BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > “Saltanatı ne yapayım?”

“Saltanatı ne yapayım?”

Yusuf aleyhisselâm, kardeşlerine kendisini tanıttıktan sonra, babası Yakûb aleyhisselâmın hâlini, kendisinin yokluğundan sonra onun ne durumda olduğunu sordu.



Yusuf aleyhisselâm, kardeşlerine kendisini tanıttıktan sonra, babası Yakûb aleyhisselâmın hâlini, kendisinin yokluğundan sonra onun ne durumda olduğunu sordu. Onlar da; “Senin için üzüldü ve çok ağladı. Bu sebeple gözleri görmez oldu” diye cevap verdiler. Bunun üzerine Yusuf aleyhisselâm, hemen gömleğini çıkarıp onlara verdi ve dedi ki: - Bunu babama götürün, yüzüne sürsün. O, benim kokumu koklasın ve gömleğimi gözlerine sürsün. O artık rahatlıkla görmeye başlar. Sonra babam ve siz, bütün çoluk çocuğunuzla birlikte geri bana gelin! Bundan sonra Yusuf aleyhisselâm, kardeşlerinin bütün sefer ihtiyaçlarını hazırladı. Ayrıca, babası Yakûb aleyhisselâma verilmek üzere, onun bütün hanedanı ile birlikte Mısır’a teşriflerini isteyen bir mektup da verdi. Kardeşleri gömleği de alarak yola çıktılar. Diğer taraftan Yakûb aleyhisselâm, gömleğin yola çıkarıldığı saatte, derinden derine çektiği birkaç nefesten sonra yanındakilere dedi ki: “Eğer bana yaşlılık sebebiyle noksan akıllılık nisbet etmezseniz, ben muhakkak Yusuf’un kokusunu duyuyorum.” Allahü teâlâ Yusuf aleyhisselâmın lâtif ve has kokusunu Hazreti Yakûb’a mucize olarak ulaştırmıştır. Müjdeci gelip de Hazreti Yusuf’un gömleği Hazreti Yakûb’un yüzüne sürülünce, Yakûb aleyhisselâm eskisi gibi görmeye başladı. Bu hâdise Kur’an-ı kerimde mealen şöyle beyan buyuruldu: (Vakta ki müjdeci geldi. Yusuf’un gömleğini [Yakûb aleyhisselâmın] yüzüne sürdü. Gözleri açılıverdi.) [Yusuf 96] Müjdeyi getiren Yehûda idi. Daha yola çıkmadan önce demişti ki: “Babama; ‘Yusuf’u kurt yedi’ diye kanlı gömleğini götürerek, üzülmesine sebep olmuştum. Şimdi de onun gömleğini ben götürüp sevindireyim.” Yakûb aleyhisselâmın gözleri açılınca, oğullarına dedi ki: “Ben size, ‘Sizin bilmeyeceğiniz şeyleri, Allahü teâlâ tarafından biliyorum!’ demedim mi?” Onların bilmediği şeyden muradı, Yusuf aleyhisselâmın hayatta olduğu ve Allahü teâlânın birbirlerine kavuşturacağıdır. Yakûb aleyhisselâm, müjdeyi getiren Yehûda’ya sordu: - Yusuf [aleyhisselâm] ne durumdadır? - Mısır Azîzidir. - Mülk ve saltanatı ben ne yapayım? Ben hangi din üzere olduğunu soruyorum. - Elhamdülillah İbrahim aleyhisselâmın dini üzeredir. - İşte şimdi nimet tamam oldu!
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT