BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Devletin “kasa”sından yarının “banka”sına

Devletin “kasa”sından yarının “banka”sına

Adı banka olan ama bankacılık işlemlerinden ziyade emekli maaşı, vergi ödemesi gibi muameleler için hatıra gelen bir kurumdur Ziraat Bankası.



Adı banka olan ama bankacılık işlemlerinden ziyade emekli maaşı, vergi ödemesi gibi muameleler için hatıra gelen bir kurumdur Ziraat Bankası. Kredi veya kredi kartı almak, akreditif açmak gibi ihtiyaçlarda kapısı en son çalınacak bankadır. Banka idi demek daha doğru olur sanırım, zira Genel Müdür Can Akın Çağlar’ın ortaya koyduğu rakamlara baktığımda, bankacılık gelirleri giderlerini -artık- karşılayan, katrilyonlara varan bireysel ve ticari kredi veren, piyasa rekabetine açılan bir bankaya dönüşmekte yılların Ziraat’i. Devletin kasası gözüyle baktığımız yer kredi kartı veriyor artık. O hantal ve soğuk yapı, yüzünü yavaş da olsa müşteriye dönmeye başlıyor. “Mevduatı toplayıp, bono-tahvil yoluyla devletin Hazinesine boca etme” görevinden ufak ufak sıyrılıp, piyasaya kredi plasmanı yapmaya, ithalat ve ihracata aracılık etmeye çalışıyor. Tabii, son günlerde bir Ziraat şubesine işi düşen ve beklediği kuyruk ile gördüğü muameleden muzdarip olanlar, bu yazıyı okuyunca “amma da methetmiş” diyebilirler. Bu bir övgü yazısı değil. Yıllardır müşteri, kredi, rekabet gibi kavramların neredeyse yanından geçmeyen bir yapının, bir anda özel bankaların ayarında hizmet vermesi hayalcilikten de öte olur. Ama Genel Müdür’den başlayan irade ve dönüşüm çabasının da semeresini vermeye başladığı görülüyor. Görev ve zararı 1994’den sonraki dönemde tanıştı Türkiye “görev zararı” denen ucubeyle. Siyasi popülizmin, oy için seçmene ulufe dağıtmasının kibarcası yani. En büyük zararlar Ziraat Bankasında birikmişti. Çünkü devletimiz, yüzde 90 faizle toplanan mevduatın, çiftçilere yüzde 30 faizli kredi olarak verilmesini “buyurmuştu”. Banka da aradaki farkı “verilen görevin (!) zararı” olarak bilançosuna yazmıştı. Yirmi milyar doları aşkın bir rakamdan bahsediyorum. 2001’de bu zararların karşılığı olarak bu bankaların bilançolarına “devlet tahvili” kondu. Yani kamunun “kutsal!” görevinin zararını milletçe üstlendik. Artık bu tür saçmalıklar olmayacak. Genel Müdür Çağlar’ın ifadesiyle, “doğacak maliyeti önceden bütçeye konmayan hiçbir görev verilemeyecek”. Ziraat “iyi banka” olma yolunda. Zirvede yalnızlık çektiklerini söyleyen bankalara duyurulur.
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT