BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Bir Batılının not defteri... -561-

Bir Batılının not defteri... -561-

Fransız Büyükelçiliği Baştercümanı olarak Dördüncü Mehmed Han döneminde görev yapan yazar Antoine Galland bir Osmanlı hayranıdır. Bakın, Padişahın sefere çıkışı ile ilgili gözlemlerini nasıl anlatıyor...



Antoine Galland hatıratında şöyle yazıyor: “Sultan Dördüncü Mehmed Han, 7 Mayıs 1672 Cumartesi günü Lehistan Seferi için İstanbul’dan ayrıldı. Hayatımda bundan daha güzel, daha muhteşem bir alay görmedim. Dünyanın hiçbir yerinde bundan daha parlak, daha düzenli, daha zengin bir geçit töreni yapılamaz. Kösler vurduğu zaman... Ordunun, bizzat padişahın kumandası altında şehirden çıkışı güneşin doğuşundan başlayarak tam beş saat sürdü. Polonya sınırına kadar olan merkezlerdeki Türk birlikleri yolda bu orduya katılacaklardı. Geçen askerlerin atları da muhteşemdi. Öyle ki, insan hangisini seyredeceğini şaşırıyordu. Atların üzerinde fevkalâde güzel örtüler vardı, yalnızca başları ve bacakları görünüyordu. Zırhlı olmayanların sağrıları (bel) kaplan veya pars postlarıyla örtülmüştü. Üzerlerinde büyük bir ihtişamla oturan sipahiler; kılıç, yay, sırma işlemeli ve içi oklarla dolu bir sadak (ok torbası) taşıyorlardı. Gayet güzel cilalanmış kalkanları vardı. Sonu gelmez birlikler... İlk birlikler geçtikten sonra kalabalık bir mehter takımı yürümeye başladı. Hem kendilerine has yürüyüşleriyle ilerliyor, hem de çalıp okuyorlardı. Kösler ve davullar vurduğu zaman adeta yer yerinden oynuyordu. Sergiledikleri ihtişam görülmeye değer bir şeydi... Mehter takımından sonra yine, sonu gelmez gibi görünen birlikler geçmeye başladı. Türk askerinin demirden yapılmış işlemeli zırhları; rengârenk satenden sarıkları, süslü kadife cepkenleri, en iyi şekilde yapılmış silahları; seyredenleri hayretle karışık bir hayranlık içinde bırakıyordu. Silahlarına öylesine özen gösterilmişti ki; her ok ayrı ayrı cilalanmış ve süslenmişti...”
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT