya gitmek istemedi. Molla Hüsrev Kazaskerlikten istifâ ederek Şehzâde Mehmed ile birlikte Manisa'ya gitmeye karar verdi... Fâtih tahta geçince... Fâtih onun bu karârını duyunca; "Vazîfenize devâm edin, zîrâ memleketin size ihtiyâcı var" dediyse de Molla Hüsrev; "Tahttan ayrılıp Manisa'ya giderken, sizi yalnız bırakmam uygun olmaz. Müsaade buyurun geleyim" diyerek samîmiyetini bildirdi ve birlikte Manisa'ya gitti. Şehzade Mehmed bu muhterem âlimden çok istifâde etti... Daha sonra Fâtih tahta geçince, Molla Hüsrev de Sultan'ın yanına geldi. İstanbul'un fethinden sonra Galata ve Üsküdar Kâdılıklarına tâyin edildi; Ayasofya Müderrisliğini de yürüttü. Bir ara Bursa'ya gidip medrese kurdu ve ilim öğretmekle meşgûl oldu. Bu sırada Fâtih Sultan Mehmed Han tarafından İstanbul'a dâvet edilen Molla Hüsrev, İkinci Osmanlı Şeyhülislâmı Fahreddîn-i Acemî'nin vefâtı üzerine 1460 yılında Şeyhülislâmlığa tâyin edildi... "Zamânımızın Ebû Hanîfesi" Molla Hüsrev, devletin bu en üstün ve en şerefli fetvâ makamında yirmi sene adâlet ve hakkaniyetle vazîfe yaptı. Fâtih Sultan Mehmed Han, Molla Hüsrev'den söz ettiği zaman; "Zamânımızın Ebû Hanîfesi'dir" diyerek takdir, teveccüh ve sevgisini belirtti. Bir düğün yemeğinde hocası Molla Gürânî'yi sağ yanına, Molla Hüsrev'i de sol yanına alarak, iltifâtta bulunmuştu. Orta boylu, gür sakallı, kıymetli elbise giyen, heybetli, tevâzu sâhibi bir zât olan Molla Hüsrev; güzel ahlâk, vakûr, yüksek ilim ve İslâm dînine uymaktaki titizliğiyle halkın ve devlet adamlarının sevgisini kazandı. Bu büyük âlim yalnızlığı ve kendi işini kendisi görmeyi severdi. Konağında hizmetçileri olduğu hâlde hiç birini kendi hizmetinde kullanmaz odasını kendi süpürür, lambasını kendi yakardı... Molla Hüsrev birçok talebe yetiştirdi. Fıkıh âlimi ve şâir olarak şöhret buldu. Önceki âlimlerin kitaplarından her gün iki yaprak yazmayı âdet hâline getirmişti. Vefât ettiğinde kendi el yazılarıyla yazılmış pekçok nefis eserleri görüldü...
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT