BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > 15 milyar dolarlık “insan pazarı”

15 milyar dolarlık “insan pazarı”

İnsan ticareti ve göçmen kaçakçılığı, dünyada uyuşturucu-silah kaçakçılığından sonra en fazla gelir sağlayan sektör(!) haline geldi. BM’nin raporlarına göre söktörde yıllık 15 milyar dolar dönüyor.



İSTANBUL - Küreselleşmeyle birlikte ülkeler arasındaki sosyal ve ekonomik imkân farklılığının belirgin olarak artması, yasa dışı insan ticareti, göçmen ve organ kaçakçılığını da beraberinde getirdi. İnsan ticareti ve göçmen kaçakçılığı gibi global nitelikli suçlardan bir çok ülke etkileniyor. Ayrıca bu alanda yapılan yasa dışı ticaretin sağladığı büyük çıkarlar sebebiyle organize suçların da hızla arttığı görülüyor. Öyle ki, “insan tacirliği” dünyada silah ve uyuşturucu kaçakçılığından sonra en fazla gelir sağlayan organize suç olarak karşımıza çıkıyor. Hatta Birleşmiş Milletler’in (BM) yapmış olduğu araştırmalara göre bu konuda yıllık 10-15 milyar dolarlık gayri hukukî bir pazar oluştu... Kavramlar karıştırılmamalı Göçmen kaçakçılığı; insanların daha iyi şartlarda yaşama, iş bulma ve bulundukları ülkelerdeki siyasi, ekonomik ve sosyal istikrarsızlıklar gibi sebeplerle göç etme çabaları sonucu ortaya çıkıyor. İnsan ticareti ise; insanların tehdit, baskı ve şiddet kullanarak veya çaresizliğinden yararlanarak kazanç ve çıkar sağlamak için zorla çalıştırılması, organlarının alınması; bebek kaçakçılığı veya özellikle kadınların cinsel amaçlı olarak kullanılması manâsını taşıyor. 10-15 bin dolara ‘evlat’ İnsan kaçakçılığı “fazla gelir getirdiği” için bu işi yapanların iştahı kabartıyor. 2002 yılının verilerine göre dünyada 60 bin çocuk evlât edinilirken, bunun 3’te birinin ABD bağlantılı gerçekleştiği ifade ediliyor. Bu çocuklar, başta Kamboçya gibi gelir seviyesi çok düşük ülkelerden getiriliyor. Bir insan taciri, evlât edinen aileden çocuğu asgari 10 - 15 bin dolar alırken, ailesine ortalama 500-750 dolar ödüyor. Dolayısıyla bu işleri kanunî olmayan yollardan maddi kazanç sağlamak amacıyla gerçekleştiren organizatörlerin de ortaya çıkmasını sağlıyor. Türkiye ‘nasıl’ etkileniyor? Coğrafı konumu, demokratik ve ekonomik yapısı ve diğer bölge ülkelerine nazaran gelişmişliği itibariyle Türkiye, insan ticareti açısından ‘hedef’, göçmen kaçakçılığı açısından da ‘hem hedef, hem transit ve hem de kaynak ülke’ olarak aynı anda üç yönlü etkileniyor. İnsan ticareti ve göçmen kaçakçılığı yapan organizatörler, 6 demir yolu, 37 hava, 42 deniz ve 19 kara olmak üzere toplam 104 hudut kapısını kullanıyor. Organizatörlerin bu yolları ağırlıklı olarak ‘transit’ geçiş yolu olarak kullandıkları belirtiliyor. Neden ge(tiri)liyorlar Kadınlar Türkiye’ye farklı işlerde çalışacakları yönünde yalan söylenerek, evlenme vadedilerek, ya da Türkiye’de çalışmış başka kadınlar tarafından kandırılarak getiriliyorlar. Öncelikle ev işleri, çocuk bakıcılığı gibi farklı sektörlerde ya da seks istismarı içermeyen eğlence sektöründe çalıştırılmak üzere de getirilen kadınlar; ailesine ya da kendisine senet imzalatmak, baskı, şiddet uygulamak, belgelerine el koyma gibi metodları kullanarak kontrol altında tutuluyorlar. Daha sonra cinsel amaçlı kullanılmaya başlanan kadınlar üzerinden büyük miktarda paralar kazanılıyor. Zorlama ve baskı olmadan da para kazanmak için kendisine bu yolu seçen kadınların da söktörde büyük bir yer tuttuğu emniyet kayıtlarında görülüyor. Gittikçe azalıyor Yabancı kadınların kendi istekleriyle ülkemizde karıştığı fuhuş suçu gittikçe azalıyor. 2000 yılında 3 bin 529 iken, 2001 yılında 3 bin 508’e, 2002 yılında 2 bin 557’e ve 2003 yılı itibarıyla da bin 775’e düştüğü görüldü. Son 5 yılda, 7 bin 925’i bulaşıcı hastalık taşıdığı gerekçesiyle olmak üzere toplam 35 bin yabancı tesbit edilerek sınır dışı edildi. Fuhuşa teşvik ve aracılık etmekten dolayı da 2000’de 760, 2001’de 3 bin 152, 2002’de bin 169 olmak üzere toplam 5 bin 81 kişi yakalandı. Ya göçmenler... Türkiye’ye illegal yollarla giriş çıkış yapmaya çalışırken veya Türkiye’de yasa dışı konumda iken yakalanan yabancıların sayısı 1997 yılında 28 bin 439’dan 1998 yılında 29 bin 426’ya 1999 yılında 47 bin 529’a, 2000 yılında ise adeta patlama yaparak 94 bin 514’e yükseldi. Ancak, 2001’de 92 bin 362’ye, 2002’de 82 bin 825’e ve 2003’de ise 56 bin 219’a kadar düştüğü tesbit edildi. Toplamda ise 461 bin 483 yasa dışı göçmen yakalandı. 195 bin yabancı suçlu Türkiye’nin hudut kapılarından giriş yapmak isteyen, ancak yasa dışı göçe karışacağından şüphe edilen ya da sahte belgelerle giriş yapmak isteyenlerin sayısı 2000’de 24 bin 504, 2001’de 15 bin 208, 2002’de 11 bin 84 iken geçen yıl bu sayı 9 bin 362 yabancıya düştü. Türkiye’de, hırsızlık, gasp, sahtecilik ve kaçakçılık gibi çeşitli suçlara karışan 1998-2003 yılları arasında toplam 195 bin 122 yabancı, ülkelerine gönderildi. AB’ye de ‘olumlu’ geldi Türkiye, ‘Sınıraşan Örgütlü Suçlara Karşı BM Sözleşmesi’ne Ek Kara, Deniz ve Hava Yoluyla Göçmen Kaçakçılığına Karşı Protokol’ü 30 Ocak 2003 tarihinde imzalamasından sonra, insan ticaretini önlemek ve mücadele etmede büyük başarılar elde etti. Yapılan başarılı çalışmalar Avrupa Birliği’nin de dikkatini çekti. Öyle ki AB 2003 yılı ‘İlerleme Raporu’nda, “Türkiye’nin yasa dışı göçe yönelik yoğun girişimleri ve çabaları sonucunda göç akımlarının uluslararası güzergahı 2002 ve 2003 yıllarında Türkiye’den sapma göstermiştir” şeklinde madde mücadelenin başarıya ulaştığını gösteriyor. 4 bin 384 organizatör Sayıları yüzbinlerle ifade edilen yasa dışı göçmenlerin, geçişlerini organize ederek kolay yolla büyük para kazanan kişilere yönelik yapılan operasyonlar da olumlu neticeler veriyor. 1998 yılında 98 organizatör yakalanırken, bu sayı 2000 yılında 850’ye, 2001 ve 2002’de ise bin 157’ye yükseldi. Ancak bu rakam 2003 yılında 937’ye düştü. 1998-2003 yılları arasında toplam 4 bin 384 organizatör yakalandı. Uluslararası Göç Örgütü’nün (IOM) yakın zamanda yapmış olduğu bir araştırmaya göre, dünya üzerindeki usulsüz göçmen sayısı 15 ila 30 milyon arasında değişiyor. En çok nereden geliyorlar? Yasa dışı göçmenlerin en çok Irak ( 2001’de 17 bin 717, 2002’de 19 bin 449, 2003 yılında bin 523), Afganistan (2001’de 8 bin 948, 2002’de 3 bin 992 ve 2003 yılında ise bin 162), Pakistan (2001’de 4 bin 642, 2002’de 4 bin 667 ve 2003 yılında 4 bin 716), İran (2001’de 2 bin 215, 2002’de bin 892 ve 2003 yılında 908) ve Bangladeş’ten (2001’de bin 438, 2002’de bin 782 ve 2003 yılında 954) geldikleri tesbit edildi. Yayınlanan diğer bir rapora göre; dünyada her yıl bir milyon yasa dışı göçmen ABD - Meksika sınırından ABD’ye giriyor. Yine her yıl en az 500 bin yasa dışı göçmen AB ülkelerine giriş yapıyor. Pek çok Afrika ülkesinden yola çıkan onbinlerce Afrikalı yasa dışı göçmen, zengin ülkelerde daha huzurlu bir hayat aramak için bütün riskleri göze alıyor. Avusturalya da kaçak göçmen olaylarının yaşandığı ülkelerin başında geliyor.
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT