BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > ŞİMDİ ‘HAVASINI ALMAK’ MODA

ŞİMDİ ‘HAVASINI ALMAK’ MODA

Bu top meselelerinde kim havalandı ise mutlaka birşeyler kaybediyor. Sadece top meselelerinde değil, sporun bütün branşlarında.Türkiye Ligi’nde, bu senenin “rüya takımı” olarak kolları sıvayan Beşiktaş, afedersiniz ama düşme hattında. Denizli’nin durumu hâkeza. Del Bosque mahkeme duvarı gibi. Reha Muhtar’ın bakmayın köşesinden güldüğüne, maç söz konusu olduğunda gözleri pörtlüyor. Bu nedenle bu hafta “Havalılara ve havalananlara” dokunduruyorum....



Bu işler dalga geçmeye gelmez. Sezonla dalga geçme hakkınız olmadığı gibi maçın içinde de dalga geçme hakkınız yoktur. Havanızı alıverirler alimallah. Geçen sene, ikinci yarı başladığında “Lig bitti, ikinci kim olur ona bakalım” şeklindeki yazıları, ben bizzat okuduğumu hatırlıyorum. Sonra ne oldu? Cem Papila lastiğe bir silah sıktı, Beşiktaş sezonu “jantta” tamamlayabildi.. Gaziantep, seneler önce Kadıköy’de Fener’e 3-0 galipti. “Nasıl olsa maç bitti” dediği anda nasıl olsa maç bitti ama 4 tane yiyerek! Önceki gün Beşiktaş karşısında 4-0’ı buldular ve başladılar “topa basıp rakibi beklemeye” ve “üç-beş taraftarına oley çektirmeye.” Hafife alıp gırgıra başladıkları anda, Beşiktaş’ın ölüsü bile 3 tane gol buldu. Bunlar ciddi işlerdir. Nurullah Sağlam’ın tecrübesizliği ve oyuna müdahale edememesi ya da yapılanlardan zevk alması, tarihi bir gece yaşamamıza neden oldu. Celâl Doğan başkan, kulübede olsaydı, inanın Bosque İzmit’ten Madrit’e bilet alırdı. Geçtiğimiz hafta Denizli, Beşiktaş’ı, “90 dakika süren ciddiyetle” yenmeyi başardı. Aynı tarihi farkı onlar da kaçırdı. Maçtan sonra havaya girdiler ve “Anadolu kardeşliği, şampiyonluk dayanışması” gibi lâf salatalarıyla havalandılar. Ne oldu?.. Aradan bir hafta geçmeden yenilginin havasını alıverdiler. Şu anda ligin en havalı takımı Fenerbahçe gibi gözüküyor. Trabzonspor “Full çekiyor” ama ayakları yere basıyor. Fenerbahçe’yi ise biraz havalanmış görüyorum. Benden söylemesi... Hava Basmak Amerikalılar’ın “Kapalı devre sporu” sayılan “NBA” doğumlu “Rüya Takım” Atina’da yüzüne atılan bir kova suyla uyandırıldı. Rüya Takım mı uyandı?.. Yoksa takım rüyadan mı uyandı?.. Olimpiyat öncesi küçük turnelerinde öyle bir havalıydılar ki, sormayın gitsin. Harlem’in gösteri takımı gibi gittiler Atina’ya, patlamış lastik gibi döndüler Amerika’ya. Bu iş ter dökmeden olmuyor. Cambazlık ve hokkabazlık sirkte olur. Uzun Hava “Allah bildiği gibi yapsın” çok hoşuma giden bir sözdür. Geçen sezon Olimpiyat Stadı’nda Galatasaray - Beşiktaş maçında, uydurma düdüklerle Beşiktaş’ı sırtına alan Ali Aydın - Beşiktaş ortak yapımı bakın ne hallere düştü? Ligin en havalı hakemiydi ve o gün son düdüklerini çalıyormuş, tarih oldu bitti. O günden bu yana, iki yakası bir araya gelmeyen Beşiktaş “Türkiyeler’i transfer etti”, bir takım ekledi elindeki takıma. Gitti, Real Madridler’den hocalar aldı. Havasından geçilmiyordu lig başladığında. Hakikaten Allah bildiği gibi yapıyor. Osman’ın Yeri Küçük bir tatil dönüşüydü geçen hafta. Bursa’ya gelirken Mustafakemalpaşa çıkışında, Pansiyon Haralar başlamadan önce bir benzin istasyonunun kenarında, ağaçların altında, Osmanın Yeri’nde ciğer yedim... Bir de işkembe çorbası içtim, inanılmazdı. Yolun geri kalanında havamdan geçilmedi. UEFA Havası Tamam, ben de kabul ediyorum, bu Avrupa macerası hava yapmaya gelmez. Ancak, Beşiktaş ve Gençlerbirliği aradaki sıklet farkıyla turu kötü oynasa bile geçer. Yeter ki ondan sonra havaya girmesinler. Ama ligin en iyi takımı olan Trabzospor’a havadan çok fazlası gerek diye düşünüyorum. Ben iki takımla UEFA’ya devam edebileceğimizi umuyorum. Takımı uzatırsak havalı bir özür yazısını da hazırlıyorum.
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT