BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Temize çıkmıştır!

Temize çıkmıştır!

Bu hafta G.Saray’ın maçını yöneten Dr.Metin Aydoğan geçen yıl İstanbul bölgesi hakemiydi. Bu sebeple İstanbul takımları olan F.Bahçe, G.Saray, Beşiktaş ve İstanbulspor’un maçlarına verilmiyordu.



Bu hafta G.Saray’ın maçını yöneten Dr.Metin Aydoğan geçen yıl İstanbul bölgesi hakemiydi. Bu sebeple İstanbul takımları olan F.Bahçe, G.Saray, Beşiktaş ve İstanbulspor’un maçlarına verilmiyordu. Bu sene Kocaeli Devlet Hastanesi’ne tayini çıktı. Artık gönül rahatlığıyla G.Saray maçına verilebilirdi! Yani, daha önce İstanbul takımları için güvensiz ve taraflı olabilecek “sakıncalı” düdük, 90 kilometre öteyle gidince “temizlenmiş” oldu! Yazar hakem Dünyanın gelmiş geçmiş en başarılı hakemi, İtalyan Pierluigi Collina’dır. Bu cümleye öncelikle bizim hakemlerimiz itiraz edecektir; ancak Türk hakemler eleştiri aldığında kendilerini şöyle savunurlar: “Hakem hatasız olmaz, Collina bile hata yapıyor.” Evet, Collina bir numaralı referanstır. Madde iki; yöneteceği bir derbi maçtan 7 saat önce horul horul uyuyabilen bir hakem varsa, çıksın, alnından öpeyim! Collina’nın Türkçe’ye “Benim Oyun Kurallarım” diye çevrilen kitabından altını çizdiğim satırları sizinle paylaşıyorum: *** “Eğer futbolla ilgili bir tanıtım kampanyası düzenleyecek olsaydım ve bu iş için bir görüntü seçmem gerekseydi, hiç şüphesiz Dünya Kupası’ndaki Kore-Türkiye maçı sonrasındaki görüntüleri seçerdim. Yenilen takımı içten bir şekilde kutlayan Türk oyuncular, kupada üçüncü olmanın verdiği onuru taşıyorlardı. Sıra ödüllerini almaya geldiğinde Türk takımından Bülent ve Abdullah gibi bazı oyuncular çocuklarını alıp omuzlarına oturttular, bu muhteşem bir görüntüydü. Keşke hakemlerin de kutlama izni olsaydı...” *** “Kellik beni vurduğunda 24 yaşındaydım; neyse ki karakterim ve kişiliğim zaten oturmuştu. Bilardo topu modelinde bir kafanın çok güzel olduğuna inanıyorum. Kamufle edilecek hiçbir şeyin olmaması ayrı bir güzellik. Ve o zamandan beri sayısını bile unuttuğum kadar çok şampuansız banyo yaptım.” *** “Benim futboldaki şampiyonlarımdan biri, Milan’ın kaptanı büyük futbolcu Franco Baresi’dir. Seria A’nın en önemli maçlarından biri Roma-Milan mücadelesinin daha üçüncü dakikasında Baresi’ye kırmızı kart göstermek zorunda kalmıştım. Net gol pozisyonunda rakibini düşürmüştü. Doğrusunu söylemek gerekirse bu olayı izleyen günlerde, tek bir topa dahi dokunmamış olmasına rağmen onun oyun dışı kalması bana saygısızlıkmış gibi göründü. Ama hakem formaların içindekilere göre karar veremez. Bir hakem ‘renk körü’ olmak zorundadır. Hakemin hafızası olmamalı, oyuncuları tanımamalı ve büyük bir şampiyon bile sahadaki tüm oyuncularla aynı değerde olmalıdır.” *** “Gelecekte, yönettiğim karşılaşmaları uzun uzun düşünmek için fırsat doğduğunda, futbolcu formaları koleksiyonum bana anılarımı tazeleme fırsatı verecek. Zaman zaman, bir karşılaşma sonrası kendimi bir oyuncudan forma isterken buluyorum. Bu kesinlikle olumlu bir davranış. Bence bu, sahadaki ilişkilerin kalitesinin bir göstergesi.” *** “Futbolun garip cilvesi; dünya ve Avrupa kupası finallerinde bir ülkenin başarısı aynı zamanda o ülke hakeminin sonu oluyor. Çünkü bir takım çeyrek finale çıktığında o ülkenin hakemi turnuvadan alınıyor. 2000’de İtalya finale yürürken ben de çeyrek finalde evimde dönüyordum. 2002’de ise İtalya eve döndü, ben finale çıktım.” Rıdvan Dilmen Türkiye’nin en başarılı bir-iki yorumcusundan biri, belki de birincisi Rıdvan Dilmen’dir. Ligi onun yorumlamasına seviniyorum. Kavganın ve ticari taraftarlığın yerine, “seviye” ve “bilgi”nin itibar görmesidir bu... Yalnız sesini biraz yükselt be Rıdvan, sınıfta öğretmen varmış gibi konuşuyorsun! Futbol-yorum Devir değişti; şimdi yeni şeyler söylemek lazım... Elin sporcusu, spor adamı konuştuğu zaman değme felsefecilere taş çıkartıyor. Bizim allame-i futbol şu cümleleri kullanmadan konuşsa da görsek: “Onun oynayacağı en iyi yer, forvetin arkası.. Yırtıcı bir santrfor lazım.. Trabzon’un süper ikilisi Fatih-Gökdeniz.. Antep en zorlu deplasmanlardan.. Hakemler sonuca etki ediyor.. Futbolda kesme diye tabir edilen.. G.Birliği futbolun savunma yönünü bilmiyor.. Milli Takım’a yerli hocadan yanayım.. O noktadan topa çok iyi vuran oyuncular var.. Şükrü Saraçoğlu’nun muhteşem atmosferinde.. Sahalarımızda görmek istemediğimiz.. Eğer bugün İstanbulspor’un seyircisi olsaydı.. Orta şut karışımı bir vuruş...” vs.vs. Yılmaz Gökdel, Nihat Atacan, Zeynel Soyuer, Fethi Demircan, Mehmet (soyismi neydi, hani Sercan’ın kayınpederi? Başaygün mü?), Nevzat Güzelırmak, Necdet Zorluer, Erkan Kural.. vs.. bir zamanlar ligi götüren bu teknik adamları toplayıp bir TV programı yapsanız fena mı olur? Bir önceki dönemi, yıldızları, ligi, hâtıralarını anlatsalar... İlla ölmelerini mi bekliyorsunuz? Gerçi artık ölüleri de haber değil ya... SAHİBİ BELLİ SÖZLER “Öyle kadınlar sevdik ki, zaten yoktular.”
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT