BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > “Acı azabı tadın!..”

“Acı azabı tadın!..”

Allahü teâlânın, Eyke halkını cezalandırmak için gönderdiği sıcak rüzgarın tesiri ile bunalan insanlar belki serinleriz ümidiyle akarsu bulunan yeşillik ve gölgelik yerlere koşuştular.



Allahü teâlânın, Eyke halkını cezalandırmak için gönderdiği sıcak rüzgarın tesiri ile bunalan insanlar belki serinleriz ümidiyle akarsu bulunan yeşillik ve gölgelik yerlere koşuştular. Fakat günden güne artan hararet, akarsuları kaynatırcasına ısıtmaya; kızgın bir hâle gelmiş olan taş ve toprak, insanların ayaklarını yakmaya başladı. Yüzleri rüzgârın tesirinden kıpkırmızı oldu. İnananlar ayrı yere çekilip, kâfirlerin bu hâlini ibretle seyrettiler. Cebrail aleyhisselâm bir bulut getirip şehrin dışında tuttu. Bulut sanki güneşi kaplamış, serinlik veriyor gibi idi. Kâfirler bunu görünce, ötekilere de haber verip bulutun altına koşuştular. “Bir serinlik bulduk, altında gölgeleniriz!” diyorlardı. Çünkü sıcaktan iyice bunalmışlardı. Hep birlikte orada toplanınca;”Ey Eykeliler! Peygamberinizi yalanladığınız gibi, Rabbinizin acı azabını da tadın! Önünde secde ettiğiniz putlarınıza söyleyin, eğer güçleri yeterse sizi kurtarsınlar!” diye nida gelip, kâfirlerin üstüne ateş ve kıvılcımlar yağmaya başladı. Bütün kâfirler ve onlara ait şeyler, ağaçlar, taşlar bile yandı. İhtiyarlık ve âcizlik sebebiyle bulutun altına gelemeyen kâfirler, hararetin sıkıntısıyla bir miktar da olsa, serinlemek için evlerine kapandılar. Fakat onlar da Cebrail aleyhisselâmın sayhasıyla helâk oldular. Sanki orada yaşamamışlar gibi onlardan da bir eser kalmadı. Peygamberlerin hepsi, Allahü teâlânın emirlerini ve yasaklarını bildirirken, aynı usulü kullanmışlardır. Bu usulde peygamberler, insanlara takvayı, Allahü teâlânın emirlerine itaatı, ibadetleri ihlas ile yapmayı emretmişler; davetleri hususunda onlardan bir ücret talep etmemişler, ecirlerinin Allahü teâlânın katında olduğunu bildirmişlerdir. Medyen halkı ile eshab-ı Eyke’nin peygamberlerini yalanlamaları ve inkârda aşırı gitmeleri üzerine, Şuayb aleyhisselâm onların helâk olmaları için duâ etti ve Medyen ve eshab-ı Eyke helâk oldu. Şuayb aleyhisselâmın peygamber olduğu kavimlerden Medyen halkı Cebrail aleyhisselâmın sayhası ve zelzele ile, eshab-ı Eyke de gölge ile helâk oldu. Şuayb aleyhisselâm, kavminin helâk olmasından sonra, tekrar Medyen’e yerleşti. İnananlardan birinin kızı ile evlendi. İki kızı oldu. Kızlar büyüdü. Kızlarından biri Hazret-i Musa aleyhisselam ile evlendi. Kendisi iyice yaşlandı. Bir müddet sonra Mekke-i mükerremeye gidip, oraya yerleşti. Daha sonra orada vafat edip, Zemzem kuyusu ile Makam-ı İbrahim arasında, Kâbe’nin Altınoluk tarafına defnedildi.
Kapat
KAPAT