BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Hakikate yolculuk

Hakikate yolculuk

Tecrübeli yönetmen Mesut Uçakan, yaklaşık 10 yıl süren sessizliğini iddialı bir uzun metraj filmle bozuyor. Uçakan, çekimlerine yakında başlayacağı “Anka Kuşu”nun, “Bir insanın hakikat sırrına doğru yaptığı yolculuğu” anlatacağını söylüyor.



Yetmişli yılların sonu ile 1980’li yılların hareketli günlerinde adından sıkça söz edilen yönetmenler arasında Yücel Çakmaklı, Salih Diriklik, Mesut Uçakan gibi isimler çektikleri filmlerle gazete sayfalarında geniş yer alıyordu. Fakat yaklaşık on yıl önce sessiz- sadasız biçimde kendilerini sinema sektörünün içinden çeken bu isimler, geçmişteki başarılı çalışmalarıyla anılır oldular. Kimi, asıl mesleğine geri döndü, kimi danışman olarak yer aldı sanat dünyasında, bazıları ise ekmek parası diyerek küçük projeler ve sadece reklam filmleriyle varlıklarını sürdürmeye çalıştılar. Bu isimler arasında biri vardı ki, inat ve ısrarla “ben varım” diyor; kozasını sessiz ve derinden örmeyi sürdürüyordu: Mesut Uçakan... Umutsuzluk ve melankoli “Çöküş”, “Sevdaların Ölümü”, “Sonsuza Yürümek”, “Çöküş”, “Reis Bey”, “Yalnız Değilsiniz”, “İskilipli Atıf Hoca” gibi filmleriyle günün şartlarında gişe rekorları kıran yılların tecrübeli yönetmeni Uçakan, bugünlerde yine ses getireceğine ve gişe başarısı yakalayacağına inandığı “Anka Kuşu” isimli uzun metraj projesiyle gündemde. Mesut Uçakan’la, yaklaşık 10 yıl süren sessizliğini, Türk sinemasının durumunu ve “Anka Kuşu”nu konuştuk... * Çok başarılı bir sinema kariyeriniz olmasına rağmen uzun bir süredir sessizliğe büründünüz. Bunun sebebi neydi? UÇAKAN: Aradan geçen bunca sessiz zaman, önceleri koyu bir umutsuzluğun, melankolikliğin tam orta yerine sürükledi bizi. Çünkü, bir ideal uğruna, size ancak bir sefere mahsus verilmiş olan koca ömrünüzü feda etmişsiniz ve şimdi idealiniz uğruna hiçbir şey yapamıyorsunuz. Yapabildiğiniz tek şey, onca ilerleyen yaşınıza rağmen, birkaç reklam ve tanıtım filmiyle ayakta kalmayı başarabilmek. Bu ideal içimize öyle işlemiş ki, onun dışındaki her türlü iş bize komik geliyor, sıkıyor. O koyu umutsuzluk ve melankolik hallerden hamd olsun yine o ideallerimiz sayesinde daha büyük enerjiyle çıktık. Uzun zamandır neden film yapmadığıma gelince, bunun birçok sebebi var elbette. İdeallerimizi sürekli horlayan, dışlayan, yok sayan siyasi zihniyetler geldi geçti yakın zamanda. Hepimizi koyu bir cendereye sokan ekonomik krizler yaşandı, şirketler dağıldı, dostluklar, umutlar, hizmet duyguları dağıldı. Biz de inadına ucuzlamamayı yeğledik, çıkara göre değişmedik, bu bir toplumsal süreçti dedik ve oturduk onca acılarına rağmen fırtınanın dinmesini, kara bulutların dağılmasını bekledik. Herkes kendi hakikatini arıyor * Peki, dağıldı mı sözünü ettiğiniz bulutlar? UÇAKAN: Yeni fırtınalar çıkar mı bilmiyorum; ama, ortalık sakinledi. Önceki dönemin çığlıkları yok, gökyüzünün mavisi şimdi daha belirgin. Siyasi istikrar ekonomik istikrarı da beraberinde getiriyor. Yeni bir hoşgörü ortamı var. Şimdi denize girmekten korkmuyoruz. Herkes kendini arıyor, kendi hakikatini arıyor. Son dönemlerde reyting patlaması yapan metafizik boyutlu televizyon programlarına bakın. Daha da ilginci, Batı sinemalarında da bu sancıların büyük yer kaplıyor olması... * Son günlerde “Anka Kuşu” isimli uzun metraj proje üzerinde çalıştığınız haberleri dolaşıyor. Yanılmıyorsam bu projeniz de sözünü ettiğiniz metafizik sancılara yaslanan bir proje... UÇAKAN: Evet. Bu yönüyle denebilir ki rüzgarı arkasına almış bir proje. Çok iş yapacağına, büyük seyirci patlamasına yol açacağına inanıyoruz. İlk zamanlar yaptığımız filmler kendi dönemleri itibariyle önemli bir çıkış yakalamıştı. O zamanlar sinema gerçek manada ölmüştü, sinema salonu sayısı Türkiye çapında 300’e kadar düşmüştü. Şimdi yeniden çoğalmaya başladı. Özel televizyonlar sinema seyircisini engellemek yerine eğer ilgi gösterirse sinemaya seyirci taşır hale geldi. Şimdi filmler, 3- 3,5 milyon sınırını zorluyor. İnşallah biz 5 milyona ulaşacağız. Usta isimlerle çalışıyor * Filmin çekimlerine ne zaman başlamayı düşünüyorsunuz? Teknik detaylar hakkında da bilgi verir misiniz? UÇAKAN: Çekimlere bir aya kadar başlayacağız inşallah. İstanbul kadar filmin Anadolu sahneleri de çok. Silifke yörelerine gideceğiz. Vizyon ise önce Türkiye’de muhtemelen 2004’ün sonları, 2005’in ilk ayları. Büyük kentlerde görkemli galaları yapılacak. Filmin kamera arkası henüz tam oturmadı. Yapım yönlendiricileri olarak geçen sene “Hititler” belgeseliyle kendini duyuran 24 Kare ve onun çok değerli ekibi var: Ali Kaygısız, Sevda Kaygısız, Ayhan Turgut. Film müziğini Hakan Aykut arkadaşımız yapacak. Ama, bir de filmde otantik olarak yer alacak mahalli bir ozan, iyi bir ney ustası ve rock grubu var. Buna da ünlü isimleri düşünüyoruz. Neşet Ertaş, Mercan Dede, Haluk Levent gibi. Kameraman olarak Kelebekler Sonsuza Uçar’da çalıştığım Ümit Ardabak, ışık olarak 24 Kare ekibi, sanat grubu olarak da M. Ziya Ülkenciler. Kamera önünde ise, “Serseri” dizisin baş rol oyuncusu Okan Yalabık’la görüşülüyor. Bir sıkıntı olmazsa çok farklı bir tiple karşımıza çıkacak. Diğer rollerde Rutkay Aziz, Tanju Flordun, Ayşe Hatun Önal, Baykal Saran gibi isimler olacak.
 
 
  • Piyasalar

    Fark %
  • 95953
    % -0.94
  • 5.8268
    % -0.21
  • 6.5545
    % -0.3
  • 7.5654
    % 0.02
  • 238.458
    % -0.16
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT