BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Korkudan vazgeçtiler -288-

Korkudan vazgeçtiler -288-

Yusuf, gerçekten kuvvetli bir rakiple karşılaşınca oyunbaz bir kedi olmaktan çıkıp ezici, yırtıcı bir kaplan halini alıveriyor. Temel sütunlarını andıran bacakları üzerine dikiliyor, kollarını açıyor ve sanki birden fırlayıp rakibini ezecek, pestilini çıkaracakmış gibi mesafesini ayarlıyor.



Yusuf, gerçekten kuvvetli bir rakiple karşılaşınca oyunbaz bir kedi olmaktan çıkıp ezici, yırtıcı bir kaplan halini alıveriyor. Temel sütunlarını andıran bacakları üzerine dikiliyor, kollarını açıyor ve sanki birden fırlayıp rakibini ezecek, pestilini çıkaracakmış gibi mesafesini ayarlıyor. Koster and Bal’de geçen hafta antrenman için karşısına çıkarılanların hepsi de sadece kendilerini savunmakla yetindiler. Aslına bakarsanız hiç birinin savunması, korku içinde titrerken teker teker tuş olmalarını önlemeğe yetecek kadar değildi. Geçen salı gecesi antrenman ve gösteri güreşi için karşısına beş güreşçi çıkacaktı. Birincisi Meksikalıydı. Türk, sanki onu ezecek, toprağın içine sokacakmış gibi kaplanlara yaraşır bir şiddetle üzerine yürüdü. Öyle ki bir dakika dayanamadı, minderde dümdüz oldu, Türk yakaladığı gibi onu kolları arasına alıp öyle bir sıktı ki, Türk’ün ayakları dibine yığılıp kaldı. Bunu gören diğer dört güreşçi, galip gelirlerse 100 dolar vaat edilmiş olmasına rağmen mindere çıkmaktan vazgeçtiler.” 21 Mart 1989 tarihli New York World gazetesinde, Yusuf ve 26 Mart’ta yapılcak güreş hakkında şunlar yazıyordu: “Amerikan Şampiyonu Roeber, Yousouf ile güreşmeğe hazır. Kazanan 500 dolar alacak. Yusuf’un bütün düşüncesi yemek ve güreş, ancak hangisini daha çok sevdiğini söylemekte zorlanıyor. Güreş üç tuş üzerinden yapılacak ve iki tuş yapan galip sayılacak. Yousuof’un meneceri Doublier, ‘Biz buraya güreşmeğe geldik, konuşmaya değil, Yousouf, güreşmek istiyor, o, ancak güreştiği zaman mutlu oluyor’ diyor. Yousouf, müthiş iştihalı ve yemeğe çok düşkün. O, içki ve sigara içmez, eşinden başka yabancı kadınlarla ilgilenmez. Onun elinde bir koyun budu akıl almaz bir hızla mideye iner ve kaybolur. Bu ülkede güreşe ilgi yok. Müthiş Türk’ün güreşe ilgiyi uyandıracağına inanılıyor. Fransa’da onun güreşini seyredenler, Yousouf’un çok dürüst olduğunu, hiçbir parayla satın alınamayacağını söylüyorlar. Eğer öyleyse, danışıklı güreş yapan bizim Amerikalı güreşçiler yandı. Ey Amerikalılar, mertçe güreş yapan birisini seyretmeğe hazır olun. Yousouf, Amerika’da güreşin sevilmesi için çok büyük fırsat. New Yorklu güreşseverler, Yousouf karşsında ABD bayrağının şerefini kimin kutaracağını merak ediyorlar.” 23 Mart 1989 tarihli Evening World gazetesi, “Yousouf’un hiçbir teknik bilgisi olmadığı iddialarını ele alan New York Atletik Kulübü Güreş Antrenörü Hugh Leonard, ‘İddiaları daha dikkatli ileri sürmek gerek. Teknik bilgiye sahip olmayan hiçbir kimse, tekniği kuvvetli kimseyi yalnızca kuvvetle yenemez. Sadece kuvvet ve sür’at, tekniğe dayanamaz. Türk’ün yeteri kadar tekniğe sahip oluğuna inanıyorum, eğer tekniği olmasaydı, kilosu ona yakın bulunan ve aynı zamanda da çok teknik bir güreşçi olan Fransa Şampiyonu Paul Pons ve benzeri güreşçileri yenemezdi.’ dedi.” Şeklinde haber vererek, Yusuf’un yalnızca acı kuvvetiyle güreş kazandığı iddialarına cevap verdi. Roeber ve arkadaşları Yusuf, hakkındaki kampanyalarını son güne kadar devam ettiler. 26 Mart 1898 tarihli New York World gazetesinde, Roeber’in yardımcısı Fitzsimmons’un, “Türk bir ordu adamı yenecek kadar iri olablir, ancak Roeber’in zekasını asla.” şeklindeki beyanatını, Amerikan Şampiyonu Roeber’in, “İşimi bitirmeden önce o iri adama minderin tozunu yutturacağım.” sözleri tamamlıyordu. Yusuf’un demeciyse, “Kazanmam gerek ve kazanacağım. Sultan beni buraya Amerika’nın en iyi güreşçilerini yenmeğe gönderdi. Bunu yüzümün akıyla başaracağım, kuvvetliyim, ustayım, işimin ehliyim.” şeklinde tevazu gösterisiydi. > DEVAMI VAR Not: Önceki bölümleri okuyamayanlara noksan bölümler e-mail ile gönderilir. HD
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT