BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > “Hesap soracak günler geliyor!..”

“Hesap soracak günler geliyor!..”

Yıllar geçip gidiyordu... Turgut Reis, ak düşmüş sakalına rağmen düşman gemilerinde forsa olarak çalıştırılıyordu. Açlık ve yorgunluk, onun çelik gibi vücudunu yıpratamamıştı. Çünkü o inanıyordu ki, Barbaros bir gün kendisini kurtaracaktı...



Bazı Hıristiyan amiraller, Turgut Reis’in haysiyeti ile oynamak ister gibi, geminin kürek çekilen kısmına iniyor ve: -Hey, Kaptan Dragot! Ne haber bakalım? diyorlardı. Turgut Reis, o zaman muhatabını müstehzi nazarlarla süzüyor ve: -Oh Sinyor! Hesap soracak günler geliyor, vaktinize hazır olun, bir şey kalmadı. -Fakat Dragot, kürek mahkumları buradan sağ çıkamazlar ki... -Ben çıkarım. -Nasıl? -Orasını ben bilirim... “Barbaros elbet gelecek!” Kahramanımız, son zamanlarda Andrea Doria’nın gemisine verilmişti. Preveze’nin bu mağlup amirali, gemisini ziyarete gelenlere mümtaz esirini göstermekten gurur duyuyordu... Turgut Reis’in metaneti hiç kırılmıyordu. O biliyor ve inanıyordu ki, bütün Akdeniz’e hükmeden Kaptanı Derya Barbaros Hayreddin Paşa bir gün gelip kendisini kurtaracaktı... Ümitleri boşa çıkmadı. Fransa Kralı 1. Fransuva ile Alman İmparatoru Şarlken arasındaki mücadele bütün şiddetiyle devam ediyordu. Fransa, hâmisi Kanuni Sultan Süleyman’a yine yalvar yakar olmuş, bu sefer de denizlerden yardım edilmesini istemişti. Sultan Süleyman, Fransa’yı yine himayesi altına almış ve Barbaros Hayreddin Paşayı da yüz adet kadırga ile, Fransız sahillerini kurtarmak üzere Batı Akdeniz’e göndermişti. 1543 senesi, Ağustos ayı sonlarında bir sabah Cenova halkı hayret ve dehşet içinde uyandı. Limanın biraz uzağında Sultan Süleyman’ın yüz kadırgalık muhteşem armadası duruyordu. Baştardada, Preveze’nin şanlı kahramanı Barbaros Hayrettin Paşanın sancağı dalgalanıyordu. Biraz sonra belki de yer yerinden oynayacaktı... “Onu dünyalara değişmem” Cenova senatosu “Kaptan Paşa”ya elçi yollayarak ne arzu ederlerse yerine getireceklerini arzetti. Halbuki Barbaros, ne memleket, ne para, hiçbir şey istemiyordu. İstediği tek şey, bu kadar yıllık dostu Turgut ile Kazdağlı Salih idi. İkisi de âzad edilmezlerse, bütün limanı ve şehri yakacağını söyledi. O günlerde Cenova limanına yanaşmış bulunan Andrea Doria’nın gemisine, derhal adam gönderdiler ve ikisini de alıp, Barbaros’un gemisine getirdiler. Güvertesine çıktıkları zaman Hayrettin Paşa kendini tutamadı ve sevinç gözyaşları dökerek Turgut Reis’e doğru koştu: -Turgut’umu dünyalara değişmem, diyerek boynuna sarıldı. Gözyaşları sel olmuştu...
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT