BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > “Cinlerim tepemde” büyüsü

“Cinlerim tepemde” büyüsü

Sahaları cinler bastı. Periler uçuşuyor kalelerde. Ölü tavşan bacaklarından geçilmez oldu ceza alanları. Toplar ise artık falcı küresi gibi. Eh biz de ne yapalım, tütsülenip gidiyoruz işte. Şimdi size son günlerin moda büyülerinden bir kaç tanesinin formüllerini veriyorum, bu iyiliğimi de unutmazsınız artık herhalde.



Sahaları cinler bastı. Periler uçuşuyor kalelerde. Ölü tavşan bacaklarından geçilmez oldu ceza alanları. Toplar ise artık falcı küresi gibi. Eh biz de ne yapalım, tütsülenip gidiyoruz işte. Şimdi size son günlerin moda büyülerinden bir kaç tanesinin formüllerini veriyorum, bu iyiliğimi de unutmazsınız artık herhalde. Nasıl 6 gol yenmez büyüsü: Maçtan önce 6 pas içinde, 6 ayrı noktaya, 6 aylık bebek kakası sürülecek. Kafes içine Kanarya konup 41 kere havada döndürülecek. Beşiktaş düşmanları için büyü: Orta boy bir matador bebeğine Del Bosque’nin yüzü montajla yapıştırılacak ve bebeğe iğne batırılıp Denizli Atatürk Stadı’nın arkasına gömülecek. G.Saray karışsın büyüsü: Mondragon’un bir maçta giymiş olduğu eski eldiveni bulunup içine beton dökülecek ve kargoyla Kolombiya’ya gönderilecek. Ruh çağırma büyüsü: Pascal Nouma’nın bir şortu getirtilecek, sonra parçalanıp stadın dört köşesine asılacak. Don lastiği ise deniz tarafındaki bayrak direğinde kullanılacak. Tinerci büyüsü: F.Bahçe’nin yıldız oyuncusu Alex’in köpeğinin mama tabağı yıkanmadan tütsülenecek. Soyunma odasında takıma koklatılacak. Başarılı savunma büyüsü: Song’un Kamerunlu kabilesinden bir büyücü getirtilecek. Ali Sami Yen’de kale önlerinde ölmüş maymun kemiği bu büyücüye yaktırılacak. Alemci büyüsü: Sergen’e 18 şişe dibinde kalmış birer parmak alkol artığı koklatılıp Türkbükü’ne gitmesi engellenecek. Gelecek büyüsü: Schaffer’in büyük boy bir resmi Hagi’nin Florya’daki odasına asılacak. Spor programları Büyülü dünyanın, “Ne sihirdir ne keramet” programları sizi de rahatsız ediyor mu? Kavga çıkması ihtimali üzerine kurulu, bolca salyalı, sporu hiç, futbolu piç etmek üzerine kurulu, ortalığı toz-duman etmiş, kimi gülmece üzerine şamata soslu, hafiften bulamaç kıvamında ve reyting için kabartılmış, birbirine abanmış adamların taş devrinin cilalısı tavrında havanda su dövmeleri tadını sizler de alıyor musunuz? İşte analizleri TRT 1: Yine de hakemli bir pozisyon yorum programı ama olabildiğince light. Hepsi “Hakem verdiyse doğrudur” diye biten pozisyon tartışmaları. Suya sabuna dokunmadan el yıkamak gibi yani. Hatta kumla taharetlenmek kadar kabul edilebilir ama aynı kıvamda yavan. ATV: Çavuşoğlu’nun tahrik edilip zırvalamasına ve ona karşı çıkmaya endeksli bir spor programıdır. Aziz Üstel’in tatlı diline güvenle kendini teslim etmiş bir sonuncu, içi boş laf salatasının bir sonucudur. Oldukça “laytlaşmış” olduğundan tuhaflaşmış bir laf safsatasıdır. STAR: Serhat Ulueren’in gazeteciliği ve haberciliğine dayanIr ama karşısındakiler haberi koklamaktan aciz konuklardır. Program bu nedenle sahanda yumurtayı sahana değil, ocağın tam üstüne kırmak gibi abuk bir durumda seyirci toplamaya çıkar. Bir futbol programının garabetini görüntü ıssızlığında yaşatmaya çalışır da çalışır. KANAL D: Görgülü ve terbiyeli bir oturuşu tercih eden, ekip olarak “Ahmet Hoca’nın karşısında aslan terbiyeciliğine” soyunmuş bir spor programıdır. Futbolu başırılı bir dekor ve ışık tekniğinin ortasına oturtur. İlla ki gerilim kaygısını hissettirmeden germeye çalışır. Zaman zaman düştüğü salata kıvamını soslarla yenir hale getiren bir futbol programı olarak biter. MARATON: 15 milyon seyirciden 150 bin seyirciye düştüğü için yorum yapma şansı bulunamamıştır. Sağır-Mansız Bir kaç gün evvel ön sayfalar TANER SAĞIR’a, arka sayfalar İLHAN MANSIZ’a ayrılmıştı. Biri TAM ER, diğeri İ.MANSIZ... Biri yoktan, ipotekli evinden ve sakat dizinden dokuz rekor, altınlar ve gurur getirdi ülkesine... Diğeri herşeye sahip ve paraya boğulmuşken sakat dizinden evini, barkını, işini ve ülkesinin onurunu kaybetti. Biri yaptığıyla bir günlüğüne, diğeri yapamadığıyla hep... Biri Ausburg eşrafından sorunlu bir adam... Diğeri Kırcaali’den sorumlu bir köy çocuğu... Biri çok yakışıklı ve içi dolu. 375 kiloyu koparmış yerden... Diğeri de çok yakışıklı ama içi boş. 100 gram aklını uçurmuş erkenden... TAM ER; ülkenin dört yıllığına onuru ama bir günlüğüne manşet... İ.MANSIZ; ülkenin dört yıldır ayıbı, ama her gün yine manşet... Hangisi idol... Hangisi mongol... Siz daha iyi bilirsiniz... ANLAYANA... Ziyade olsun BİR KAHVENİN BİLE 40 YIL HATIRI VARKEN 20 YILIN YARIM KAHVE KADAR HATIRI YOKSA DEVAM EDECEKSEN İFTİRA ETMEYE VE HATIR YEMEYE BİZZAT BEN GELECEĞİM TEK BAŞIMA SEN ASKER OLDUĞUNDA SALI-PERŞEMBE ZİYARET ETMEYE YARIM KAHVENİ İÇİP ZİYADE OLSUN DEMEYE.
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT