BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Hindistanlı dostlar

Hindistanlı dostlar

Osmanlı Devleti'nin en zor günlerinde yaptıkları yardımlarla dikkat çeken ancak yakın tarihte isimlerinden pek söz edilmeyen Hindistanlı Müslümanlar'ı anlatan "Osmanlı'nın Son Dostları" isimli kitap, ibret verici anekdotlarla dolu...



Birinci Dünya Savaşı'nın başlangıcında Osmanlı Hükümeti'nce bütün dünya Müslümanlarına hitaben "Cihad Beyannâmeleri" yayınlanmış, Müslümanlar Batılı sömürgeci güçlere karşı savaşmaya davet edilmiş ama o tarihlerde çoğu Batı kontrolünde veya sömürgesi altında bulunan Müslüman ülkelerin hiç birinden beklenen ses yükselmemişti. Bu çağrıya sadece başından beri "Biz de Osmanlıyız" diyen Hindistan Müslümanları destek olmuştu. Dr. Ahmet Zeki İzgöer'in kaleme aldığı "Osmanlı'nın Son Dostları" isimli eser, 93 Harbi'nden bu yana Osmanlı'ya elinden gelen her türlü desteği esirgemeyen Hindistan Müslümanlarının yardımseverliği ve dostluğu üzerine kurulu. Müşir Hüseyin Kıdwai'nin Osmanlıca kaleme alınan 6 ciltlik eserini bir külliyat halinde Türkçe'ye kazandırıp, "Osmanlı'nın Son Dostları" ismiyle yayınlayan İzgöer, Kıdwai'nin gerçek bir Osmanlı hayranı olduğunu söylüyor. Kıdwai'nin hayatının önemli bir bölümünü Osmanlı'ya verdiğini anlatan İzgöer, "O, Osmanlı hilafetine ve saltanatına hayatını vermiş bir şahıştı, gençliğinden itibaren bu dava uğruna yaşadı ve bu konuda pek çok çalışmalar yaptı" diyor. Zekatlar Osmanlı’ya Kıdwai'nin sadece yazdığı eserlerle değil, yaptığı diplomatik girişimlerle de önemli roller üstlendiğini ifade eden İzgöer, şunları söylüyor: "Kıdwai, İngiltere'den Osmanlı adına bir çok taviz koparmaya çalıştı. Bu anlamda o, Batı ile Osmanlı'yı yakınlaştırma çabalarında kilit isimlerden biriydi. Kıdwai, Osmanlı yapısını çok iyi bilen, Mutlakiyet ve Meşrutiyet devirlerini birlikte görmüş bir isimdi. Özellikle Sultan 2. Abdülhamid Han'a karşı aşırı bir sevgi ve bağlılığı vardı. 19. yüzyılın sonu itibariyle Hindistan ve Osmanlı Devleti ortak bir kaderi paylaştı. Osmanlı Devleti işgal altındayken onlar da İngilizlerin sömürgesindeydi. Ancak onlar İngilizlerin bütün engellemelerine rağmen her tehlikeyi göze alıp yardım yapmaktan kaçınmadı. Öyle ki, Müslüman kadınlar yardıma iştirak etmek için mücevher ve altınlarını vermişti. Hindistan uleması da Osmanlı Devleti'nin desteklenmesinin farz olduğuna ve zakatın Osmanlılara gönderilebileceğine dair fetvalar vermişlerdi. Daha ilgi çekici bir hadise de Balkan Savaşları sırasında yaşanmıştı. Peşaver'de yardımların toplandığı bir sırada verecek birşeyi olmayan yoksul bir kadın, çaresizlik içinde kundağındaki bebeği satışa çıkarmış, karşılığında alacağı meblağı Osmanlılara yardım için kullanacağını açıklamıştı. Nihayet bir zenginin, kadının istediği kadar parayı onun adına yardım sandığına vermesiyle hadise güzel bir şekilde sonuçlanmıştı." Yalnız bırakmadılar İtalya'nın Trablusgarp'a hücum ettiği bir sırada, Hint Müslümanlarının büyük bir miting düzenleyerek bu tecavüzü lanetlediğini hatırlatan İzgöer, "Hindistanlı Müslümanlar bununla da kalmayıp topladıkları yardımları İstanbul Hükümeti'ne göndermişti. 1897 Osmanlı-Yunan savaşı, eskilerin 93 harbi dedikleri Rus savaşı, ardından yapılan Trablusgarp, Balkan ve 1. Dünya Savaşlarında bu insanların bize destekleri var. Kilometrelerce uzak bir yerden size en sıkıntılı zamanınızda destek geliyor. Bu iletişimin neredeyse hiç olmadığı bir dönemde müthiş birşey" diye konuşuyor. Hicaz Demiryolu projesinde de büyük yardımların alındığını vurgulayan İzgöer, "Projeye başta gazeteler seferber olmuş, yardım kampanyaları düzenleyip büyükelçiler vasıtasıyla Osmanlı'ya göndermişti. Osmanlı arşivlerinde yaptığımız çalışmalarda onların yaptığı yardımlara dair hayli belge var” diyor.
Kapat
KAPAT