BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Yerli diziler

Yerli diziler

Televizyon kanallarında bir sürü yerli dizi var. Ev hanımları içinde bunların seyircileri bir hayli çok. Tesadüfen şöyle bir bakıp geçtiğim diziler bana, bu ülkenin aydınları kadar senaristlerinin de Türk toplumuna ve gerçeklerine yabancı oldukları izlenimi veriyor.



Televizyon kanallarında bir sürü yerli dizi var. Ev hanımları içinde bunların seyircileri bir hayli çok. Tesadüfen şöyle bir bakıp geçtiğim diziler bana, bu ülkenin aydınları kadar senaristlerinin de Türk toplumuna ve gerçeklerine yabancı oldukları izlenimi veriyor. Bir ara birbiri ardınca gösterime giren Güneydoğu dizilerini önce “bizi ve bizim sorunlarımızı yansıtmıyor” diye Güneydoğulular yadırgadı. Güneydoğuya yaptığım gezi sırasında bu konuda o kadar çok şikayet aldım ki, şaşırırsınız. Zaten Anadolu’dan baktığınızda Türk medyası sanki başka bir âlemi anlatıyor gibi geliyor insana. Şimdilerde galiba moda olan; bol entrikalı Amerikanvari diziler yanında absürd, fantastik ağırlıklı diziler. Tabii o saçmanın saçması kahkaha efektleri hiçbirinde eksik değil. Sanat alanında da özgün düşünüp hayal edemediğimiz için taklitçi olmaktan kurtulamıyoruz. Taklidi de iyi yapıyoruz hani... Okul sıralarında kopya çekmeğe alışkın olanlar (hatta bununla övünenler) bu alışkanlıklarını meslek hayatlarında da sürdürüyorlar. İlgi çeken bir Amerikan yapımı gündeme gelmeye görsün, nasıl da utanmadan sıkılmadan anında kopya ediliveriyor, hayret!.. Zaten toplum olarak birbirimizi tanıma, anlama ve kaynaşma alışkanlığımız yok; bir de televizyonun oluşturduğu sun’i dünyalar yüzünden birbirimize daha da yabancılaşıyoruz. *** Söz yerli dizilerden açılmışken baş oyuncularının özel hayatlarındaki skandallarıyla ikide bir gündeme gelen Çocuklar Duymasın dizisinden bahsetmeden geçemeyeceğim. Gerçi, bu dizinin sakıncalı taraflarından daha önceki yazılarımda bahsetmiştim. Yine de tekrarlamaktan kendimi alamıyorum. Senaristi ve yapımcısı her ne kadar bu diziyi eğitici bir aile dizisi olarak takdim ediyorsa da, dizinin eğiticilikle hiçbir ilgisi yok. Kadın-erkek eşitsizliği tartışmalarının her fırsatta alevlendiği toplumumuzda taş fırın erkeği (her ne demekse) imajıyla gündeme oturan, Temel Karadağlı’nın canlandırdığı Haluk, sürekli cinsler ayrımını vurgulayan tavrı ve her an asabi ve kavgacı yaklaşımlarıyla hiç de örnek alınacak bir baba tiplemesi değildir. Öte yandan büyümüş de küçülmüş havalarında, entrikacı Emre (Havuç) da çocuklar için ancak kötü bir örnek olabilir. Dizilerdeki kahramanların ille idealize edileceği diye bir kayıt yok. Ama eğitilicilik gibi, örnek oluşturma gibi bir iddiayla ortaya çıkıyorsanız, her şeyi enikonu, inceden inceye düşünmek zorundasınız. Temel Karadağlı’nın kaset olaylarından sonra diziden ayrıldığı ama yine de dizinin devam edeceği söyleniyor. Bence bu dizi miyadını doldurmuştur. Nedense biz hiçbir şeyi tadında bırakmıyoruz. Ne yazık ki sürüp giden sansasyonel olayları reklam olarak kabul etme pişkinliğini gösterip yanlışlığı sürdürme tavrında direniyoruz. Sonunda bıktırıyoruz.
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT